IAEA’nın Suriye hakkındaki 15 yıllık “uyumsuzluk” dosyasını kapatmasının ardından Şam Hükümeti, 73 ton doğal uranyumun Ajans güvenceleri altında olduğunu ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılacağını açıkladı.
Şam (SANA) – Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu‘nun, Suriye hakkında 2011’den bu yana açık tutulan “uyumsuzluk” maddesini kapatarak gündeminden tamamen çıkarmasının bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
El-Şeybani, söz konusu kararın şeffaflık, işbirliği ve karşılıklı güvene dayalı yeni bir sayfa açtığını vurguladı.
El-Şeybani, bugün Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (IAEA) 70. Genel Konferansı’na video konferans yoluyla yaptığı konuşmada, “9 Eylül’de oybirliğiyle alınan bu karar, 15 yıl süren bir dönemi kapatıyor ve şüphe sayfasını sona erdirerek güven ve işbirliğinin önünü açan tarihi ve kapsayıcı bir kararla yeni bir dönemin temelini atıyor.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası desteğe ve ajansla işbirliğine övgü
El-Şeybani, karar tasarısına öncülük ederek sunan Mısır, Ürdün, Fas ve Suudi Arabistan’a, ayrıca bu süreci destekleyen tüm ülkelere teşekkür etti.
El-Şeybani, IAEA Sekretaryasına, başta Genel Direktör Rafael Mariano Grossi olmak üzere, Genel Direktör Yardımcısı ve Güvence Denetimleri Dairesi Başkanı Massimo Aparo’ya ve sahadaki çalışmalarını sürdüren denetim ekiplerine de teşekkür ederek, elde edilen sonucun ortak çalışmanın bir ürünü olduğunu belirtti.
El-Şeybani, Şam Hükümetinin geçen 17 Temmuz’da bağımsız ve egemen bir karar aldığını, bu kapsamda IAEA’ya resmi bir mektup göndererek beyan edilmemiş bir sahada nükleer materyal bulunduğunu bildirdiğini açıkladı.
El-Şeybani, 29 Temmuz’da ise nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarına ilişkin bir mutabakat zaptı ile açık bir yol haritasının imzalandığını belirtti.
Deyrizor… onlarca yıllık kapalılığın ardından sahada işbirliği
El-Şeybani, Suriye’nin Deyrizor’daki sahayı IAEA’ya açtığını ve Grossi’nin yaklaşık 20 yıllık kapalılığın ardından 16 Ağustos’ta sahaya ayak basan ilk kişi olduğunu belirtti.
El-Şeybani, ajans uzmanlarıyla birlikte betonarme tabakaların altında kalan reaktör kalıntılarının çıkarılmasına yönelik ortak çalışmaların da başladığını kaydetti.
El-Şeybani, Suriye’nin ayrıca Yönetim Kurulunun 2011’den bu yana talep ettiği tasarım bilgileri ile nükleer materyal envanterine ilişkin raporları sunduğunu belirtti.
El-Şeybani, 73 ton doğal uranyumun artık IAEA’nın gözetimi ve güvence denetimleri altında bulunduğunu ve Suriye’de güvenli şekilde muhafaza edilmeye devam edeceğini kaydetti.
15 yıldır askıda kalan dosyanın çözümü için haftalar kaldı
El-Şeybani, Suriye Atom Enerjisi Kurumu ile ulusal kadrolarının, sınırlı imkanlara rağmen 15 yıldır askıda kalan konuları birkaç hafta içinde sonuçlandırmak için çalıştığını belirtti.
El-Şeybani, IAEA’nın kendi raporlarının da dosyaya ilişkin gerçekleri belgelediğini ve devrik rejimden miras kalan eksiklikleri ortaya koyduğunu kaydetti.
El-Şeybani, yeni Suriye’nin bu mirası farklı bir yaklaşımla ele aldığını vurgulayarak, şeffaflığın artık ülke için köklü bir egemenlik anlayışı ve geçici tutumlar ile kısa vadeli manevraların ötesine geçen kalıcı bir stratejik tercih haline geldiğini belirtti.
Suriye, yayılma sorunlarının işbirliği yoluyla çözümüne model sunuyor
El-Şeybani, yaşanan gelişmelerin taşıdığı anlamın Suriye’nin coğrafi sınırlarını aştığına dikkati çekerek, Suriye’nin deneyiminin nükleer yayılma meselelerinin baskı yerine işbirliği ve şeffaflık yoluyla ele alınmasına yönelik bir model oluşturduğunu belirtti.
El-Şeybani ayrıca, ülkesinin bu süreçte edindiği deneyimleri benzer zorluklarla karşılaşan herhangi bir ülkenin hizmetine sunmaya hazır olduğunu vurguladı.
El-Şeybani, 1995 yılında alınan Orta Doğu’nun nükleer silahlardan ve diğer tüm kitle imha silahlarından arındırılmasına ilişkin kararın uygulanması çağrısını yineleyerek, bölgedeki tüm tesislerin istisnasız şekilde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının kapsamlı güvence denetimleri sistemine tabi tutulması gerektiğini vurguladı.
İsrail’in ihlalleri uluslararası toplumu sınavla karşı karşıya bırakıyor
El-Şeybani, buna karşılık İsrail işgal güçlerinin Suriye’nin egemenliğini ihlal etmeyi ve Suriye topraklarını hedef almayı sürdürdüğüne dikkati çekerek, bunun 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması ile uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirtti.
El-Şeybani, “Suriye’nin uluslararası meşruiyete bağlılığı ile İsrail’in bunu ihlal etmeyi sürdürmesi arasındaki çelişki, uluslararası toplumu güvenilirliği açısından gerçek bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.” ifadelerini kullandı.
El-Şeybani, bu saldırıların durdurulması, işgal güçlerinin 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na yeniden uymasının sağlanması ve 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara tamamen çekilmesi için etkili ve kararlı diplomatik ve uluslararası baskı uygulanması çağrısında bulundu.
El-Şeybani, bu ihlallerin görmezden gelinmeye devam edilmesinin uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini ve uluslararası hukuk ilkelerinin içini boşalttığını belirterek uyarıda bulundu.
Suriye, atomdan şifa, gıda ve ışık istiyor
El-Şeybani, dosyanın kapatılmasının yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek, Ajans ile imzalanan yol haritasının fiilen uygulamaya geçtiğini ve Suriye’nin nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarını kalkınmanın hizmetine sunmayı hedeflediğini ifade etti.
El-Şeybani, Suriye’nin önceliklerinin kanser hastalarının tedavisi için nükleer tıp altyapısının yeniden rehabilite edilmesi, kuraklığın etkileriyle mücadele kapsamında tarım ve yer altı su kaynaklarının yönetiminde izotop teknolojilerinden yararlanılması ve gıdalara yönelik radyasyon denetiminin etkinliğinin artırılması üzerinde yoğunlaştığını belirtti.
El-Şeybani ayrıca, bilimsel araştırmaların ve enerji üretiminin desteklenmesinin de öncelikler arasında yer aldığını kaydetti.
El-Şeybani, “Suriye, atomdan şifa, gıda ve ışık istiyor.” ifadelerini kullanarak, gelecek dönemdeki programın uluslararası denetim altında yürütüleceğini, nükleer materyallerin sıkı güvence denetimlerine tabi tutulacağını ve gelecek nesillere hizmet edecek bir işbirliği programının hayata geçirileceğini vurguladı.
Suriye, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi sistemindeki konumunu yeniden kazandı
El-Şeybani, Suriye’nin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na taraf ülkeler arasındaki doğal konumunu yeniden kazandığını belirterek, bu adımın Suriye dış politikasının dünyaya açılma ve etkin diplomatik konumunu yeniden tesis etme yaklaşımıyla uyumlu olduğunu ifade etti.
El-Şeybani, bu konumun ahlaki ve siyasi sorumlulukların üstlenilmesi, şeffaflık ve diyalog değerlerine bağlı kalınması ile ciddi çalışmalar yürütülmesi yoluyla daha da güçlendirileceğini vurguladı.
El-Şeybani, konuşmasının sonunda IAEA Genel Direktörü, Ajans üyeleri, ortaklar ve dost ülkelere Şam’ı ziyaret etme çağrısında bulunarak, “Suriye’nin denetçilere açtığı kapı, bugün ortaklara ve dostlara da ardına kadar açıktır.” ifadelerini kullandı.
T.K / M.Y /D.N