WASHİNGTON (SANA) – ABD merkezli The Hill gazetesi, Suriye’de devrik Esed rejiminin kimyasal saldırılarının mağdurları için adaletin her zamankinden daha yakın olduğunu yazdı.
Gazetenin kimyasal güvenlik uzmanı Gregory D. Koblentz imzalı görüş yazısında, rejimin bir yıldan fazla süre önce devrilmesinin, zehirli maddeleri geliştirenlerden saldırıları planlayan komutanlara ve uygulayan subaylara kadar sorumluların yargılanması için benzeri görülmemiş bir fırsat sunduğu belirtildi.
Koblentz, Esed rejiminin hesap vermesinin yalnızca hukuki bir talep olmadığını, aynı zamanda kimyasal silahların kullanımını reddeden uluslararası normların güçlendirilmesi ve gelecekte bu silahlara başvurulmasının caydırılması açısından zorunlu olduğunu vurguladı.
Yazıda, Kasım ayında Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün yıllık toplantısında Kimyasal Savaş Mağdurlarını Anma Günü’nün anıldığı, bunun Suriye’deki kimyasal saldırı mağdurları ve hayatta kalanların ilk kez ülkeleri içinde resmen onurlandırılması açısından sembolik önem taşıdığı kaydedildi.
Devrik rejimin 13 yıllık savaş sürecinde 340’tan fazla kimyasal saldırı gerçekleştirdiği ifade edilen yazıda, Ağustos 2013’te Doğu Guta’da düzenlenen sarin saldırısının en ölümcül saldırı olduğu, saatler içinde 1100’den fazla sivilin hayatını kaybettiği hatırlatıldı. İnsan hakları örgütlerine göre, kimyasal silahlar nedeniyle en az 1500 kişinin öldüğü, 12 binden fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.
Koblentz, Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın devrik rejim ihlallerini soruşturmak üzere “Ulusal Geçiş Dönemi Adalet Komisyonu”nu kurmasının, Suriye’de adalet sürecinin şekillenmeye başladığını gösterdiğini belirtti. Bu kapsamda kimyasal saldırılarla bağlantılı beş üst düzey hava kuvvetleri subayının tutuklandığı, bazı isimlerin ise Lübnan’a kaçtığı ifade edildi.
Fransa’da Esed ve dört üst düzey yetkili hakkında kimyasal silah kullanımı ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararları çıkarıldığı, Almanya ve İsveç’te de benzer soruşturmaların sürdüğü kaydedildi.
Yazının sonunda ABD’nin, gizliliği kaldırılmış istihbarat bilgilerini paylaşarak ve uluslararası iş birliği mekanizmaları aracılığıyla hesap verebilirlik sürecine katkı sunabileceği belirtilirken, kimyasal suçların cezalandırılmasının sadece mağdurlar için değil, dünya için de güçlü bir caydırıcı mesaj olacağı vurgulandı.
Öte yandan Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, bu ay Güvenlik Konseyi’nde yaptığı açıklamada, ülkesinin devrik rejimden miras kalan kimyasal silah dosyasını tamamen kapatma konusunda kararlı olduğunu ve uluslararası toplumdan destek beklediğini ifade etmişti.