Türkiye, 63. Şam Uluslararası Fuarı’na yaklaşık 200 kişilik heyetle katılarak ticari ilişkileri yatırım ve ortak üretim aşamasına taşımayı hedefliyor.
Şam (SANA) – Türkiye’nin 63. Şam Uluslararası Fuarı‘na katılımı, 8 Aralık 2024’ten bu yana Suriye ile Türkiye arasında gelişen yakınlaşma sürecinin ekonomik boyutunu yansıtıyor. Bu süreç, ticaret hacminin artırılmasının ötesine geçerek yatırım, ortak üretim ve uzun vadeli ekonomik ortaklıklara yöneliyor.
Türkiye, bu yıl fuara iş dünyası temsilcileri ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinin de yer aldığı yaklaşık 200 kişilik geniş bir ticaret heyetiyle katılıyor. Bu durum, Türk şirketlerinin Suriye pazarına yönelik ilgisinin arttığını ve üretim, enerji, altyapı ile lojistik hizmetler gibi alanlarda yeni fırsatlar aradığını gösteriyor.
Türkiye-Suriye ticaret hacminde 10 milyar dolar hedefi
Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, SANA’ya yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 3,7 milyar dolara ulaştığını, 2026’nın ilk yedi ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16’nın üzerinde artışla 2,2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.
Bolat, “Bu güçlü ivmeyi daha ileri seviyelere taşımayı ve Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi.
Suriye’de ekonomik faaliyetlerin yeniden canlanmasının ve üretim kapasitesinin geliştirilmesinin altyapı, enerji, sanayi, gıda, inşaat malzemeleri, makine ve teknoloji sektörlerinde ticaret ve yatırım için geniş fırsatlar sunduğunu ifade eden Bolat, Türkiye’nin coğrafi yakınlık, güçlü üretim altyapısı, lojistik imkanlar ve özel sektör deneyimi sayesinde bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Türk yatırımları ve ortak üretim modelleri
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Seyfullah Şahin de SANA’ya yaptığı açıklamada, dernek üyelerinden bazılarının Suriye’de şirket kurarak yatırımlara başladığını ve yerel istihdam oluşturduğunu belirtti.
Şahin, bu gelişmelerin işbirliğinin potansiyel aşamasından çıkıp somut ekonomik faaliyetlere dönüştüğünü gösterdiğini ifade ederek, önümüzdeki dönemde Suriyeli şirketlerle daha büyük ortaklıkların kurulması, yerel üretimin desteklenmesi, Suriyeli çalışanların istihdam edilmesi ve bilgi paylaşımının artırılması gerektiğini söyledi.
Yeniden imar, inşaat malzemeleri, sanayi, enerji, gıda, lojistik, sağlık ve teknoloji sektörlerinin ortak yatırımlar için önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Şahin, kalıcı başarının ticari ilişkilerin yatırım ve üretim ortaklıklarına dönüşmesiyle mümkün olacağını vurguladı.
Halep ve El-Şeyh Neccar sanayi bölgesi gündemde
Türkiye’nin fuardaki varlığı yalnızca Şam’daki stantlar ve iş görüşmeleriyle sınırlı kalmıyor. Ticaret Bakanı Bolat’ın programında Halep ve El-Şeyh Neccar Sanayi Bölgesi’ni ziyaret ederek ticaret ve sanayi odaları ile iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmesi de yer alıyor.
Bolat, söz konusu ziyaretlerin amacının yalnızca ürünleri sergilemek değil, sahadaki üretim ve yatırım imkanlarını doğrudan görmek olduğunu ifade etti.
Şahin ise MÜSİAD’ın Halep’teki temaslarını sürdüreceğini belirterek, kentin Suriye’nin en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu, sanayi, üretim ve yatırım alanlarında işbirliğinin geliştirilmesine odaklandıklarını söyledi.
Daha geniş bir sürecin parçası
Türkiye’nin ekonomik alandaki bu etkinliği, 8 Aralık 2024’ten itibaren Suriye-Türkiye ilişkilerinde yaşanan kademeli gelişimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işbirliği, siyasi ve güvenlik alanlarından yeniden imar, enerji, ticaret, yatırım ve bölgesel bağlantısallık konularına doğru genişledi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şubat 2025’te yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye’nin yeniden imarı, toparlanması ve temel hizmetlerin sağlanmasındaki rolünü görüştüğünü belirtmişti. Sonraki dönemde ise MÜSİAD’ın Suriye’de şube açması ve enerji alanındaki işbirlikleri gibi somut adımlar atıldı.
6 Ağustos’ta Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani ile Hakan Fidan da iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi, ekonomik ve ticari işbirliğinin genişletilmesi, ekonomik anlaşmaların yeniden etkinleştirilmesi, merkez bankaları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve ulaştırma ile bölgesel bağlantısallığın geliştirilmesi konularını ele almıştı.
Şam Uluslararası Fuarı ise şirketleri, iş insanlarını ve kurumları bir araya getirerek ticari temasların üretim, yatırım ve uzun vadeli anlaşmalara dönüşmesi için önemli bir platform sunuyor. Türk pavyonunda düzenlenen kültürel etkinlikler de iki ülke arasındaki tarihi ve toplumsal bağları yansıtan unsurlar arasında yer alıyor.
Y.K/Y.H