LAHEY (SANA) – Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ), Suriye’deki kimyasal saldırılara ilişkin beşinci raporunda, devrik Esed rejiminin 2016 yılında Hama kırsalındaki Kefr Zeyta kasabasına klor gazı içeren bir saldırı düzenlediğini teyit etti. Saldırı sonucunda en az 35 kişi doğrudan yaralanırken, onlarca kişi de etkilenmişti.
Vadi El-Anz’ın hedef alınması
Örgütün dün yayımlanan raporunda, “ devrik Esed rejimine bağlı hava kuvvetlerinin 1 Ekim 2016 tarihinde en az bir adet sarı basınçlı silindiri attığına dair makul gerekçeler bulunmaktadır. Silindir çarpma anında patlamış ve Kefr Zeyta’daki Vadi El-Anz bölgesine yayılan klor gazı açığa çıkmıştır. Bu saldırıda kimlikleri tespit edilen 35 kişi yaralanmış, onlarca kişi de etkilenmiştir.” ifadelerine kullandı.
KSYÖ Genel Sekreterliği, ulaşılan sonuçların uluslararası düzeyde olay inceleme mekanizmaları tarafından benimsenen “makul gerekçeler” standardına dayandığını belirtti. Değerlendirme; Gerçekleri Araştırma Misyonu’ndan (FFM) elde edilen bilgiler, taraf devletlerin sunduğu veriler, soruşturma ekibi tarafından yapılan mülakatlar, numune analizleri, bilgisayar modellemeleri, uydu görüntüleri, cephe hatlarına ilişkin haritalar, video kayıtları, belgelenmiş fotoğraflar ve diğer ilgili verileri kapsıyor.
Kurtuluş sonrası Suriye’nin çabalarına memnuniyet
KSYÖ Genel Direktörü Fernando Arias Gonzalez, Suriye hükümetinin örgüte sağladığı iş birliğini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bu iş birliğinin, Suriye’nin özgürleşmenin ardından Soruşturma ve Tanımlama Ekibi tarafından yürütülen ilk iş birliği olduğunu vurgulayan Gonzalez, adımların Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın Şam’da örgüt heyetiyle yaptığı görüşmede ilan ettiği taahhütlerle uyumlu olduğunu ve uluslararası hesap verebilirlik sürecinde önemli bir dönüm noktası oluşturduğunu ifade etti.
Gonzalez, örgütün raporunun devrik rejimin Suriye halkına karşı zehirli maddeleri silah olarak sistematik biçimde kullandığına dair ilave kanıtlar sunduğunu belirterek, rapor ve bulgularının uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne taraf devletlerin takdirine sunulduğunu kaydetti.
Sözleşmeye rağmen devrik rejimin suçları
Kimyasal Silahlar Sözleşmesi, Suriye’de 14 Ekim 2013’te yürürlüğe girdi. Bu adım, devrik rejimin aynı yılın ağustos ayında Doğu Guta’da sarin gazı kullanarak çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 1500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından gelen uluslararası kınamalar sonrasında atılmıştı.
Her ne kadar KSYÖ, Ocak 2016’da devrik rejimin beyan ettiği kimyasal silah stoklarının büyük bölümünün imha edildiğini açıklamış olsa da, örgüt, rejimin bu silahları üretmeye devam ettiğine ilişkin şüphelerini sürdürdü. Devrik rejimin söz konusu silahları birçok kez kullandığı; bunlar arasında Nisan 2018’de Duma’da onlarca sivilin hayatını kaybettiği saldırı da bulunuyor. Örgüt ayrıca raporlarında, rejimin bu silahların üretimi için gerekli maddeleri ithal ettiğini ve heyetlerinin birçok sahayı ziyaretini engellediğini vurgulamıştı.
21 Nisan 2021’de KSYÖ’ye taraf devletler, devrik rejimin 2017’de Hama’nın Latamine kasabasında ve Şubat 2018’de İdlib’in Serakib kentinde kimyasal silah kullandığını kanıtlamasının ardından, Suriye’nin örgüt içindeki haklarını, oy hakkı dahil, askıya alma kararı aldı.
Kurtuluş sonrası iş birliği
20 Kasım 2025’te Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Lahey’deki KSYÖ Daimi Temsilciliği’ni yeniden faaliyete geçirdi. 8 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara ve Dışişleri Bakanı Esad El-Şeybani, Şam’da Gonzalez başkanlığındaki BM heyetini kabul etti. Gonzalez, ziyaretin, devrik rejimin 11 yıl süren engellerinin ardından yeni bir başlangıç anlamı taşıdığını ifade etti.