Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, İsrail ile güvenlik anlaşmasına ilişkin müzakerelerin yeniden başlamasını beklediklerini ancak önceliğin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu belirtti.
Şam (SANA) – Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, Şam’ın, İsrail ile sonuncunun Suriye topraklarından çekilmesini sağlayacağı umulan bir güvenlik anlaşmasına ilişkin müzakerelerin yakın zamanda yeniden başlamasını beklediğini belirtti.
El-Şeybani, diplomasi kapısının siyasi ilerleme sağlayabilecek her türlü sürece açık kalmaya devam ettiği bir dönemde “tarihi bir fırsatın” değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
El-Şeybani, Reuters’a verdiği röportajda, Şam’ın önceliğinin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu vurgulayarak, bu yönde güven artırıcı adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Açık ilkeler çerçevesinde iletişim sürüyor
El-Şeybani, “Müzakereler, İran-İsrail savaşı sonrasında askıya alındı. Bu süreci tamamlamak için yakın zamanda müzakerelerin yeniden başlamasını umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Şu anda İsrail’e güvenmiyoruz. İlişkiler çerçevesinde iletişim kuruyoruz, ancak şu an güven söz konusu değil.” diyen El-Şeybani, İdlib ilindeki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na geçen salı günü düzenlenen İsrail saldırısının ardından temasların kesildiğini belirtti.
Bakan El-Şeybani, özellikle Suriye’nin güvenliğini sürekli tehdit eden bir tarafla iletişimin gerekli olduğunu vurgulayarak, bu iletişimin sonuç vermemesi halinde Şam’ın böyle bir iletişimi kesinlikle istemediğini belirtti.
Hassas bir diplomatik süreç
El-Şeybani, İsrail’in “güvenliğini sert güç kullanımı yoluyla sağlamayı birçok kez denediğini ancak başarılı olamadığını” belirterek, “Kapı açık ve müzakerelerin yakında yeniden başlayacağına inanıyorum.” dedi.
ABD ile ilgili olarak ise El-Şeybani, Washington’un İsrail’e sürekli baskı yapmaya veya İsrail’i Suriye ile anlaşmaya varmak amacıyla yeniden müzakere masasına dönmeye yönlendirmeye çalıştığını belirtti.
Bu konudaki iyimserlik düzeyiyle ilgili soruya yanıt veren El-Şeybani, “İsrail’e güvenmek çok zor, ancak Suriye’nin çevresiyle ilişkilerinin istikrarlı olmasına yönelik çok yüksek bir hedefimiz var.” dedi.
El-Şeybani, Suriye’nin bugün anlayış, barış ve diplomasi için elini uzattığını ve istikrarlı bir bölge olmak istediğini vurguladı.
Şam’ın, İsrail’in güvenlik endişelerinin dikkate alınması yönündeki talebine karşı bir itirazı olmadığını belirten El-Şeybani, ancak İsrail’in de Suriye’nin güvenlik kaygılarına saygı göstermesi ve egemenliğine riayet etmesi gerektiğini ifade etti.
El-Şeybani, bu kapsamda İsrail’in tekrarlanan saldırılarına, Suriye hava sahasını ihlal etmesine ve ülkenin güneyinde gerçekleştirdiği gözaltı operasyonlarına dikkat çekti.
Güvenlik anlaşmasına ilişkin olarak Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, Suriye ve İsrail taraflarının kağıt üzerinde neredeyse tüm konularda anlaşmaya vardığını belirterek, anlaşmada çok sayıda maddenin bulunduğunu ve bunların başında İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının durdurulması ile iç işlerine müdahale edilmemesinin geldiğini ifade etti.
Her şeyden önce saldırıların durdurulması
El-Şeybani, İsrail’in anlaşmayı tamamlamaktan kaçınmaya çalıştığını belirterek, “Onlarda bir anlaşmaya varmak için gerekli motivasyonu veya gerçek iradeyi görmedik.” dedi.
El-Şeybani, Suriye’nin şu anki önceliğinin “her şeyden önce, hatta güvenlik anlaşmasından bile önce saldırıları durdurmak” olduğunu vurguladı.
Daha sonra barış ve Golan konularının ele alınabileceğini belirten El-Şeybani, “Şu anda bir adım geri attık.” dedi.
ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Thomas Barrack’ın, Washington’un İsrail, Türkiye ve Suriye arasında çatışmayı önleyecek bir mekanizma oluşturmak için çalıştığı yönündeki açıklamalarına ilişkin olarak El-Şeybani, söz konusu mekanizma üzerinde henüz anlaşmaya varılmadığını belirtti.
El-Şeybani bu kapsamda, “yeni Suriye’deki İsrail işgalinin mevcut durumunu kalıcılaştıracak bir mekanizma istemiyoruz. Saldırıları durduracak ve İsrail’in Suriye’den çekilmesiyle sonuçlanacak bir güvenlik anlaşmasına ulaşmamız için uygun ortamı hazırlayacak bir mekanizma istiyoruz.” dedi.
El-Şeybani, Suriye’nin, Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nın Türkiye’ye ait bir üs olmayacağı yönünde İsrail’e mesaj iletmesine rağmen İsrail’in Havaalanına saldırı düzenlediğini belirtti.
El-Şeybani, Suriye’nin askeri eğitim konusunda Türkiye’ye ve Ürdün ile Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu kardeş Arap ülkelerine güvendiğini belirtti.
El-Şeybani, “Türkiye bu alanda Suriye halkını desteklemeye hazır olduğu ve bu yönde girişimde bulunduğu sürece, elbette kendilerine teşekkür edeceğiz ve bu destekten vazgeçmeyeceğiz.” dedi.
El-Şeybani, 20 Ağustos’ta ABD merkezli Axios sitesinin sorularına verdiği yazılı yanıtlarda, “Amerika Birleşik Devletleri’ne, İsrail’in Suriye’ye yönelik niyetlerine güvenmediğimizi; askeri tırmanış ve sahadaki hamleler dahil mevcut İsrail politikasının Suriye’nin ya da bölgenin istikrarına katkı sağlamadığını açıkça ifade ettik.”
Suriye’nin İsrail ile gerginliği azaltacak bir anlaşmaya varmak konusunda hala istekli olduğuna işaret eden El-Şeybani, gerginliği azaltma sorumluluğunun tek bir tarafa ait olamayacağını; İsrail’in de Suriye’ye yönelik politikasını yeniden değerlendirmesi ve askeri operasyonlar ile saldırıları sürdürmenin uzun vadede güvenlik getirmeyeceğini, aksine istikrarsızlığı artıracağını anlaması gerektiğini belirtti.
T.K / M.Y / E.D