باستخدام هذا الموقع ، فإنك توافق على سياسة الخصوصية و شروط الاستخدام .
Almak
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)
  • SANA Haberleri
  • Suriye
  • Orta Doğu
  • Ekonomi
  • Politika
  • Dünya
Reading: Suriye’de Kimyasal Silahların İzleri Yeniden Gün Yüzüne Çıktı
  • AR
  • EN
  • FR
  • ES
  • KU
  • Suriye ve Türkiye
  • Kültür
  • Spor
  • Video
  • Fotoğraf
  • Çeşitli
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)
  • SANA Haberleri
  • Suriye
  • Orta Doğu
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Dünya
Aramak
  • SANA Haberleri
  • Haber Kategorileri
    • Politika
    • Kültür
    • Video
    • Fotoğraf
    • Çeşitli
  • Diller
    • العربية
    • English
    • Español
    • Français
    • Kurdî
Takip
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) > SANA Haberleri > Suriye > Suriye’de Kimyasal Silahların İzleri Yeniden Gün Yüzüne Çıktı

Suriye’de Kimyasal Silahların İzleri Yeniden Gün Yüzüne Çıktı

Yayınlandı: 2026/05/28 12:47 PM
Güncellendi: 2026/05/28 1:14 PM
Kimyasal Silahları

Suriye’de devrik rejime ait kimyasal silah ve mühimmatın yeni keşifleri, 2013’te ilan edilen tasfiye sürecinin eksik olduğunu ortaya koydu. Sarin ve diğer kimyasal maddeler ile bağlantılı mühimmat, Han Şeyhun ve El-Latamne gibi saldırıları hatırlatırken, uzmanlar bulguların uluslararası soruşturmaları ve hukuki hesap verebilirliği güçlendirebileceğini belirtiyor.

Şam (SANA) –  Suriye’de devrik rejime ait kimyasalsilah dosyası yeniden gündeme geldi. Ülkenin farklı bölgelerinde kimyasal maddeler ve mühimmatın keşfedilmesi, 2013 yılında devrik rejimin gerçekleştirdiğini iddia ettiği kimyasal silahların tasfiyesi sürecinin güvenilirliği ve Suriye’nin Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’ne olan bağlılığı konusundaki tartışmaları tekrar alevlendirdi.


Keşifler ve resmi açıklamalar:

devrik rejim, Doğu Guta’ya yönelik kimyasal saldırının ardından söz konusu sözleşmeye katıldığını açıklamıştı. Ancak insan hakları örgütleri ve uluslararası soruşturma mekanizmaları tarafından belgelenen sonraki saldırılar, devrik rejiminin kimyasal programını tamamen sonlandırdığı iddialarına şüpheyle yaklaşılmasına neden oldu.
Son olarak Suriye’nin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) nezdindeki temsilciliği, 2013 ve 2017’de devrik rejim tarafından gerçekleştirilen saldırılarda kullanılanlara benzer hava ve kara mühimmatlarının yanı sıra sarin üretiminde kullanılan maddeler, karıştırma ve depolama ekipmanları ve hâlen analiz aşamasında olan çeşitli kimyasal maddelerin bulunduğunu açıkladı.

Kimyasal silahların gizlenmesi

“İnsan Hakları İçin Avukatlar ve Doktorlar” (LDHR) örgütünün İcra Direktörü Mahmoud El-Aswad, yeni kimyasal maddeler ve mühimmatın keşfinin, devrik rejimin kimyasal silah stokunu tasfiye etme konusundaki taahhütlerini ciddi şekilde uygulamadığının açık bir kanıtı olduğunu belirtti.

Aswad, SANA’ya yaptığı açıklamada, sarin ile bağlantılı maddelerin on yılı aşkın bir sürenin ardından bulunmasının, devrik rejimin programın bazı kısımlarını uluslararası denetimden gizlemiş olabileceği şüphesini artırdığını ifade etti.

Ayrıca 2013 yılında açıklanan kimyasal programın sona erdirilmesine dair bildirin tamamen siyasi bir hamle olduğunu ve ardışık keşiflerin, uluslararası topluma beyan edilmeyen maddelerin varlığını ortaya koyduğunu ekledi.

2013 anlaşması ve süregelen şüpheler

Suriye’de kimyasal silahların uluslararası anlaşma kapsamında tasfiyesi, Ağustos 2013’te Guta’ya yapılan saldırının ardından gerçekleşti.

Saldırıda binlerce sivil hayatını kaybetmiş ve yaralanmış, uluslararası kamuoyunda büyük tepki oluşmuştu.

Yoğun uluslararası baskı sonrası devrik rejim, anlaşmayı kabul ederek kimyasal stoklarını teslim etmeyi taahhüt etmişti.

Buna rağmen uluslararası raporlar, resmi açıklamalarda boşluklar ve bazı tesisler ile maddeler hakkında açıklama eksiklikleri olduğunu ortaya koydu.

Tasfiyeden sonraki saldırılar

LDHR Direktörü, kimyasal programın sona erdiğinin açıklanmasına rağmen, devrim yıllarında devrik rejim tarafından kimyasal silah kullanımına dair raporların devam ettiğini vurguladı.

Uluslararası örgütler ve BM soruşturma mekanizmaları, Suriye’nin farklı bölgelerinde sarin ve klor gazı kullanımına dair birçok saldırıyı belgelemişti.

Öne çıkan saldırılar arasında şunlar yer alıyor:
Han Şeyhun (Nisan 2017)
El-Latamne (Mart 2017)
Suriye’nin çeşitli bölgelerinde tekrarlanan klor saldırıları
Uluslararası soruşturmalar, saldırılardan devrik rejim hava kuvvetlerinin sorumlu olduğunu; numune analizleri, uçuş rotaları, tanık ifadeleri, hava fotoğrafları ve kullanılan mühimmat türleri üzerinden ortaya koydu.

Deliller ve hukuki süreç

Aswad, yeni keşfedilen mühimmatın belgelenme ve hesap verebilirlik süreci açısından büyük öneme sahip olduğunu belirtti.

Bazı mühimmat türlerinin daha önceki kimyasal saldırılarda kullanılmış olması, sahadan elde edilen deliller ile insanların yaşadıkları arasında bağlantı kurulmasına yardımcı oluyor.

Uluslararası standartlara uygun şekilde depolamanın, bu maddelerin mahkemelerde kullanılabilmesini sağlamak açısından temel bir adım olduğunu vurgulayan Aswad, devletin güncel olarak yaptığı açıklamaların uluslararası işbirliği ve savaş yıllarında kimyasal silah kullanımının belgelenmesine olan bağlılığı gösterdiğini ifade etti.

İnsani boyut ve adalet arayışı

Guta, El-Latamne ve Han Şeyhun’daki kimyasal katliamlardan kurtulanlar açısından, bu keşifler yalnızca teknik veya siyasi bir konu değil, yüzlerce kişinin hafızasının yeniden gündeme gelmesi anlamına geliyor. ölenler arasında evlerinde, sığınaklarda ve saha hastanelerinde gazdan ölen çocuklar da bulunuyor

Aswad, Suriye’deki sivil toplum örgütleri, sağlık personeli ve sivil savunma ekiplerinin, devrim yıllarında kimyasal saldırılara karşı gelişmiş müdahale mekanizmaları geliştirdiğini belirtti.

Bu kapsamda tıbbi ve acil müdahale ekiplerinin kimyasal yaralanmalarla başa çıkacak şekilde eğitildiğini ve vakaların profesyonel standartlarda belgelenerek uluslararası soruşturmalarda kullanılabilir hale getirildiğini söyledi.

Uluslararası takip ve soruşturma

Suriye İnsan Hakları Ağı Direktörü Fadıl Abdülgani, sarin bağlantılı yeni mühimmat ve kimyasal maddelerin, devrik rejimin kimyasal programını tasfiye etme taahhütlerine tam olarak uymadığını gösteren yeni bir kanıt oluşturduğunu belirtti. 2013 yılında yapılan açıklamanın eksik bir beyan değil, “planlı ve hesaplı bir gizleme” olduğunu vurguladı.

Abdülgani, Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’nin 3. maddesinin ihlalinin, devrik rejimin soruşturma mekanizmalarını başından itibaren engellemeye yönelik niyetini gösterdiğini ifade etti.

1. madde, kimyasal silahların geliştirilmesini, üretilmesini, depolanmasını ve elde bulundurulmasını “her durumda” yasaklıyor. Sistematik gizleme, uluslararası sorumluluk doğuruyor ve teknik belirsizlik bahanesi kabul edilemez.

Abdülgani, uluslararası hukuka göre devletlerin yasadışı eylemlerden sorumluluğu için, mağdurların belirli zararlarının kanıtlanmasına gerek olmadığını; ihlalin kendisinin uluslararası sorumluluğu tetiklediğini belirtti.

Bu durum, sözleşme tarafı ülkelerin 8. ve 9. maddelerde öngörülen danışma ve soruşturma mekanizmasını harekete geçirmesini sağlıyor.

Guta ve El-Latamne dosyalarının güçlendirilmesi

Abdülgani, BM Güvenlik Konseyi Kararı 2235 çerçevesinde kurulan Ortak Soruşturma Mekanizmasının, 2013 Guta saldırısında devrik rejimin sorumluluğunu ortaya koyduğunu ancak Rusya’nın veto hakkıyla 2017’de yetkisini sonlandırdığını belirtti.

Suriye İnsan Hakları Ağı, bu dosyalarda uluslararası soruşturma ekiplerine veri ve tanık sağlama konusunda önemli bir rol oynadı. Yeni keşiflerin Guta ve El-Latamne dosyalarını güçlendirdiğini, binlerce sayfalık belgelerin, programın varlığı ile devrik rejimin saldırıları kullanma emri arasındaki kanıt boşluğunu kapatabileceğini söyledi.

Uluslararası hukukta mülkiyet ve kullanım

Abdülgani, geleneksel olarak mülkiyet ve kullanım ayrımının, devrik rejimin defalarca inkar ettiği mülkiyetin, kullanım niyeti ve kapasitesine dair somut bir kanıt oluşturması nedeniyle farklı bir mantıkla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Ceza hukukunda üç ana unsurun gerekli olduğunu belirtti:

Belirli bir rejim yetkilisi ile bağlantının kanıtlanması
Kullanımı bildiğine veya emrettiğine dair delillerin varlığı
Keşfedilen maddelerin ceza hukuku zinciri kapsamında incelenmesi

Bu gelişmeler, kimyasal programın gerçekten tasfiye edilip edilmediğine ve son keşiflerin devrik rejim tarafından kimyasal silah kullanımıyla ilgili uluslararası soruşturmaların yeniden açılmasına yol açıp açmayacağına dair yeni soruları gündeme getiriyor.

Y.K / R.Y

Sağlık Bakanlığı, DSÖ İle İşbirliğini Artırma Yollarını Görüştü
Halep Valisi, Fransız Elçisi İle İkili İşbirliğinin Güçlendirilmesini Görüştü
Fas Kralı, Cumhurbaşkanı El Şara’ya Gönderdiği Tebrik Telgrafında Ülkesinin Suriye’ye Desteğini Vurguladı
IFRC Başkanı: Koordineli Destek, Suriye’nin İyileşmesi İçin Hayati Önem Taşıyor
Halep’te Uyuşturucu Ticaretiyle İlgili İki Kişi Yakalandı
  • Basın
  • Fotoğraf
  • Bilim ve Teknoloji
  • Video
  • Çeşitli
Etiketler:Doğu GutakimyasalLDHROPCW
Bu haberi paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Bağlantıyı Kopyala

Editörün Seçimi

 Restan Güvenlik Güçleri, Toplumsal Barışı Hedefleyen Şebekeyi Yakaladı

Eylül 16, 2026

Suriye, Dubai’deki Arap Seyahat Pazarı’nda Turizm ve Yatırım Fırsatlarını Tanıtıyor

Eylül 16, 2026

Suriye Japonya’daki 2026 Asya Oyunları’na 15 Sporcuyla Katılıyor

Eylül 16, 2026

ABD Ordusu İran Ablukası Kapsamında 103 Ticari Geminin Rotasını Değiştirdi

Eylül 16, 2026
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)

Suriye Arap Haber Ajansı – SANA
Suriye’nin resmî ulusal haber ajansı olup 24 Haziran 1965’te kurulmuştur.
Suriye Enformasyon Bakanlığı’na bağlıdır ve merkezi Şam’dadır.

  • Suriye ve Dünya
  • Cumhurbaşkanlığı
  • Politika
  • Suriye
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kültür
  • Spor
  • Turizm
  • Basın
  • Fotoğraf
  • Bilim ve Teknoloji
  • Video
  • Çeşitli
© Suriye Arap Haber Ajansı. Tüm hakları saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Kullanıcı Adı veya E-posta
Parola

Şifrenizi mi unuttunuz?