İngiliz The Economist dergisi, Suriye’nin Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara liderliğinde Captagon üretim ve kaçakçılığına karşı yürüttüğü kapsamlı operasyonlarla devrik rejimden kalan uyuşturucu ağlarını tasfiye etmeye çalıştığını vurguladı.
Londra (SANA) – İngiliz The Economist dergisi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara liderliğindeki Suriye’nin, sınırlar üzerinden Captagon kaçakçılığını durdurmak ve devrik rejimin geride bıraktığı, Suriyelilere karşı işlediği suçlara eklenen ağır bir kara miras niteliğindeki uyuşturucu imparatorluğunu çökertmek amacıyla kararlı bir kampanyayı ileriye taşıdığını vurguladı.
Dergi, yayımladığı yeni raporda, Suriye makamlarının Captagon şebekelerine yönelik art arda gerçekleştirdiği operasyonlara dikkat çekti.
Mevcut kampanyanın yalnızca kaçakçıların yakalanmasıyla sınırlı olmadığını belirten dergi, devrik rejim döneminde gelişen üretim hatlarının dağıtılmasını ve kaçakçılık güzergahlarının tamamen kesilmesini de hedeflediğini vurguladı.
Captagon’a karşı sert mücadele
Dergi, Suriye’nin özgürlüğün kazanılması ve devrik rejimin devrilmesinin ardından geçen ilk yılda 500 milyondan fazla Captagon hapına el koyduğunu ve uyuşturucunun üretiminde kullanılan 16 laboratuvarı imha ettiğini belirtti. Bu operasyonların, uyuşturucu ticaretini merkezi üretim tesislerinden dağınık üretim noktalarına yönelmeye zorladığını kaydetti.
Captagon ve üretim ile kaçakçılık ağlarına yönelik sert mücadele aralıksız sürerken, Suriye makamları eski uyuşturucu hapı stoklarının yanı sıra, özellikle Süveyda ilindeki yeni üretim tesislerinde imal edilen Captagon partilerine de el koydu.
Suriye İçişleri Bakanlığı, Mayıs 2026’da kaçakçıların sınır güvenliği önlemlerini aşmak amacıyla takip ve uzaktan kontrol sistemleriyle donatılmış hava balonları kullandığının tespit edilmesinin ardından, Ürdün’e 25 milyon Captagon hapı kaçırma girişiminin engellendiğini açıkladı.
Sınırda uyuşturucuya geçit yok
The Economist, Hizbullah milislerinin Captagon ticareti ve kaçakçılığıyla bağlantısına dikkat çekerek, Washington’daki Orta Doğu Enstitüsü analisti Charles Lister ise Suriye makamlarının son altı ayda ele geçirdiği Captagon miktarının dörtte birinin Lübnan’dan geldiğini belirtti.
Suriye ile Lübnan arasındaki yaklaşık 375 kilometrelik, Suriye-Irak arasındaki yaklaşık 600 kilometrelik sınır hattı, özgürlüğün kazanılmasının ardından önemli güvenlik zorluklarından biri haline geldi. Özellikle devrik rejim döneminde güç kazanan yasadışı şebekeler, komşu ülkelerin güvenliğini istikrarsızlaştırmayı amaçlayan çeşitli kaçakçılık faaliyetlerinde sınır bölgelerini sistematik biçimde kullandı.
Suriye özgürleşmesinden bu yana Suriye devleti, sınır hattını izleyen, keşif ve saha gözetleme görevleri yürüten uzman askeri birlikler aracılığıyla sınır güvenliği sistemini yeniden yapılandırmaya başladı. Bu kapsamda çok sayıda yasadışı geçiş güzergahı kapatılırken, kaçakçılık faaliyetlerinin sınırlandırılması amacıyla güvenlik koordinasyonu da güçlendirildi.
Suriye’nin devrik rejimin devrilmesinin ardından Captagon ticaretine karşı yürüttüğü kararlı ve aralıksız mücadele, bu uyuşturucunun piyasasında büyük sarsıntılara yol açtı. Bu durum, bazı bölgelerde Captagon haplarının fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
Buna paralel olarak, Captagon ticaretine yönelik baskının artmasıyla birlikte bazı kullanıcıların metamfetamin gibi alternatif sentetik uyuşturuculara yönelebileceği yönünde uyarılar da yapıldı.
Suriye hükümeti, 8 Aralık 2024’te özgürlüğün kazanıldığı ilk günden itibaren uyuşturucuyla mücadeleyi yeni devlet politikasının temel önceliklerinden biri haline getirdi. Bu yaklaşım, istikrarın güçlendirilmesi ve etkili uluslararası ortaklıkların geliştirilmesi hedefi doğrultusunda benimsendi.
Suriye devletinin kararlılığını yansıtan nitelikli dönüşüm kapsamında, ilgili kurumlar devrik rejimin uyuşturucu ticareti için kurduğu altyapıyı dağıtmayı başardı. Böylece Suriye, dünyanın en büyük Captagon ihracatçılarından biri konumundan çıkarak, bu tehdidi ortadan kaldırmak için ciddi mücadele yürüten bir ülkeye dönüştü.
M.Y