ŞAM (SANA) – Halep Valiliği, kentte hayata geçirilmesi planlanan “Halep Ana Kucağı” kampanyası kapsamında hazırlıklarını tamamladı. Tarih boyunca ticaret, zanaat ve kültür alanlarında kendine özgü bir kimlik geliştiren Halep, özellikle müzik alanında ortaya koyduğu geleneksel Kudûd ve Muvaşşah geleneğiyle öne çıkıyor. Bu gelenek, yalnızca Halep’in değil, aynı zamanda Suriye’nin kültürel kimliğinin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.
Yüzyıllar boyunca Kudûd ve Muvaşşah ile anılan Halep’te bu sanatlar, salt birer müzik türü olmanın ötesine geçerek Arap müzik zevkini şekillendiren köklü bir sanat ekolü niteliği kazandı.
Günümüzde kentte düzenlenen konferanslar, atölye çalışmaları ve özel festivaller aracılığıyla bu mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çabalar sürdürülüyor.
-Halep Muvaşşah Geleneği: Endülüs’ten Biladüşşam’a Uzanan Bir Ses
Muvaşşah, Halep müziğinin en seçkin türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kökeni Endülüs’e dayanan bu sanatsal form, 19. yüzyılın sonlarında Halep’te zirveye ulaştı. Halepli müzisyenler, Endülüs muvaşşah formunu yüksek bir sanatsal ustalıkla yeniden yorumlayarak, bugün “Halep Muvaşşah geleneği” olarak bilinen özgün yapıyı oluşturdu.
Ritim çeşitliliği ve makam zenginliğiyle öne çıkan bu eserler, hem klasik yapısını koruyor hem de yenilikçi bir karakter taşıyor.
-Halep Kudûd Geleneği: Tek Melodi, Çok Hikâye
Kudûd, Halep müziğinin ikinci ana sütununu oluşturuyor. Başlangıçta Endülüs kökenli ezgilerden ilham alan Kudûd, zamanla halkın kültürel hafızasında kök salmış bir sanat biçimine dönüştü. “Kudûd” terimi, bilinen melodiler üzerine yeni sözler yazılarak oluşturulan şarkıları ifade ediyor. Bu özellik, sanatçılara duygu ve insan hikâyelerini doğrudan ve samimi bir dille aktarma imkânı tanıyor.
Kudûd Türleri: Kaynakta Çeşitlilik, Ruhta Birlik
Halep Kudûd geleneği başlıca iki grupta ele alınıyor. Halk Kudûdu, kuşaktan kuşağa aktarılan, çoğunlukla bestecisi ya da söz yazarı bilinmeyen geleneksel eserlerden oluşuyor.
Muvaşşah Temelli Kudûd ise klasik Muvaşşah yapısından esinlenerek oluşturuluyor ve üç ana kaynaktan besleniyor. Bunlar Muvaşşahlar ve dini ilahiler (mevlitler ve zikir halkaları), halk ve folklor şarkıları ve özellikle Türk ve Fars kökenli olmak üzere yabancı Muvaşşahlar ve şarkılar.
-Halep Müziğinin Ayırt Edici Özelliği
Halep müziği, maneviyat ile estetik sanat anlayışını bir araya getiren özgün bir yapıya sahip. Dini ilahilerden dünyevi şarkılara uzanan bu geniş yelpaze, Rast, Beyati ve Saba gibi Doğu makamları ile zengin ritim yapılarıyla besleniyor. Bu özellikler, Halep müziğini bağımsız bir müzik okulu haline getirdi.
-Melodik Yapının Evrimi
Müzisyen Muhammed Kadri Delal, “Dini Kudûdlar” adlı eserinde, bazı modern Kudûd örneklerinin melodik açıdan daha karmaşık hale geldiğine dikkat çekiyor. Delal’e göre geniş ses aralıkları ve ani melodik geçişler, bu eserlerin icrasında profesyonel sesler gerektiriyor. Bu durumun özellikle Muvaşşah temelli Kudûdlar ve müzik eserlerinden uyarlanan çalışmalarda belirginleştiği ifade ediliyor.
Tunuslu yazar İlyas Buden ise Bahreyn’de yayımlanan Folklor Kültürü Dergisinin 62. sayısında, Kudûdların kökeninin dini ilahilere dayandığını, zamanla sözlerinin aşk temalı içeriklere evrildiğini ancak melodik yapının korunduğunu belirtiyor.
-Halep Müziğinin Öncü İsimleri
Halepli müzisyenler, Kudûd ve Muvaşşahın yanı sıra meval ve taktuka gibi türlerin gelişimine de önemli katkılar sundu. Muvaşşah bestecilerinin önde gelen isimlerinden Şeyh Ömer El-Batış, Halep’teki Hilaliye tekkelerinde icra edilen ilahilerle tanındı. Sabri Mudalel ve Abdülkadir El-Haccar gibi birçok ünlü sanatçı, onun öğrencileri arasında yer aldı.
Halep; Sabah Fahri, Sabri Mudalel ve Şadi Cemil gibi Arap müziğinin önde gelen isimlerini yetiştirdi. Bu sanatçılar, Kudûd ve Muvaşşah geleneğini uluslararası sahneye taşıyarak Halep’i Arap müziğinin başkentlerinden biri haline getirdi. Merhum Sabah Fahri, güçlü sesi ve klasik eğitimiyle bu mirasın yeniden canlanmasında kilit rol oynadı. “Ya Mal El-Şam” ve “Kaddik El-Mayyas” en bilinen Halep Kudûdları arasında yer alıyor.
-Kudûd Geleneği UNESCO Listesinde
Aralık 2021’de UNESCO, Halep Kudûd geleneğini Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil etti. Bu karar, kültürel mirasın korunması ve ulusal kimliğin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Ürdün’de yayımlanan Sanat Dergisi (Cilt 16, Sayı 4), UNESCO tescilinin bu sanatın tarihini ve türlerini inceleyen akademik çalışmalara zemin hazırladığını belirtti. Halepli araştırmacı Muhammed Kecce ise kararın Halep, Suriye ve genel olarak Arap kültürel mirası için büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.
UNESCO tesciliyle birlikte kültürel kurumlar ve yerel toplumun bu mirası koruma sorumluluğunun daha da güçlendiği, konferanslar, festivaller ve sergiler aracılığıyla Halep’in müzik, kültür ve sanat merkezi kimliğini koruyacağı ifade ediliyor.

