Suriye, devrik rejim döneminde işlenen savaş suçlarına ilişkin soruşturmalarda İsveç ve Avrupa ile İşbirliğine hazır olduğunu açıkladı.
Stockholm (SANA) – Suriye makamları, Beşşar Esed döneminde işlenen savaş suçları ve ihlallerin soruşturulması konusunda İsveç ve diğer Avrupa ülkeleriyle işbirliğine hazır olduklarını açıklayarak, bu suçlara karışanların yargılanmasını desteklemek amacıyla gerekli belge, tanıklık ve delilleri sağlamaya hazır olduklarını vurguladı.
Bu açıklama, aralarında İsveç’in de bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinin, suçun işlendiği yerden bağımsız olarak ağır suçların faillerinin yargılanmasına imkân tanıyan “evrensel yargı yetkisi” ilkesi kapsamında Esad döneminde işlenen savaş suçlarına ilişkin soruşturmalarını sürdürdüğü bir dönemde geldi.
Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin El-Baba, İsveç Devlet Radyosu’na yaptığı açıklamada, Suriye makamlarının ülke içinde delil toplamak isteyen Avrupalı soruşturmacılara gerekli kolaylıkları sağlamaya hazır olduğunu söyledi.
El-Baba, Şam’ın belgeler, tanıklar, suç mahalleri ve Suriye devrimi yıllarında işlenen ihlallerle suçlanan kişilerin yargılanmasına katkı sağlayabilecek diğer bilgilere erişim imkânı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Devrik rejimin güvenlik ve askeri arşivi korunuyor
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, devrik rejime bağlı güvenlik kurumları ve askeri birliklere ait arşivlerin büyük bölümünün hâlen mevcut ve koruma altında olduğunu belirterek, aralarında eski subaylar ve devrik rejim kurumlarında görev yapmış yetkililerin de bulunduğu yaklaşık bin kişinin yer aldığı bir arananlar listesinin yakında yayımlanacağını açıkladı.
Söz konusu arşiv, içerdiği belgeler, emirler ve kayıtlar nedeniyle soruşturmacılar ve insan hakları kuruluşları açısından büyük önem taşıyor. Bu materyallerin ihlallerin belgelenmesine, bireysel ve kurumsal sorumlulukların belirlenmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Güvenlik ve askeri arşivlere erişim imkânı, özellikle Esad rejiminin Suriye devrimi boyunca uluslararası soruşturmacıların olay yerlerine ve resmi belgelere erişimini kısıtlaması nedeniyle yaşanan zorluklar göz önüne alındığında, Suriye’de geçiş dönemi adaleti sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Avrupa’daki soruşturmalar sürüyor
İsveç medyasında yer alan çeşitli haberlerde, devrik rejimin askeri kurumları veya ona bağlı silahlı gruplarla geçmişte bağlantısı bulunan bazı kişilerin İsveç’te yaşadığı belirtildi.
İsveç Devlet Radyosu’nun aktardığına göre, yürütülen gazetecilik araştırmaları, devrik Esad rejiminin askeri veya güvenlik yapılanmasının parçası olan 15 kişinin halen ülkede bulunduğunu ortaya koydu.
İsveç makamları, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara karışanların hesap vermesini sağlamak amacıyla birçok Avrupa ülkesiyle birlikte yıllardır Suriye’de işlenen suçlara ilişkin delil toplama çalışmalarını sürdürüyor.
İsveç’in savaş suçları konusunda uzman savcısı Reena Devgun, bazı suçların niteliği gereği nerede işlenmiş olursa olsun yargılamaya tabi tutulabileceğini belirtti.
Devgun, bu davaların amacının Avrupa ülkelerinin ağır ihlallerle suçlanan kişiler için güvenli sığınak hâline gelmesini önlemek ve çatışma bölgelerinden kaçmak zorunda kalan mağdur ve hayatta kalanları korumak olduğunu ifade etti.
Adalet ve hesap verebilirlik sürecine destek
Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar, son yıllarda Avrupa yargı kurumlarının en fazla önem verdiği konular arasında yer alıyor. Almanya, Fransa ve İsveç gibi ülkelerde devrik rejim döneminde Suriye halkına karşı suç işlemekle itham edilen kişilere yönelik çeşitli davalar görüldü.
İsveç Devlet Radyosu’na göre insan hakları savunucuları, yeni Suriye yönetimi ile Avrupa ülkeleri arasında kurulabilecek işbirliğinin soruşturmaları hızlandıracağını, delil ve tanıklara erişimi kolaylaştıracağını, böylece hakikatin ortaya çıkarılması ve mağdurlar için adaletin sağlanmasına katkıda bulunacağını umut ediyor
Bu adım ayrıca, Suriye makamlarının ihlallerin belgelenmesi ve sorumluların hesap vermesini amaçlayan uluslararası girişimlerle iş birliğine yöneldiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Söz konusu yaklaşım, uzun yıllar süren çatışmaların mirasını ele alma, ülkede adalet ve hukukun üstünlüğünün temellerini güçlendirme yönündeki daha geniş çabaların bir parçası olarak görülüyor.
N.W.A / R.Y