Cenevre’de, Suriye’de mayınların temizlenmesine yönelik uluslararası konferans, Suriye Acil Durumlar ve Afet Yönetimi Bakanı Raid el-Salih başkanlığında başladı. Toplantıya ulusal kurumlar ve uluslararası ortaklar katılıyor.
Cenevre (SANA) – İsviçre’nin Cenevre kentinde bugün, Pazartesi günü, Suriye’de mayınların temizlenmesiyle ilgili konferansın çalışmaları başladı.
Konferans, Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Raed El-Salih’in başkanlığında, Cenevre Uluslararası İnsani Mayın Temizleme Merkezi (GICHD) ortaklığıyla ve Avrupa Birliği ile Almanya ve İsviçre’nin desteğiyle düzenleniyor. Etkinliğe ayrıca çok sayıda ulusal kurum, uluslararası ortak ve bağışçı da katılım sağlıyor.
Suriye heyeti, Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı ile Suriye Tarım Bakanlığı temsilcilerinin yanı sıra, Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığına bağlı Suriye Ulusal Mayın Faaliyetleri Merkezi’nden bir dizi uzman, idari personel ve teknik ekipten oluşuyor.
Mayınla mücadeleye ilişkin ihtiyaçlara dair ortak bir anlayışın geliştirilmesi
22–24 Haziran tarihleri arasında devam edecek olan konferans, Suriye’yi bağışçı kurumlar ve uygulayıcı ortaklarla bir araya getiren bir platform sağlamayı amaçlıyor.
Bu sayede, mayınlar ve patlamamış mühimmatla mücadeleye ilişkin ulusal ihtiyaçlar, öncelikler ve kapasiteler konusunda ortak bir anlayışın geliştirilmesine katkı sunulması, koordinasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi, çabaların tekrarının azaltılması ve etkilenen toplulukların yararına somut sonuçların daha hızlı elde edilmesini sağlayacak pratik yolların belirlenmesi hedefleniyor.
En yüksek ulusal öncelik
Konferansın açılışında yaptığı konuşmada Bakan El-Salih, mayınlar ve patlamamış mühimmat dosyasının Suriye hükümeti için en yüksek ulusal öncelik olduğunu vurguladı.
Bunun, canların korunmasıyla doğrudan ilgili olduğunu ve Suriye’nin geleceği, istikrarı ve toparlanmasıyla yakından bağlantılı bulunduğunu belirten Bakan El-Salih, mayınlar ve patlamamış mühimmatla yaygın şekilde kirlenme devam ettiği sürece, mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü, yeniden imar, geçim kaynaklarının yeniden tesis edilmesi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmadan söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti.
El-Salih, “Ulusal toparlanma ve istikrara ilişkin vizyonumuz, basit ve net bir ilkeye dayanıyor: güvenli bir toprak olmadan güvenli bir dönüş olmaz; bu ölümcül tehdit ortadan kaldırılmadan sürdürülebilir bir istikrar sağlanamaz,” dedi.
Bu dosyayla ilgilenmeye başladıklarında büyük zorluklarla karşılaştıklarını belirten El-Salih, yıllar süren savaş ve ihmalin bir sonucu olarak karmaşık bir tablo devraldıklarını ifade etti. Devrik rejimin mayınlar ve savaş kalıntıları dosyasını bir ulusal öncelik olarak ele almadığını ve yaygın kirliliğe ve bunun siviller üzerindeki ağır etkilerine rağmen bu alan için kapsamlı bir ulusal yönetim çerçevesi geliştirmediğini söyledi.
El-Salih, Birleşmiş Milletler kuruluşlarının Suriye’de bu sektörde yürüttüğü çalışmalara da değinerek, önemli çabalar ortaya konulmuş olmasına rağmen bu çalışmaların etkili olmadığını ve Suriye’deki gerçekliğin seviyesine ulaşmadığını ifade etti.
Söz konusu çalışmaların, sektöre yön veren, öncelikleri koordine eden, verileri yöneten ve stratejik yönelimleri belirleyen birleşik bir ulusal referansın yokluğunda yürütüldüğünü belirten El-Salih, bu nedenle, kapsamlı bir ulusal veri tabanının oluşturulamadığını, kirliliğe ilişkin bütüncül haritaların bulunmadığını ve çabalar ile kaynaklarda parçalanmışlık yaşandığını kaydetti.
Ulusal kurumsal yönetime geçiş
Bakan El-Salih, bu sektöre yönelik birleşik bir ulusal referans oluşturulmasına ilişkin stratejik bir karar aldıklarını belirterek, bu kapsamda Suriye Ulusal Mayın Faaliyetleri Merkezi’nin kurulduğunu ifade etti. Söz konusu merkezin, planlama, koordinasyon ve ulusal önceliklerin belirlenmesi süreçlerine liderlik edeceğini ve bu alanda faaliyet gösteren tüm ortaklar için bir odak noktası olacağını söyledi.
El-Salih, merkezin bugün ulusal veri tabanlarının geliştirilmesi, kirlilikten etkilenen bölgelere ilişkin ulusal haritaların hazırlanması, standartlar ve prosedürlerin birleştirilmesi, bilgi yönetim sistemlerinin güçlendirilmesi ve yerel ile uluslararası farklı paydaşlar arasında operasyonların koordinasyonu da dahil olmak üzere entegre bir ulusal sistem inşa etmeye çalıştığını açıkladı.
Henüz yolun başında olduklarını belirten El-Salih, ancak bu alanda kurumsal kapasiteye sahip ulusal kurumlar inşa etmenin, sektörün geleceği için en sürdürülebilir yatırım olduğuna inandıklarını ifade etti.
Kolektif sorumluluk ve çok paydaşlı ortaklıklar
El-Salih, mayınlar ve patlamamış mühimmat dosyasının kolektif bir sorumluluk olduğunu ve çabaların, uzmanlığın ve kaynakların birleştirilmesini gerektirdiğini vurguladı. Suriye’deki kirlilik düzeyinin, tek bir kurumun tek başına başa çıkabileceğinden daha büyük olduğunu ifade etti.
Bu dosyanın, Birleşmiş Milletler’in, uluslararası ve yerel kuruluşların ve hatta çalışma hızını artırabilecek, modern teknolojileri devreye sokabilecek ve operasyonel kapasiteyi genişletebilecek uzmanlığa sahip özel şirketlerin katkısını gerektirdiğini belirtti.
El-Salih, bu tür bir ortaklığın başarısının, birleşik bir ulusal vizyon ve net bir ulusal liderlik gerektirdiğini kaydetti.
El-Salih, mayın faaliyetleri sektörünü geliştirmeye yönelik vizyonlarının; ulusal kapasitenin güçlendirilmesi, tarama ve temizleme operasyonlarının genişletilmesi, bilgi yönetim sistemlerinin geliştirilmesi, modern teknolojilerin benimsenmesi, patlayıcı mühimmat risklerine ilişkin farkındalığın artırılması ve mağdurlar ile hayatta kalanlara destek sağlanması üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı, bakanlığın şeffaflık ilkesine tam bağlılığını vurguladı. Doğru veriler, güvenilir bilgiler ve tüm taraflar arasında açık koordinasyonun, çalışmanın başarısı için temel unsurlar olduğunu ifade etti. Ayrıca, bilgi paylaşım mekanizmalarının geliştirilmesine ve planlama, önceliklerin belirlenmesi ile sonuçların değerlendirilmesi süreçlerinde katılımcı yaklaşımların sürdürülmesine devam edileceğini belirtti.
İnsanlığa, hayata ve istikrara yatırım
El-Salih, mayınla ilgili faaliyetlerin insanlığa, hayata ve istikrara yapılan bir yatırım olduğunu ve insanların yaşamındaki korkunun ortadan kaldırılmasına katkı sağladığını açıkladı. Bu çalışmaların, canların kurtarılmasına, arazi ve hizmetlere yeniden erişimin sağlanmasına ve mülteciler ile yerinden edilmiş kişilerin evlerine geri dönmelerine olanak tanınmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
Ayrıca bu çalışmaların, Suriye hükümetinin uluslararası ortaklarının desteğiyle yürüttüğü “Kamplarsız ve Mayınsız” vizyonunun temel bir unsuru olduğunu, güvenli ve gönüllü geri dönüş için sürdürülebilir çözümler sunmayı ve Suriye’de ekonomik ve sosyal toparlanmayı güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.
Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı, bu konferansın Suriye’yi bu ölümcül mirastan kurtarmaya yönelik ciddi bir adım olmasını ve tüm Suriyeliler için daha güvenli ve istikrarlı bir geleceğin önünü açmasını umduğunu ifade etti.
Ayrıca konferansın düzenlenmesindeki ortaklığı ve desteği için Cenevre Uluslararası Mayın Temizleme Merkezi’ne teşekkür etti; İsviçre, Almanya ve Avrupa Birliği’nin sürekli desteklerini takdirle karşıladığını belirtti. Bunun yanı sıra, Suriye’ye yönelik ortak insani sorumluluk çerçevesinde davete icabet eden tüm ulusal ve uluslararası kuruluşlara, kurumlara, uzmanlara ve katılımcılara da teşekkürlerini iletti.
Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Mayın Eylem Servisi (UNMAS) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ortaklığında ve Japonya Hükümeti’nin finansmanıyla, 14 Mayıs’ta Suriye’deki etkilenen bölgelerde mayınlar ve patlamamış mühimmatın temizlenmesi ile tarımsal altyapının yeniden rehabilitasyonuna yönelik bir projeyi başlatmıştı.
M.Y