ŞAM (SANA)– Suriye’nin güneyindeki Deraa vilayetinde, 28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası, İsrail savaş uçakları ile İran yapımı füzeler ve insansız hava araçları (İHA) günlük yaşamın bir parçası haline geldi.
Yerel halk için, Mohammad Abu Hudaifa gibi birçok kişi, bu uzun süren durum duygusal bir dayanıklılık gerektiriyor. Genç, halkın en büyük kaygısının doğrudan askeri çatışma olmadığını, aksine bunun günlük yaşam üzerindeki etkileri olduğunu belirtiyor:
“Bizi asıl endişelendiren savaşın kendisi değil, yaşam koşullarımıza yansımalarıdır.”
Ekonomik Etkiler: Fiyatlar, Yakıt ve Hizmetler
Çatışma, yerel ekonomiyi doğrudan etkiliyor. Deraa sakinleri, akaryakıt ve gaz fiyatlarının artmasından ve temel hizmetlerde, özellikle elektrik arzında aksamalardan endişe ediyor.
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Direktörü Fadel Abdull Ghani, SANA’ya verdiği açıklamada, “Tırmanış yatırım ilgisini azaltıyor, ticari girişimleri durduruyor ve turizmin toparlanma beklentilerini zayıflatıyor. Ülkenin yavaş ilerleyen yeniden inşa süreci, gerilim devam ederse daha da gecikebilir” dedi.
Ayrıca Şam Uluslararası Havalimanı’na yönelik uçuşlar kısmen veya tamamen duruyor. Bu durum, uluslararası yardım ve insani delegasyonların ulaşımını etkiliyor. Ghani, “Bu sadece ekonomik kayıplara yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda yardım ulaştırılmasını ve milyonlarca kişinin temel ihtiyaçlarının teminini zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.
Hava Sahası Egemenliği ve Hukuki Çerçeve
Suriye hava sahasının egemenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getiriyor. Ghani’ye göre, Şam yönetiminin izni olmadan yürütülen askeri operasyonlar uluslararası hukuka aykırılık teşkil ediyor.
Etkilenen hukuki çerçeveler arasında; devletlerin hava sahası üzerindeki tam egemenliğini belirleyen Şikago Sözleşmesi, diğer devletlerin toprak bütünlüğüne karşı güç kullanımını yasaklayan Birleşmiş Milletler Şartı ve 1974’te imzalanan İsrail-Suriye Kuvvet Ayrımı Anlaşması bulunuyor.
Ghani, Suriye egemenliğini koruyacak ve insani etkileri azaltacak diplomatik bir yanıtın teşvik edilmesi çağrısında bulunuyor. Önerilen önlemler arasında, BM Güvenlik Konseyi’ne şikâyet sunulması, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) acil oturumu ve insani bir hava koridorunun oluşturulması yer alıyor.
On yılı aşkın bir süredir kendi savaşının etkilerini taşıyan Suriye, Orta Doğu’daki gerilimlere karşı hâlâ savunmasız. Suriye genelinde ve özellikle Deraa’da yaşayanlar için savaş artık yalnızca askeri bir tehdit değil, günlük yaşamın her alanını etkileyen bir güç haline gelmiş durumda.
Hazırlayan: Okba Al Zobani / çeviri : Y.H