Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, kayıplar meselesinin devlet için insani ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgularken, kayıp yakınları da yıllardır yaşadıkları acıları ve sevdiklerine ulaşma umutlarını anlattı.
Şam (SANA) – Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, kayıp şahısların aranmasının insani ve toplumsal bir sorumluluk olmasının yanı sıra devletin de sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı El-Şara, kayıplar meselesinin devlet açısından ikincil bir konu ya da propaganda aracı olmadığını, aksine devletin üstlendiği ve tüm samimiyetiyle üzerinde çalıştığı bir görev olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı El-Şara, kayıp yakınlarından bazı ailelerle yaptığı görüşmede, “Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Biz, inşallah, sizin hizmetinizdeyiz. Kendimizi bu yola adadık ki insanlara hizmet etmenin bir parçası olabilelim.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı El-Şara sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşın Suriye’de her evin kapısını çaldığını söylüyorduk. Suriye’yi daha önce yöneten devrik rejimin alçaklarının zulmünden hiç kimse kurtulamadı. Sizler ise kuşkusuz geçtiğimiz dönemde en büyük acıyı yaşayanlardansınız. Çünkü evladının akıbetini, ne olursa olsun, bilen birinin durumu, akıbeti bilinmezliğini koruyan birine göre daha kolaydır. Biz bu acıyı hissediyoruz; çünkü bu anları biz de yaşadık ve bizim de kayıp sayıldığımız dönemler oldu.”

Cumhurbaşkanı El-Şara, Allah’ın şartları değiştirdiğini ve insanları yeniden bir araya getirdiğini belirterek, “Allah, bir daha kavuşamayacaklarını düşündükten sonra ayrı düşen iki kişiyi yeniden bir araya getirebilir.” dedi.
El-Şara, annesinin yedi yıl boyunca bir an bile umudunu kaybetmediğini, sonunda Allah’ın ona bu kavuşmayı nasip ettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı El-Şara, “Şüphesiz bu imtihan, Suriyeli kadınların nasıl bir iradeye ve güce sahip olduğunu ortaya koymak içindi. Tüm dünya onlardan ilham aldı ve yaşadıkları acıları onurlandırmak ve insanlara hatırlatmak amacıyla onlara özel bir gün ayırdı.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı El-Şara ayrıca: “Bizim de güç bulabilmek ve Suriye halkının yaşadığı acı ile ıstırabın büyüklüğünü hatırlayabilmek için sesinizi sürekli duymaya ihtiyacımız var. Bu da bizi daha fazla çaba göstermeye ve bu yolda ilerlemeye teşvik ediyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı El-Şara konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum ve içinizin rahat olmasını diliyorum. Meseleniz bizim açımızdan ne ikincil bir konu ne de propaganda meselesidir. Bu, omuzlarımızda taşıdığımız bir görevdir ve inşallah bunun üzerinde tüm samimiyetimizle çalışıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın eşi Latife El-Durubi ise, “Söylemek istediğimiz hiçbir söz, yaşadığınız acı ve ıstırabı tarif etmeye yetmez. Allah’tan sizlere sabır ve güç vermesini diliyorum. Gerçeğe ulaşıncaya kadar yanınızdayız.” ifadelerini kullandı.
Kayıp yakınlarından bazı anneler de yaşadıkları acının ve sıkıntının boyutunu dile getirirken, acılı annelerden biri, “İnsanları aldılar, bize ise numaralar verdiler.” diyerek sekiz şehit annesi olduğunu ve eşinin 14 yıl, 7 ay ve 27 gündür kayıp olduğunu belirtti.
Başka bir anne ise beş şehit annesi olduğunu ve tutukluluktan sağ kurtulduğunu belirterek, aralarında iki kız kardeşi, babası, enişteleri, nişanlısı ve amcalarının çocuklarının da bulunduğu ailesinden yaklaşık 15 kişiyi kaybettiğini söyledi. Aile fertlerinin büyük bölümünün tutuklamalar sırasında kaybolduğunu ifade etti.
Başka bir kadın ise, “O kalbimde hep var olmasına rağmen, varlığını inkar etmek zorunda kalıyordum.” dedi.
“Ben, tamamı kayıp bir ailenin kızıyım.” ifadelerini kullanan kadın, bu çocuklardan en az birinin hayatta olabileceğine dair umut taşıdığı için dokuz çocuğu aradığını belirtti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Suriye’nin sunduğu ve her yıl 19 Aralık’ın “Kayıpları Arayan Kadınları Onurlandırma Günü” ilan edilmesini öngören karar tasarısını oy birliğiyle kabul etmişti.
Suriye, karar tasarısının kabul edilmesini memnuniyetle karşılayarak, bunun kayıp yakınlarını arama sorumluluğunu üstlenen kadınların mücadelesine duyulan takdiri yansıtan bir girişim olduğunu vurguladı.
Açıklamada, söz konusu kadınların gerçeği öğrenme, adaletin sağlanması ve benzer acıların tekrar yaşanmaması yönündeki haklarına bağlı kaldıkları belirtildi.
Ö.E / M.Y / F.H



