BRÜKSEL (SANA) – Avrupa Birliği, Suriye’deki devrik rejimin kimyasal silah kullanımını uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirerek, bu eylemlerin savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilebileceğini teyit etti.
Avrupa Birliği Sözcüsü Enver El-Anuni, yaptığı açıklamada, Kimyasal Silahların Yasaklanması Organizasyonu’nun (KSYO) 22 Ocak’ta yayımladığı rapora atıfta bulunarak, devrik rejimin 1 Ekim 2016 tarihinde Hama kırsalındaki Kafr Zita beldesinde gerçekleştirilen kimyasal saldırıdan sorumlu tutulduğunu belirtti. Raporda, bir askeri helikopterin Kafr Zita’daki Vadi El-Anz bölgesine klor gazı içeren bir tüp bıraktığına dair makul gerekçelere ulaşıldığı, saldırı sonucu isimleri tespit edilen 35 kişinin yaralandığı ve onlarca kişinin de etkilendiği ifade edildi.
Suriye Hükümetinin Olumlu Rolü Memnuniyetle Karşılandı
Açıklamada, Suriye hükümetinin KSYO soruşturmalarının kolaylaştırılmasındaki olumlu rolünün memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, organizasyonun profesyonel raporlarının kimyasal silah kullanımındaki cezasızlığa son verilmesine yönelik çabalara katkı sağladığı vurgulandı.
Avrupa Birliği, kimyasal silahların geliştirilmesi ve kullanımıyla bağlantılı rolleri nedeniyle devrik rejime mensup yetkililer ve bilim insanlarına karşı kısıtlayıcı tedbirler uyguladığını hatırlatarak, gerektiğinde ilave önlemler almayı değerlendirmeye hazır olduklarını bildirdi.
Avrupa Birliği ayrıca, bu ağır suçlardan sorumlu kişilerin Suriye içinde ya da dışında tam anlamıyla hesap vermelerini sağlamak amacıyla KSYO’ye siyasi ve mali destek vermeyi sürdüreceğini yineledi.
Devrik Rejim, Anlaşmalara Rağmen Suç İşlemeyi Sürdürdü
Kimyasal Silahlar Sözleşmesi, rejimin kimyasal silahlarını imha etmeyi kabul etmesinden yaklaşık bir ay sonra, 14 Ekim 2013’te Suriye’de yürürlüğe girdi. Bu adım, devrik rejimin aynı yılın Ağustos ayında Doğu Guta’da sarin gazı kullanarak düzenlediği ve çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 1500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği kimyasal saldırının ardından atıldı.
KSYO’nin Ocak 2016’da, devrik rejimin beyan ettiği kimyasal silah stoklarının büyük bölümünün imha edildiğini açıklamasına rağmen, devrik rejimin bu silahları üretmeye ve kullanmaya devam etmesi şüpheleri ortadan kaldırmadı. Özellikle Nisan 2018’de Duma’da düzenlenen ve onlarca sivilin hayatını kaybettiği saldırı buna örnek gösterildi. Organizasyon ayrıca raporlarında, devrik rejimin kimyasal silah üretiminde kullanılan malzemeleri ithal ettiğini ve denetim misyonlarının birçok bölgeye erişimini engellediğini doğruladı.
21 Nisan 2021’de KSYO’ye üye devletler, organizasyonun, devrik rejimin 2017’de Hama’nın El-Lataminah beldesinde ve Şubat 2018’de İdlib’in Sarakib kentinde kimyasal silah kullandığını kanıtlamasının ardından, Suriye’nin oy hakkı dâhil olmak üzere örgüt içindeki tüm haklarını askıya aldı.
20 Kasım 2025’te Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, KSYO nezdindeki daimi misyonunu yeniden faaliyete geçirdi. 8 Şubat’ta ise Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara ile Dışişleri Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, Şam’da OPCW Genel Direktörü Fernando González başkanlığındaki bir heyeti kabul etti. González, ziyaretin, devrik rejimin 11 yıl boyunca dayattığı engellerin ardından “Yeni Bir Başlangıç” anlamı taşıdığını ifade etti.