SÜVEYDA (SANA) – Süveyda’nın doğu kırsalında bulunan Busan köyünde, şair ve aktivist Enver Favzat El-Şair, evinin önünde kimliği belirsiz bir silahlı kişi tarafından vurularak hayatını kaybetti.
Tıbbi kaynaklar, El-Şair’in üç kurşunla vurulduğunu, mermilerden birinin başına isabet ettiğini ve Süveyda Ulusal Hastanesi’ne hayatını kaybetmiş olarak getirildiğini bildirdi.
Yerel kaynaklar, saldırının arkasında Hikmet El-Hicri ile bağlantılı “Ulusal Muhafız” adıyla anılan kanunsuz grupların bulunduğunu ileri sürdü. Aynı kaynaklar, El-Şair’in bu gruplara ve uygulamalarına yönelik eleştirel tutumunun saldırının nedeni olabileceğini savundu.
Şairin ailesi tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, cinayet sert ifadelerle kınanarak, olayın dini ve insani değerlere, ayrıca ulusal örf ve adetlere aykırı olduğu vurgulandı. Açıklamada, bu tür eylemlerin toplumun güvenliğini ve birliğini hedef aldığı belirtildi.
Aile açıklamasında, olayın koşullarına ilişkin bazı ilk bulgulara sahip olunduğu ifade edilirken; nefret söylemi, vatana ihanet suçlamaları ve orman kanunu anlayışı reddedildi. Açıklamada ayrıca, ifade özgürlüğünün güvence altına alınması gereken temel bir hak olduğu vurgulandı.
El-Şair’in kardeşi Murhaf El-Şair, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, saldırıyı korkakça ve haince olarak nitelendirerek, suikastta sorumluluğu bulunan herkesin hesap verene kadar bu konunun takipçisi olacağını belirtti.
Öte yandan Süveyda’nın önde gelen Dürzi din adamlarından Şeyh Leys El-Belus, El-Şair’in ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada, bu tür suçların gerçeğin sesini susturamayacağını ve özgür insanları korkutamayacağını ifade etti.
Belus, olayın ulusal ve insani ilkelere bağlılığı, adaletsizliği reddetme ve halkın onurunu, güvenliğini ve birliğini savunma kararlılığını daha da güçlendireceğini söyledi.
El-Şair’in sosyal medyada yaptığı son paylaşımlarda, Süveyda’da devrik rejimin geride bıraktığı bir “kuyruk” olarak nitelendirdiği bazı kanunsuz grupları eleştirdiği belirtildi.
Söz konusu suikast, Şeyh Raed El-Metni ve Şeyh Maher El-Falhout’un, “Ulusal Muhafız” olarak adlandırılan grup tarafından gözaltına alındıktan sonra işkenceyle öldürüldüğü bildirilen olaylardan yaklaşık iki hafta sonra meydana geldi.
Yerel medya kaynakları ve görgü tanıklarının öne sürdüğü bilgilere göre, her iki cinayetin de aynı yasa dışı silahlı grup tarafından işlendiğini belirtiyor.
Güneydeki Süveyda’da, dış bağlantıları bulunan silahlı grupların giderek güç kazanması nedeniyle güvenlik durumu hızla kötüleşiyor. Bu grupların; zorla kontrol kurma girişimleri, sivillere yönelik baskılar, keyfi tutuklamalar ve hükümet ile uluslararası kuruluşlar tarafından gönderilen insani yardımlara el koymak gibi eylemlerle suçlandığı ifade ediliyor.
Yerel kaynaklar, özellikle son aylarda bu gruplar arasında yaşanan silahlı çatışmaların ve karşılıklı tutuklamaların bölgede ciddi bir otorite boşluğuna yol açtığını vurguluyor. Kaynaklar, kamu güvenliğinin sağlanması, silahlı grupların kontrol altına alınması ve devlet kurumlarının yeniden etkin şekilde çalışmasının “ivedi bir ihtiyaç” hâline geldiğini belirtiyor.