LAZKİYE (SANA) – Suriye’nin sahil kırsalında, özellikle Ceble çevresindeki köylerde, pazılı kubeybat kış aylarının en tanıdık ev yemeklerinden biri olarak öne çıkıyor. Nesiller boyunca aktarılan bu yemek, yalnızca bir lezzet değil; misafirperverliği, paylaşımı ve toprağa bağlı yaşamı simgeleyen bir gelenek olarak görülüyor.
Kubeybat, ince bulgurdan hazırlanan hamurun pazı, soğan ve zeytinyağıyla doldurulmasıyla yapılıyor. Kızartılmadan kaynar suda haşlanan yemek, sadeliğine rağmen besleyici ve dengeli bir tat sunuyor. Sahil köylerinde bu yöntem, yemeğin “asıl” hali olarak kabul ediliyor.
Ceble kırsalında yaşayan 70 yaşındaki Suad, tarifin annesinden kaldığını ve yıllardır değişmeden uygulandığını anlatıyor. Kış aylarında kadınların bir araya gelerek kubeybat hazırlamasının köy yaşamının doğal bir parçası olduğunu belirten Suad, bazı ailelerin iç harca kıyma eklediğini; ancak özgün tadın bitkisel malzemelerle elde edildiğini vurguluyor.
Aile sofralarında kubeybat, kuşakları bir araya getiren bir bağ işlevi görüyor. 80 yaşındaki Ümmü Ali, Suriye’de haftasonu kabul edilen cuma günlerinde çocukları ve torunları için kubeybat hazırladığını söylüyor. Bahçesinden topladığı pazıyla yaptığı harç, haşlanan kubeybatlarla buluşuyor; yemek sarımsak, zeytinyağı ve limon suyundan oluşan sade bir sosla servis ediliyor.
Suriye’nin her bölgesinin kendine özgü mutfak geleneği bulunurken, sahil kırsalında pazılı kubeybat misafirlere sunulan ilk yemekler arasında yer alıyor. Günlük sofraların yanı sıra dini ve sosyal günlerde de pişirilen bu yemek, özellikle Beşaret Bayramı olarak bilinen Hz. İsa’nın doğum müjdesi gününde sahil bölgelerindeki kutlamaların vazgeçilmezleri arasında bulunuyor. Aynı zamanda oruç sofralarında da sıkça tercih ediliyor.
Pazılı kubeybat, bu yönüyle sıradan bir yemek olmanın ötesine geçiyor. Sahil Suriyeli toplumunun kimliğini, aile bağlarını ve kültürel sürekliliğini yansıtan bir miras olarak, köy evlerinde kış boyunca yaşamaya devam ediyor.
Hazırlayan: Nada Abu Ali





