Dünya Çevre Günü’nde Suriye, iklim değişikliği kaynaklı zorluklarla mücadele için ulusal projeler ve stratejiler geliştiriyor.
Şam (SANA) – Bu yıl Dünya Çevre Günü, Suriye’nin çevresel ve iklimsel zorluklarla başa çıkmayı, doğal kaynakları sürdürülebilir şekilde yönetmeyi ve kalkınmayı desteklemeyi hedefleyen ulusal program ve planları uygulamaya devam ettiği bir döneme denk geliyor. Bölge ve dünya genelinde hızla değişen iklim koşulları, farklı kalkınma sektörleri için giderek artan zorluklar yaratıyor.
Suriye Çevre ve Yerel Yönetimler Bakanlığı Çevresel Farkındalık Direktörü Enes El-Rahmun, SANA’ya verdiği demeçte, Suriye’nin, bölgedeki diğer ülkeler gibi, su kaynaklarının azalması, kuraklık sürelerinin uzaması ve bazı ekosistemlerin bozulması gibi iklim değişikliğiyle ilgili bir dizi çevresel zorlukla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Rahmun, bu zorlukların, tarım gibi doğal kaynaklara dayalı üretim sektörlerinde de baskılar oluşturduğunu ve tüm bu konuların ulusal çevre politikalarının merkezinde yer aldığını vurguladı. Yetkili, ilgili kurumların, iklim değişikliklerine uyum sağlama kapasitesini artıracak ve ekonomik ile sosyal kalkınma üzerindeki etkilerini azaltacak plan ve programlar geliştirmeye çalıştığını söyledi.
Rahmun, Çevre ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’nın iklim değişikliklerine uyum ve doğal kaynakların korunmasını öncelikli alanlar olarak ele aldığını belirterek, bu amaçla özel çalışmalar yürütüldüğünü, uzman araştırmaları yapıldığını ve çevre çalışmalarını destekleyen, kalkınma planlarına iklimsel boyutları entegre eden projelerin uygulandığını ifade etti. Bu çalışmalar, sürdürülebilir kalkınma ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uluslararası eğilimlerle uyumlu şekilde yürütülüyor.
Ulusal çevresel risk değerlendirme çalışması
Bakanlık, iklim değişikliği risklerini değerlendirmek amacıyla FAO ve ilgili ulusal kurumlarla iş birliği içinde ulusal bir çalışma başlattı. Rahmun, bu çalışmanın farklı sektörlerde karşılaşılan iklim risklerini belirlemeyi, olası etkilerini analiz etmeyi ve bilimsel temelli ulusal uyum politikaları geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Bu adım, Suriye’nin iklim risklerini tahmin edebilme ve modern bilimsel metodolojilerle yönetebilme kapasitesini geliştirme açısından temel taşlardan biri olarak görülüyor.
Uluslararası iklim finansmanına erişimin artırılması
Rahmun, bakanlığın ulusal kurumların uluslararası iklim finansmanı fonlarından yararlanma kapasitesini artırmayı hedeflediğini ve ulusal projelerin Yeşil İklim Fonu, Uyum Fonu, Küresel Çevre Tesisi ve Kayıplar ve Hasar Fonu gibi uluslararası fonların gerekliliklerine uygun hale getirildiğini belirtti. Bu sayede Suriye’de öncelikli çevre projelerine teknik ve mali destek sağlama fırsatları artırılıyor.
Öncelikli projeler ulusal programı
Rahmun, bakanlığın iklim değişikliği bağlamında öncelikli projeleri belirleyen Ulusal Program’ı hazırlayıp onayladığını söyledi. Program, iklimden etkilenen sektörlerdeki en önemli projeleri belirleyip entegre ve uygulanabilir bir plan çerçevesinde sunuyor. Çalışmalar sırasında ilgili bakanlıklar, kurumlar ve uzmanların katılımıyla toplantılar ve teknik atölye çalışmaları düzenlendi, onlarca proje değerlendirilerek programa dahil edildi. Bu program, uluslararası iklim finansmanı fonlarından yararlanma hazırlığını güçlendiren önemli bir adım olarak görülüyor.
Katı atık yönetimi
Bakanlık, son yıllarda altyapı ve belediye hizmetlerine verilen zararlar nedeniyle katı atık yönetimini önemli bir çevresel sorun olarak görüyor. Bu kapsamda ulusal strateji, uluslararası ortaklarla iş birliğiyle hazırlanıyor. Strateji, geçici çözümler yerine entegre ve sürdürülebilir bir sistem kurmayı hedefliyor; atık toplama, ayırma, işleme ve güvenli bertaraf yanında geri dönüşüm fırsatları da artırılıyor
Doğal kaynaklar ve ormanların korunması
Rahmun, orman ve bitki örtüsünün korunmasının, biyolojik çeşitliliğin korunması, çölleşmenin önlenmesi, toprağın sabitlenmesi ve yerel toplumların iklim değişikliğine karşı direncinin artırılması açısından önemli olduğunu belirtti. Bakanlık, yeniden ağaçlandırma, çevresel farkındalık ve doğal kaynaklara yönelik ihlallerin önlenmesini destekliyor.
Ulusal çalıştaylar
Bakanlık, çevresel ve iklim politikalarının geliştirilmesinde ve kurumlar arası koordinasyonun artırılmasında ulusal çalıştaylara büyük önem veriyor. Bu toplantılarda ilgili bakanlıklar, üniversiteler, uluslararası kuruluşlar ve uzmanlar bir araya gelerek iklim değişikliği ile mücadele, kaynak yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma önceliklerini belirliyor. Çalıştaylar, projelerin değerlendirilmesi ve uluslararası standartlarla uyumun sağlanması açısından da önemli rol oynuyor.
Çevresel farkındalık ortak sorumluluk
Rahmun, çevre politikalarının başarısının yalnızca devlet tedbirlerine bağlı olmadığını, toplumun aktif katılımının gerekliliğini vurguladı. Farkındalık kampanyaları ve eğitim programları ile çevreyi koruma kültürünün yaygınlaştırılması, kaynak kullanımının bilinçli hale getirilmesi ve sürdürülebilir davranışların teşvik edilmesi hedefleniyor. Çevresel farkındalık, kirlenme, kaynak israfı ve doğal sistemlere yönelik müdahalelerle mücadelede ilk savunma hattı olarak görülüyor.
Dünya Çevre Günü, her yıl 5 Haziran’da kutlanıyor ve çevreyi koruma, iklimsel zorluklarla mücadele ve ulusal ile uluslararası işbirliğini güçlendirme taahhüdünü yenileme fırsatı sunuyor.
M.M