Suriye’nin kayıplarını arayan kadınlara adanmış uluslararası gün, BM Genel Kurulunun oybirliğiyle aldığı kararla kabul edildi.
Şam (SANA) – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 31 Ağustos 2026’da Suriye’nin sunduğu ve her yıl 19 Aralık’ın “Kayıplarını Arayan Kadınları Onurlandırma Uluslararası Günü” ilan edilmesini öngören karar tasarısını oybirliğiyle kabul etti. Girişim, kayıp ailelerinin yaşadığı deneyimlerden doğarken, Suriye diplomasisi tarafından BM’ye taşındı.
Acıların içinden doğan girişim nasıl başladı?
BM kararının arkasında, binlerce Suriyeli ailenin hayatında derin izler bırakan insani bir dosya bulunuyor. Anneler, eşler, kız kardeşler ve kız çocukları, kayıplarını arama, onların hatıralarını yaşatma ve akıbetlerini öğrenme talebini sürdürme yükünün önemli bir bölümünü üstlendi. Bu deneyim daha sonra Suriye girişiminin temelini oluşturdu.
BM Genel Kurulu, 29 Haziran 2023’te 77/301 sayılı kararla, Suriye’deki kayıpların akıbetinin ve nerede olduklarının açıklığa kavuşturulması, mağdurların, hayatta kalanların ve kayıp ailelerinin desteklenmesi amacıyla Suriye Kayıplarına İlişkin Bağımsız Uluslararası Kurumu oluşturdu.
Suriye’nin 8 Aralık 2024’te özgürleşmesinin ardından kayıplar dosyası, Ulusal Kayıplar Kurumu’nun kurulmasıyla yeni bir ulusal yaklaşıma taşındı. Kurum, kayıpların aranması, akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve ailelerinin desteklenmesi çalışmalarını yürütmeye başladı.
Bu deneyimden hareketle Ulusal Kayıplar Kurumu, yakınlarını aramayı sürdüren kadınlara adanmış bir uluslararası gün ilan edilmesi girişimini önerdi. Girişim daha sonra Suriye diplomasisi tarafından BM’ye taşındı.
Şam’dan New York’a: BM’ye uzanan süreç
Girişimin hazırlanması yalnızca resmi kurumlarla sınırlı kalmadı. Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, karar tasarısının bakanlık ile Ulusal Kayıplar Kurumu arasındaki ortak çalışmanın ürünü olduğunu ve kayıp yakınlarından oluşan grupların istişare toplantılarında sunduğu doğrudan katkılara dayandığını belirtti.
22 Temmuz 2026’da BM Güvenlik Konseyi, Suriye’de geçiş dönemi adaleti ve kayıplar konusunda “Arria formülü” kapsamında bir toplantı düzenledi. Toplantıya Ulusal Kayıplar Kurumu Başkanı Muhammed Rıza Celhi, Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi ve BM yetkilileri katıldı.
Celhi, toplantıda üye ülkelere, kayıp ailelerindeki kadınlara yönelik uluslararası bir günün BM bünyesinde kabul edilmesine destek vermeleri çağrısında bulundu. Bunun kadınların gösterdiği dirence bir takdir olduğunu belirten Celhi, kadınların desteklenmesinin ailelerin gerçeği öğrenme hakkının ve sürdürülebilir barışın inşasının bir parçası olduğunu vurguladı.
Deneyim sahibi kadınlar girişimin geliştirilmesine nasıl katkı sundu?
Girişimin uluslararası platformda gündeme gelmesinin ardından süreç, deneyimi doğrudan yaşayan kadınlarla istişare aşamasına geçti.
27 Temmuz’da Celhi ve Olabi, kayıp ve zorla kaybedilen kişilerin ailelerinden kadınlarla bir diyalog toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda kadınların deneyimleri ve girişime ilişkin görüşleri dinlendi.
Kurum, görüşmenin girişimin ailelerin bakış açısı ve ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesini, kadınların hafızanın korunması ve yakınlarının akıbetini öğrenme haklarının savunulmasındaki rolünün dikkate alınmasını amaçladığını açıkladı.
Böylece kadınlar girişimde yalnızca onurlandırılacak kişiler olarak ele alınmadı, aynı zamanda girişimin içeriğinin şekillendirilmesine katkı sundu. Bu durum, kadınların rolünün tanınması ile kayıp ailelerinin temel hakları arasındaki bağı ortaya koydu.
Onurlandırmadan haklara: BM kararı neleri içeriyor?
31 Ağustos’ta kararın kabul edilmesiyle girişim, Suriye çerçevesinden çıkarak BM tarafından tanınan bir nitelik kazandı. Kararla 19 Aralık, kayıplarını arayan kadınları onurlandırma uluslararası günü ilan edildi.
Kararda, bu günün söz konusu kadınların çabalarını ve karşılaştıkları sonuçları ortaya koyan etkinliklerle anılması çağrısı yapıldı. Ayrıca ülkeler ile BM sisteminin, kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddetin her türlü biçimini önlemek ve sona erdirmek, kadınların haklarını korumak ve kayıp yakınlarına ilişkin tartışmalara ve karar alma süreçlerine kadınların katılımını sağlamak için tedbirler alması teşvik edildi.
Olabi: Karar davayı uluslararası hafızada yaşatacak
BM Genel Kurulu oturumunda Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, kararı insani bağlamı içinde ele aldı.
Olabi, kararın bir yakını geri getirmeyeceğini, yıllarca süren acı ve bekleyişi de silemeyeceğini belirterek, ancak kadınların mücadelesini ve yakınlarının hikâyelerini uluslararası hafızada yaşatacağını ifade etti.
Kayıplarını arayan kadınlara hitaben Elbi, “Soru sormanın suç olduğu dönemde sordunuz, aramanın tehlikeye yol açtığı dönemde aradınız, unutulması istenen yüzleri hafızanızda tuttunuz.” ifadelerini kullandı.
Olabi, kadınların cesareti ve direncinin davayı uluslararası platforma taşıdığını belirterek, bazı kadınların kendilerinin de kayıplar arasında bulunduğuna işaret etti ve bu nedenle davanın onlar açısından “iki kez kendi davaları” olduğunu söyledi.
Olabi ayrıca karar tasarısının, Suriye’nin yeni döneminde sunduğu ilk karar tasarısı olduğunu ve insani bir meseleye adandığını belirtti. Bunun, daha önce Suriye hakkında uluslararası platformlarda gündeme getirilen bir meselenin, artık Şam tarafından BM düzeyinde bizzat ortaya konulan bir girişime dönüşmesine işaret ettiğini kaydetti.
BM’deki tanımanın ardından sahada çalışma: “Athar” modeli
BM nezdindeki süreç devam ederken Suriye’de de somut bir adım atıldı. Ulusal Kayıplar Kurumu, 30 Ağustos’ta kayıp ve zorla kaybedilen kişilerin bildirilmesine yönelik ulusal “Athar” programını başlattı.
Uygulama ve internet sitesi üzerinden yürütülen program, ailelerin kayıplara ilişkin bilgileri kaydetmesine ve ihbarda bulunmasına imkan sağlıyor. Bu çalışmalar, toplu mezar alanları üzerindeki çalışmalar ve ailelere verilen destekle eş zamanlı yürütülüyor.
Programın lansmanı, BM Genel Kurulunun 2010 yılında 65/209 sayılı kararla kabul ettiği ve her yıl 30 Ağustos’ta anılmasını kararlaştırdığı Zorla Kaybetme Mağdurları Uluslararası Günü’nde gerçekleştirildi.
Suriye girişiminden uluslararası tanınmaya
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, kararın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı. Bakanlık, kararın yakınlarını arama yükünü üstlenen, gerçeği öğrenme, adalete ulaşma ve aynı olayların tekrarlanmamasını sağlama haklarında ısrar eden kadınların mücadelesine yönelik bir takdir anlamına geldiğini belirtti. Bakanlık ayrıca kararı, yeni Suriye diplomasisinin yürüttüğü süreçte önemli bir aşama olarak değerlendirdi.
Ulusal Kayıplar Kurumu da girişimin Suriye’deki kayıp ailelerinin deneyimlerinden hareketle kendileri tarafından önerildiğini ve Suriye tarafından BM’ye taşındığını vurguladı. Kurum, uluslararası günün kabul edilmesini, kadınların rolünün ve kayıpların akıbetinin araştırılması ve ortaya çıkarılmasına yönelik çabalara katılımlarının öneminin tanınması olarak değerlendirdi.
Kararın kabul edilmesiyle girişim, birkaç hafta içinde Suriyeli ailelerin deneyimlerinden BM Güvenlik Konseyine, ardından kadınlarla doğrudan istişare sürecine ve nihayet BM Genel Kurulunun oybirliğiyle kabulüne uzanan bir süreçten geçti.
Karar, kayıpların aranması sürecini sona erdirmese ve ailelerin sorularına yanıt vermese de kayıplarını arayan kadınlara kalıcı bir uluslararası tanınma sağlıyor. Aynı zamanda gerçeğe ulaşma, adalet ve ailelerin onuru meselesini uluslararası hafızada canlı tutuyor.
Ö.E/Y.H/A.B