DOHA (SANA) – Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad El-Şeybani, devrimin zaferinin ardından geçen bir yıl içinde elde edilen kazanımların Suriyelilere yeniden özgüven kazandırdığını, bu halkın geçmişi aşma ve geleceğe büyük bir özgüven ve kararlı bir iradeyle ilerleme kapasitesine dair dünyaya net bir görüntü sunduğunu belirtti. El-Şeybani, 8 Aralık 2024 sonrası Suriye’nin, Suriye halkının irade ve azmiyle şekillenen gerçek bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunu ifade etti.
El-Şeybani’nin açıklamaları Doha Forumu 2025 kapsamında düzenlenen bir panel oturumunda yapıldı. Oturuma Katar Dışişleri Devlet Bakanı Dr. Muhammed bin Abdulaziz El-Huleyfi, Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack katıldı. Oturumun başlığı “Bir Yıl Sonra Yeni Suriye: Kaydedilen İlerleme, Fırsatlar ve Zorluklar” oldu.
El-Şeybani, geçen yılın en önemli başarısının, Devrik rejimin karaladığı Suriye halkının özgüveninin yeniden kazanılması olduğunu vurguladı. Bugün Suriyelilerin kendilerine tüm alanlarda büyük bir güvenle baktığını dile getirdi.
Her samimi hükümetin sınırlı imkânlara rağmen çok şey başarabileceğini belirten El-Şeybani, elde edilen başarıların halkın desteği ve dost ülkelerin Suriye’nin yanında durmasıyla mümkün olduğunu, önümüzdeki dönemin daha fazla dinamizm ve geleceğe güçlü bir yönelimle şekilleneceğini ifade etti.
Bakan El-Şeybani, yaşam ve ekonomik koşulların özellikle “Sezar Yasası” yaptırımlarının etkileri nedeniyle hâlen zorluklarla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Dış Politika ve Uluslararası İlişkiler
El-Şeybani, Suriye’nin Devrik rejimin politikaları sonucu bölge ülkeleri ve Batı ile sorunlu ilişkiler devraldığını, ancak mevcut hükümetin herkesle sakin ve dengeli ilişkilere dayalı bir dış politika inşa etmeye çalıştığını söyledi. Suriye’nin siyasi ve ekonomik iş birliklerine açık olduğunu belirtti.
Geçen yılda Suriye hükümetinin yüksek düzeyde olgunluk, akılcılık ve diplomasi sergilediğini ifade eden El-Şeybani, bir yıl içinde Suriye deneyiminin daha akılcı ve diplomatik bir çizgide ilerlediğini, Arap, yabancı ve Avrupalı ülkelerden geniş destek topladığını vurguladı. Uluslararası toplumun Suriye’nin bu sürecine destek verdiğini, bunun son örneklerinden birinin Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu yeniden teyit eden oylama olduğunu; bu yıl Suriye’nin tezine destek veren ülke sayısının 25’i aştığını söyledi.
İmar sürecine ilişkin değerlendirmesinde El-Şeybani, bugün Suriye’nin geniş yatırım fırsatlarıyla yeniden inşa ve ekonomik kalkınmaya odaklandığını, sanayinin son aylarda Arap ve yabancı şirketlerle ortaklık içinde yeniden çalışmaya başladığını belirtti. 2026 yılının hizmet ve ekonomi alanlarına daha yoğun odaklanılacak bir yıl olacağını söyledi.
Bakan El-Şeybani, Suriye’nin bir yıl içinde köklü bir dönüşüm yaşadığını, tehdit kaynağı olarak resmedilen bir ülkeden ilham ve başarı modeli hâline geldiğini aktardı. Uluslararası toplumun artık Suriye ile etkin bir ortak olarak ilişki kurduğunu, Suriye halkının da geleceğe umut ve güvenle baktığını ifade etti.
İsrail Başlığı
İsrail’in Suriye’ye yönelik politikalarına ilişkin El-Şeybani, mevcut en büyük zorluklardan birinin İsrail’in istikrarsızlık yaratma girişimleri olduğunu söyledi. Kırmızı çizginin, İsrail’in işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi olduğunu vurguladı.
8 Aralık sonrasında İsrail’in Suriye’nin yeni bölgelerini işgal ettiği bir durumda herhangi bir güvenlik anlaşmasının mümkün olmadığını belirten El-Şeybani, her güvenlik anlaşmasının adil, dengeli ve iki tarafın güvenlik kaygılarını gözeten bir çerçevede olması gerektiğini ifade etti. Şam’ın 1974 Anlaşması’na ve mevcut ABD aracılı süreçlere bağlı olduğunu da dile getirdi.
El-Şeybani, İsrail’in Suriye’nin iç işlerine müdahale etmemesi, bazı grupları harekete geçirmeye veya toplumsal bölünmeleri körüklemeye çalışmaması gerektiğini, bu tür politikaların gelecekte İsrail’e olumsuz şekilde geri döneceği uyarısında bulundu.
Açıklamalarını sonlandırırken El-Şeybani, Suriye halkının devletin gerçek sermayesi olduğunu, hükümetin bu halkın içinden çıktığını ve halkın acılarını yaşadığını söyledi. Siyasi özgürlük ve katılımın artık yeni bir gerçeklik olduğunu, Suriye’nin modern bir devlet inşası yolunda emin adımlarla ilerlediğini ifade etti.
Katar: Suriye ile angajmanımız en güçlü seviyesinde
Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdulaziz El-Huleyfi, Katar’ın son on dört yıl boyunca Suriye halkına yönelik tutumunda son derece ciddi davrandığını ve bu pozisyonunu değiştirmediğini belirtti. Bunun, Suriyelilerin tüm haklarını geri alacağı, egemen ve müreffeh bir devlet kuracağı doğru yol olduğuna inandıkları için olduğunu söyledi.
El-Huleyfi, son on iki ayda Katar-Suriye ortaklığının en güçlü seviyesine ulaştığını, mali sektör, enerji ve uluslararası alanda yoğun bir angajmanın sürdüğünü belirtti. Katar’ın, Suriye davasını uluslararası platformlarda desteklemeye devam ettiğini, mevcut bölgesel gelişmelerin bu yaklaşımı güçlendirdiğini ifade etti.
Katar’ın stratejisinin Suriyeli kardeşlerle doğrudan angajmanın sürdürülmesi üzerine kurulduğunu, geçen yıl özellikle maliye, enerji ve havacılık gibi temel altyapı alanlarına yoğunlaşıldığını söyledi. Suriye hükümetinin yabancı yatırımcılara açılmasının ülkenin geleceğini güçlendirdiğini ve Suriye’yi uluslararası arenada benzersiz bir konuma taşıdığını kaydetti.
El-Halifi, Suriye’nin ve halkının güvenliğinin korunmasının önemini vurgularken, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu ve durması gerektiğini belirtti. Uluslararası toplumu daha fazla tırmanmayı engellemek için sorumluluk üstlenmeye çağırdı.
Norveç: Yeni Suriye hükümetine destek şart
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, yeni Suriye hükümetinin kapsamlı bir iç süreç başlatabilmesi için uluslararası toplumun tam desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Suriye’nin başarısının tamamen Suriyelilere ait olması gerektiğini vurguladı.
Eide, erken aşamalardan itibaren uluslararası bir mutabakatın, yeni hükümetin geçmiş hataları miras almaması gerektiği yönünde olduğunu belirtti.
Miras alınan yaptırımların ele alınmasının ve Suriye ekonomisinin erken toparlanmasının barışa giden temel adımlardan biri olduğunu ifade etti.
Suriye halkının yeni hükümetine enerji, geçiş dönemi adaleti ve altyapı alanlarındaki projeleri hayata geçirme konusunda güvendiğini belirten Eide, iç dinamiklere odaklanmanın bölgenin jeopolitik istikrarını güçlendirecek en doğru yaklaşım olduğunu vurguladı.
Barrack: Washington, Suriye’ye kendi yolunu belirleme fırsatı veriyor
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Başkan Donald Trump liderliğindeki ABD yönetiminin önceki yaklaşımlardan farklı olarak Suriye’ye dış müdahaleden uzak şekilde kendi yolunu belirleme fırsatı verdiğini söyledi. Başkan Trump ve Dışişleri Bakanı Rubio’nun yaptırımların kaldırılması ve yeni Suriye hükümetine destek verilmesi gerektiği yönünde net tavır sergilediğini ifade etti.
Doha Forumu’nun 23. Oturumu başladı
Doha’da başlayan 23. Doha Forumu “Adaletin Tesisi: Vaatlerden Somut Gerçekliğe” sloganıyla iki gün boyunca devam edecek foruma, 150’den fazla ülkeden devlet başkanları, bakanlar, uluslararası uzmanlar ve üst düzey temsilciler geniş katılım sağlıyor.