ŞAM (SANA) – Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara tarafından dün, Pazar günü imzalanan ateşkes anlaşması ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye devlet kurumlarına tam entegrasyonu, Arap ve uluslararası düzeyde geniş çapta memnuniyetle karşılandı. Anlaşma, Suriye’nin birliğini ve istikrarını güçlendirme ve devlet egemenliğini tüm topraklarına yayma yolunda önemli bir adım olarak nitelendirildi.
Cumhurbaşkanı El-Şara ile bir dizi lider arasında yapılan telefon görüşmelerinde, Suriye arenasındaki son gelişmeler ve ortak ilgi alanları ele alındı; Suriye topraklarının birliğinin ve bütünlüğünün korunmasının önemi ve devlet egemenliğinin her karış toprağa yayılmasının gerekliliği vurgulandı.
Görüşmelere Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Sani ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron katıldı ve liderler Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları destekleme konusunda mutabık kaldılar.
Cumhurbaşkanı El-Şara ile Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Masud Barzani ile yaptığı telefon görüşmesinde Suriye’nin birliği, egemenliği ve istikrarı vurgulandı ve Barzani, Suriye’deki Kürtlerin hak ve ayrıcalıklarını garanti altına alan 2026 tarihli (13) sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni övdü.
Uluslararası tepkiler
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, ülkesinin anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, söz konusu anlaşmanın birleşik bir Suriye’ye doğru yeni bir diyalog ve iş birliğinin önünü açan kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Barrack, “kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarını tamamlamak üzere asıl zorlu çalışmanın şimdi başladığını” belirterek, ABD’nin bu sürecin güçlü bir destekçisi olduğunu ve bunun, DEAŞ kalıntılarının bertaraf edilmesi ile Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu’da barışa yönelik iddialı vizyonunun ilerletilmesi yönündeki hayati çıkarlarına hizmet edeceğini vurguladı.
Fransız Dışişleri Bakanlığı ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve tüm tarafları anlaşmaya uymaya davet ederek, Suriye Demokratik Güçleri’nin terör örgütü “DEAŞ” ile mücadeledeki çabalarına dikkat çekti.
Suriye topraklarının birliğine dayalı güvenlik ve istikrarın tesis edilmesi çabalarını hızlandırmaya katkıda bulunacağını umduğunu ifade ederek, Suriye’nin geleceğinin ancak milli birlik ve kurumsal bütünleşme yoluyla inşa edilebileceğini ve Ankara’nın bu hassas aşamada Suriye hükümetine desteğini sürdüreceğini vurguladı.
Arap ülkelerinin destekleyici tutumları
Suudi Arabistan Krallığı anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve bunun güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, Suriye halkının beklentilerini karşılayan yasal temeller üzerine devlet kurumlarının inşasına katkıda bulunacağı umudunu dile getirirken, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini de yeniden teyit etti.
Katar Devleti, anlaşmayı sivil barışı pekiştirme, güvenliği artırma ve kurumlar ve hukuk devleti kurma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirdi. Ayrıca Suriye’nin istikrarının, Suriye halkının tüm bileşenlerini temsil eden tek bir ulusal orduya silahların sınırlandırılmasını gerektirdiğini vurguladı.
Ürdün Haşimi Krallığı da Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği yineleyerek, anlaşmanın ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını güçlendirmeye yönelik temel bir adım olduğunu belirtti.
Kuveyt’e ise, Kuveyt Dışişleri Bakanlığı anlaşmayı devlet kurumlarının inşası, güvenlik ve istikrarın pekiştirmesi çabalarında önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirerek, Kuveyt’in Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne verdiği kararlı desteğin altını çizdi.
Uluslararası kuruluşlar
Birleşmiş Milletler’e bağlı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Suriye’deki acil insani ihtiyaçları karşılamak için, özellikle yerinden edilmiş kişilerin ve mültecilerin geri döndüğü bölgelerde, ortaklarıyla çalışmaya devam edeceğini vurguladı.
İslam İşbirliği Teşkilatı ve Dünya İslam Birliği anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Suriye’nin güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne tam desteklerini teyit ettiler, bu gelişmenin ülke genelinde sivil barışı güçlendirmeye, güvenlik ve istikrarı genişletmeye ve hukukun üstünlüğünü pekiştirmeye katkıda bulunacağı umudunu dile getirdiler.