Resmi kurumlar, uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde doğal kaynakların sürdürülebilirliğini artırmak, iklim değişikliği ve kuraklığın etkilerini sınırlandırmak amacıyla özel programları hayata geçiriyor.
Şam (SANA) – Suriye’deki resmi kurumlar, çölleşmeyle mücadele çalışmaları kapsamında uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde su hasadı ve bozunuma uğramış arazilerin rehabilitasyonunu içeren özel proje ve programlar yürütüyor. Son yıllarda bölgede artış gösteren çevresel zorluklar karşısında yürütülen bu çalışmalar; doğal kaynakların sürdürülebilirliğini artırmayı, iklim değişikliği ve kuraklığın etkilerini sınırlandırmayı hedefliyor.
Tarımsal üretim ve su hasadı çalışmaları
Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Genel Komisyonu Doğal Araştırma Kaynakları Yönetimi Müdürü Muhammed Menhel El-Zubi, SANA muhabirine yaptığı açıklamada; komisyonun toprak bozunumu önlemek, tarımsal üretimi artırmak, otlakları geliştirmek ve yeniden canlandırmak amacıyla yıllardır su hasadı teknikleri ile yüzey akış sularını yayma bentleri üzerinde çalışmalar yürüttüğünü, bunları geliştirdiğini ve uyguladığını belirtti.
Yürütülen saha çalışmalarının ve deneylerin bu tekniklerin etkinliğini kanıtladığını ifade eden El-Zubi, söz konusu yöntemlerin kurak ve yarı kurak bölgelerde bitki örtüsünü geliştirmede ve ürünler için gerekli suyu sağlamada önemli rol oynadığını vurguladı. El-Zubi, araştırma sonuçlarının, fayda alanını genişleten araştırma ve kalkınma projeleri aracılığıyla yaygınlaştırıldığını da sözlerine ekledi.
İl bazlı kalkınma projeleri
El-Zubi, farklı illerde su hasadına yönelik birçok projenin hayata geçirildiğini aktardı. Bu kapsamda; 2014 yılında Hama ilinin Selamiye bölgesinde Kurak Alanlarda Uluslararası Tarımsal Araştırma Merkezi (ICARDA) ile işbirliği içinde bir araştırma programı, 2017 yılında ise çeşitli illerde Arap Kurak Bölgeler ve Kuru Topraklar Araştırma Merkezi (ACSAD) ile ortaklaşa “Doğal Kaynakların Sürdürülebilir Kalkınması Projesi” yürütüldü. Bunlara ek olarak, 2024 yılında Dera ilinde “Yeşil Kuşak Projesi”, geçen yıl (2025) Humus ve Hama illerinde su hasadı projeleri ve içinde bulunulan 2026 yılında ise Halep ilinin Cebel el-Hass bölgesinde yağmur suyu hasadı projesi uygulamaya konuldu.
Arap dünyasındaki çevre sorunları
ACSAD Toprak ve Su Kullanımı Yönetimi Müdür Yardımcısı Ekrem El-Belhi ise çölleşme, kuraklık ve iklim değişikliğinin Arap dünyasındaki en büyük çevresel ve kalkınma sorunları olduğunu vurguladı. El-Belhi, kurak alanların Arap coğrafyasının yaklaşık yüzde 70’ini kapladığını ve bu geniş arazilerin büyük bir kısmının bozunum ve çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon hektar arazinin yok olduğunu belirten El-Belhi, Arap bölgesindeki yıllık kaybın ise 60 ila 80 bin hektar arasında değiştiğine dikkat çekti. El-Belhi, bu durumun gıda güvenliği, su kaynakları ve bölge halkının geçim kaynakları üzerinde doğrudan olumsuz yansımaları olduğunu ifade etti.
Arazi rehabilitasyonu ve kumul tespiti
El-Belhi, ACSAD’ın kurulduğu günden siye çölleşmeyle mücadele ve bozunuma uğramış arazilerin ıslahı amacıyla çok sayıda projeyi hayata geçirdiğini belirtti. Bu projelerin en önemlileri arasında Suriye Çölü’ndeki (Badiye) Cebel el-Büşri bölgesinin rehabilitasyonu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile işbirliği içinde yürütülen “Es-Süleysivat Projesi” yer alıyor. Ayrıca Deyrizor ilindeki El-Hureyşe ve Kebacib bölgelerinde yürütülen kumul tespiti ve kum ilerlemesiyle mücadele projesi sayesinde yaklaşık 2 bin hektarlık arazi koruma altına aldı.
Kuruluşun, Suriye Çölü’nde yaklaşık 3 milyon hektarlık bir alanda doğal kaynakların taranması projesini de tamamladığını kaydeden El-Belhi, şu anda El-Botmiyat bölgesinde 1500 hektarlık alanda çölleşmeyle mücadele projesinin yürütülmeye devam ettiğini aktardı.
Su ve gıda güvenliği hedefleri
El-Belhi, bu projelerin bitki örtüsü ile otlakların iyileştirilmesine, tarım arazileri ve altyapının kum ilerlemesi ile toz fırtınalarından korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Projelerin aynı zamanda su kaynaklarının yönetimini iyileştirerek, modern sulama tekniklerini yaygınlaştırarak ve kuraklığa daha dayanıklı tarımsal çeşitler geliştirerek su ve gıda güvenliğini desteklediğini belirtti.
Dünya, her yıl 17 Haziran’da kutlanan ve bu yıl yarın çarşambaya denk gelen “Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü” vesilesiyle bu küresel soruna dikkat çekiyor. Bu yılki etkinlikler, “Otlaklar: Değerini Bilmek, Saygı Duymak, Onarmak” teması altında gerçekleştiriliyor. Etkinlikler; ekolojik denge, gıda ve su güvenliğinin temel bir unsuru olan otlakların önemini ve bu alanların iklim değişikliğine karşı direnç, biyolojik çeşitlilik ile dünyadaki yerel göçebe topluluklar ve yerli halkların kültürel kimliklerini korumadaki kritik rolünü gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
İ.K



