Eski Humus sakinleri, 2014 yılında yaşanan zorla sürgünün yıl dönümünde, devrik rejimin yaklaşık iki yıl süren ağır kuşatmasını ve bu süreçte verilen mücadeleyi anıyor.
Humus (SANA) – Suriye’nin Humus kentinde, her yıl mayıs ayında 2014’teki zorla sürgün hadisesi yad ediliyor. Devrik rejimin, şehrin sesini bastırmak ve kontrolü sağlamak amacıyla uyguladığı yaklaşık 700 günlük kuşatma, bölge halkının hafızasında tazeliğini koruyor.
İki yıl süren ağır kuşatma ve direniş
Aktivist Tarık Bedirhan, kuşatma süresince şehrin ve kırsal alanların devrik rejime karşı protestolarını ara vermeden sürdürdüğünü ifade etti. Bedirhan, kuşatmanın detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, devrik rejimin topçu saldırıları, hava bombardımanları ve tanklarla mahalleleri ele geçirmeye çalıştığını belirtti. Bu süreçte devrimcilerin, sınırlı kaynaklarla yaralıları sahra hastanelerinde tedavi etmeye ve halkın gıda ihtiyacını karşılamaya çalıştığı kaydedildi.
İnsani kriz ve hayatta kalma mücadelesi
Kuşatma altında insani koşulların giderek kötüleştiği, yiyecek stoklarının tükenmesiyle halkın hayatta kalabilmek için ot ve bitki yemek zorunda kaldığı belirtildi. Aktivist Abdul Matin Al-Mahbani ise devrimdeki katılımını, devrik rejimin uzun yıllar boyunca halka uyguladığı zulme karşı bir direniş olarak tanımladı. Al-Mahbani, Eski Humus kuşatmasının korku, açlık ve hastalıkla yüzleşilen, unutulmayacak bir dönem olduğunu vurguladı.
Zorla sürgünün 12’nci yılı
Devrimcilerin Eski Humus’tan sürülmesiyle sona eren kuşatma, Suriye Devrimi tarihine devrik rejimin uygulamalarını belgeleyen bir tanıklık olarak geçti. Aradan geçen 12 yılın ardından, 2014’teki zorla sürgün anısı Humus halkı için tazeliğini koruyan bir yara olmayı sürdürüyor. Bu anılar, halkın kuşatma, açlık ve ölüme karşı sergilediği duruşun bir kanıtı olarak hafızalardaki yerini koruyor.
R.H / R.Y






