NEW YORK (SANA) – BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Olabi, Suriye’nin topraklarını ve haklarını geri alma konusunda asla pazarlık yapmayacağını vurgulayarak, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki yasa dışı işgalinin yol açtığı zararların tespit edilmesi ve değerlendirilmesi için gerekli ve acil adımları atmaya devam edeceklerini söyledi.
İbrahim Olabi BM Güvenlik Konseyi’nde Ortadoğu’daki son gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen bir oturumda, İsrail’in güvenlik görüşmelerine katılımı Suriye halkının haklarından bir taviz olarak görmesi halinde bunun tam bir yanılgı olduğunu ifade etti.
Olabi, konuşmasında hem daimi temsilci hem de olayların doğrudan tanığı olarak hitap ettiğini belirterek, ayın 10’unda BM Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ile birlikte Suriye’nin güneyindeki ayrıştırma bölgesini ziyaret ettiğini söyledi. Bu ziyaret kapsamında Kuneytra ilinden Suriyeli sivillerle bir araya geldiklerini aktaran Olabi, İsrail işgali tarafından çocukları kaçırılan ailelerin yaşadığı acıları dinlediklerini ve tarım arazileri ile meyve ağaçlarının İsrail buldozerleri tarafından tahrip edilmesi nedeniyle çiftçilerin uğradığı kayıplara tanık olduklarını dile getirdi.
Olabi, Suriyeli kadınların kendilerine, ömür boyu yaşadıkları evlerin yıkıldığını ve bu alanlara İsrail İşgal güçleri tarafından askeri tahkimatlar ile toprak setler inşa edildiğini anlattığını aktardı. Ayrıca sivillerin geçimlerini sağlamaya çalışırken işgal güçleri tarafından hedef alınmaya devam edildiğine dair çok sayıda tanıklık dinlediklerini belirten Olabi, tüm bunların asılsız güvenlik gerekçeleri altında gerçekleştirildiğini vurguladı.
Bu tanıklıkları Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya aktarma sözü verdiklerini ifade eden Olabi, İsrail’in askeri kontrol noktaları kurarak bölgeyi parçaladığını, hareket özgürlüğünü felç ettiğini, sivilleri sindirdiğini ve çok sayıda Suriyeliyi gözaltına alarak zorla kaybettiğini kaydetti.
Olabi, son günlerde İsrail uçaklarının Suriye toprakları ve ormanları üzerine defalarca kimliği belirsiz kimyasal maddeler püskürttüğünü belirterek, “Sözde güvenlik kaygıları ağaçlardan, meralardan ve hayvanlardan mı kaynaklanıyor?” sorusunu yöneltti. Suriye halkının onuru ve geçim kaynaklarının, yaşam kadar değerli olduğunu vurguladı.
Suriye’nin, İsrail’in güney Suriye’deki gayrimeşru varlığının neden olduğu insani ve maddi zararları belgelemek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Olabi, bu belgelerin ileride hukuki hesap verebilirlik ve tazminat talepleri için kullanılacağını ifade etti.
Bu kapsamda Olabi, İsrail işgal güçlerinin 8 Aralık 2024’ten bu yana ayrıştırma bölgesindeki yasa dışı varlığına son verilmesi çağrısını yineledi. Güvenlik Konseyi’nin kabul ettiği 2018 sayılı kararın, kısa olmasına rağmen 338 sayılı karar ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması başta olmak üzere yerleşik uluslararası referansları koruduğunu hatırlattı.
Ayrıca ayrıştırma bölgesinde görev yapan UNDOF (BM Ayrıştırma Gözlem Gücü) ile Golan Gözlemcilerinin İsrail ihlallerini tarafsız bir şekilde raporlamadaki hayati rolüne dikkat çeken Olabi, bu görevlilerle bizzat görüştüğünü söyledi.
Suriye’nin ABD arabuluculuğunda İsrail ile doğrudan güvenlik görüşmelerine yapıcı bir şekilde katıldığını belirten Olabi, buna rağmen İsrail’in Suriyeliler arasında fitne çıkarmaya yönelik yıkıcı bir rol oynamaya çalıştığını dile getirdi. Ancak Suriye halkının bu sahte sloganların farkında olduğunu vurgulayan Olabi, İsrail’in Beyt Cin’de gerçekleştirdiği saldırıda hayatını kaybeden 13 kişi için Dürzi toplumunun ileri gelenlerinin gerçekleştirdiği taziye ziyaretlerini, Suriyeliler arasındaki birlik ve dayanışmanın açık bir göstergesi olarak nitelendirdi.
Olabi ayrıca, uzun yıllar sonra Suriye’ye dönen Amerikalı Suriyeli Yahudilerin, ülkeye yönelik yaptırımların kaldırılması yönünde en güçlü savunucular arasında yer aldığını ve İsrail’in yaptırımların sürdürülmesi yönündeki taleplerine karşı Suriye devletinin yanında durduklarını belirtti. Bu süreçte Suriye iradesinin galip geldiğini ifade etti.
Ayrıştırma hattı ve 1974 Anlaşması ile oluşturulan bölgenin, Suriye ile işgal altındaki Golan arasında bir coğrafi hat olduğunu vurgulayan Olabi, bunun İsrail ile bir sınır teşkil etmediğini söyledi. Golan meselesinin bir egemenlik ihtilafı olmadığını belirten Olabi, “Golan Suriyedir; askeri kontrol egemenlik anlamına gelmez.” dedi. İsrail’in sınırlar, güvenlik duvarları ve sözde tehditlere dair hayali anlayışlarının ne coğrafyada ne de siyasette gerçekçi olmadığını ifade etti.
Konuşmasının sonunda Olabi, Suriye’nin anlaşmazlıkların çözümünde barışçıl yolları tercih etmekte kararlı olduğunu vurgulayarak, diplomasiye açık olmanın veya itidal göstermenin asla bir taviz ya da zayıflık olarak yorumlanamayacağını söyledi. İsrail’in güvenlik görüşmelerini Suriye halkının haklarından vazgeçme olarak görmesi halinde bunun kesin bir yanılgı olacağını yineledi.