Orta Doğu’da kalıcı barış için diplomasi ve diyalog çağrılarının öne çıktığı BM oturumunda, Suriye’nin toparlanma sürecine destek verilmesi ve egemenliğine saygı gösterilmesi yönünde güçlü mesajlar verildi.
New York (SANA) – Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, dün Çarşamba “Orta Doğu’da Siyasi Çözümleri İleri Taşımak: Kalıcı Barış İçin Arabuluculuk ve Diyalog” başlıklı üst düzey bir oturum düzenledi.
Toplantıda, diplomatik diyalog yoluyla bölgesel krizlerin yatıştırılmasının ve uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde görüşlerin yakınlaştırılmasının önemi vurgulandı. Ayrıca Suriye’nin istikrarının desteklenmesi, toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve İsrail’in ihlallerinin reddedilmesi üzerinde duruldu.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, oturumda Lübnan, Gazze ve Körfez’deki gerginliklerin derhal durdurulmasının acil bir ihtiyaç olduğunu belirtti ve Filistin’de kalıcı barış için tek yolun iki devletli çözüm olduğunu vurguladı.
Guterres, Orta Doğu’nun “giderek daha fazla krize sürüklendiğini” belirterek, bu durumun siyasi gerilimler, göç, ticaret yollarının aksaması ile gıda ve yakıt fiyatlarındaki artış yoluyla tüm dünyayı etkileyebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, son gelişmelerin “tam ölçekli bir çatışmanın yeniden başlamasına” yol açabileceği konusunda endişelerini dile getirdi; bu ifade, ABD-İsrail-İran savaşına atıfta bulundu.
Toplantıda, katılımcı ülkelerin temsilcileri diplomasinin, uluslararası hukuka saygının, çatışmaların yayılmasının önlenmesinin, uluslararası deniz yollarının korunmasının ve krizlerin kökenine inilmesinin önemine ilişkin görüşlerini paylaştı. Oturum, diyalogun en iyi ve son çare olduğu konusunda uzlaşı sağladığını ve siyasi çözümler bulunamaması durumunda bölgenin daha fazla şiddet ve istikrarsızlıkla karşı karşıya kalacağını ortaya koydu.
Suriye’nin istikrarına destek
Suriye konusuna ilişkin olarak, birçok ülke temsilcisi Suriye’ye desteğin sürdürülmesi, istikrarının ve toparlanmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Temsilciler, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile İsrail’in tekrar eden ihlallerinin reddedilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu bağlamda Guterres, bölgede yaşanacak herhangi bir tırmanmanın doğrudan Suriye’yi etkileyeceğini belirtti ve 13 yıllık şiddet sonrasında Suriye halkının barış yolunda adım attığını ifade etti. Guterres, BM Güvenlik Konseyi üyelerinin altı ay önce Şam’a yaptığı ziyaret sırasında geçiş sürecine ilişkin ihtiyaçları gözlemlediklerini, bunlar arasında hukukun üstünlüğü, geçiş adaleti, toplumsal bileşenler arası diyalog ve yeniden imar çalışmalarının yer aldığını kaydetti.
Genel Sekreter, BM’nin Suriye’deki rolünün güçlendirilmesinin bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için gerekli olduğunu belirterek, barışın sağlanmasının Suriye egemenliğine saygı gösterilmesini ve güç kullanımı veya bölgedeki istikrarsızlığın genişlemesi nedeniyle elde edilen ilerlemenin tehlikeye atılmamasını gerektirdiğini vurguladı. Ayrıca, uluslararası desteğin sürdürülmesinin ve BM çabalarının güçlendirilmesinin önemini yeniden dile getirdi.
Pakistan’ın BM Daimi Temsilcisi Asım İftikhar Ahmed, “Suriye, yeni liderliği ve cesur kararlarıyla işgal altında olmasına rağmen istikrara doğru ilerliyor” dedi.
Panama’nın BM Daimi Temsilcisi, ise Suriye devlet kurumlarına desteğin sürdürülmesi ve ulusal uzlaşının ilerletilmesinin önemini vurguladı.
Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont, Suriye’nin barışı sağlamak için tam desteği hak ettiğini belirtti.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, İsrail’e Suriye egemenliğine saygı göstermesi, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na uyması ve ilgili BM kararlarını yerine getirmesi çağrısında bulundu.
İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi James Kariuki, Suriye’de yeniden imar ve istikrar alanında kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını, ancak İsrail’in güney Suriye’deki ihlallerinin bu ilerlemeyi tehdit ettiğini vurguladı.
Kariuki, kapsamlı bir siyasi geçişi desteklemek için BM-Suriye işbirliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.
Çin’in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Fu Cong, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nin işgal altında olduğunu ve İsrail’in bu bölgeden derhal çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Somali’nin BM geçici temsilcisi Muhammed Rabie Yusuf, İsrail’in Suriye topraklarından derhal ve koşulsuz çekilmesi gerektiğini belirtti.
Yunanistan’ın BM Daimi Temsilcisi Agalia Balta, ülkesinin vizyonunu, Suriye’nin egemen ve toprak bütünlüğü güvence altına alınmış şekilde birleşik bir ülke olarak kalması ve tüm Suriyelilerin geleceklerine katılımı üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Suriye yeni bir aşamaya doğru
ABD’nin BM Temsilcisi Jennifer Locetta, ülkesinin Suriye’de barış ve istikrarı destekleme taahhüdünü yineleyerek, Suriye’nin terörle mücadele, uyuşturucu kaçakçılığı, kimyasal silahların tasfiyesi ve uluslararası toplumla entegrasyonu içeren yeni bir aşamaya doğru ilerlediğini belirtti.
Arap ülkeleri adına Suudi Arabistan’ın BM temsilcisi Abdulaziz El-Vasıl, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik tekrarlayan ihlallerini kınadı ve bunları Suriye’nin egemenliğine ve bölgesel bütünlüğüne açık bir saldırı olarak nitelendirdi.
El-Vasıl, bu ihlallerin BM Şartı’na ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölge güvenliği ile istikrarını tehdit ettiğini vurguladı. İsrail’e, Ayrılma Anlaşması’na uyması ve işgal altındaki Suriye topraklarından derhal ve koşulsuz çekilmesi çağrısında bulundu.
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olbi ise oturumda, Yeni Suriye, dış ilişkilerinde yıkıcı kutuplaşma ve ittifaklar politikasından uzak, tüm dünya ülkeleriyle en iyi ilişkileri inşa etmek için diyalog ve işbirliğine dayalı, dengeli ve merkezî bir yaklaşım benimsemiş olmaktan gurur duymaktadır. Olbi, Suriye’nin deneyimi, konumu ve ilişkileri sayesinde bölgesel istikrara katkı sağlayabilecek ve uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde olumlu rol oynayabileceğini ifade etti.
Ö.E