Çekya’da hızlı tren hattı güzergahında yapılan kazılarda, Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar uzanan 1000’den fazla tarihi eser ortaya çıkarıldı.
Prag (SANA) – Çekya’daki Olomouc Arkeoloji Merkezi (Archaeological Center Olomouc), bölgede yapılması planlanan hızlı tren hattı öncesinde gerçekleştirilen kazılarda, Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar uzanan dönemlere ait 1000’den fazla nadir eserin keşfedildiğini açıkladı.
Hızlı Tren Güzergahında Tarihi Eser Ortaya Çıkarıldı
ABD merkezli Fox News’in iki gün önce aktardığına göre, keşifler Hana Nehri vadisinde Nězamyšlice ve Kojetín kasabaları arasında yaklaşık üç çeyrek mil uzunluğundaki bir güzergah boyunca yapıldı. Kazı çalışmaları Nisan ile Ekim 2025 arasında gerçekleştirildi.
Tunç Çağı’ndan Roma Dönemine Uzanan Arkeolojik İzler
Sonuçlar, alanın birden fazla arkeolojik kültüre ait kalıntılar içerdiğini ortaya koydu. Bunlar arasında Tunç Çağı’na ait Věteřov ve Urnfield kültürleri ile Demir Çağı’na ait La Tène kültürüne ilişkin izler yer alıyor. Ayrıca ahşap yerleşim yapıları ve kısmen korunmuş insan mezarları da tespit edildi.
Araştırmacılar ayrıca mezarlar ve çeşitli arkeolojik buluntulara ulaştı. Bunlar arasında bronz balta, iğne, bilezik ve bıçak gibi aletler yer alırken; taş kalıplar ve eritme araçlarına ait kalıntılar da bulundu. Bu bulgular, söz konusu dönemde metal üretimine yönelik uzmanlaşmış bir atölyenin varlığına işaret ediyor.
Nadir Roma Aleti ve Metal İşleme Atölyesi Bulguları Dikkat Çekti
Avrupa’nın merkezinde nadir bir keşif olarak, “çekme plakası” (draw plate) olarak bilinen bir Roma dönemi aleti bulundu. Bu aletin metal tellerin çekilmesinde ve şekillendirilmesinde kullanıldığı, ayrıca zırh üretimiyle ilişkili olabileceği düşünülüyor.
Araştırmacılar, özelliklerini belirlemek için eserin ayrıntılı laboratuvar analizlerine tabi tutulacağını bildirdi.
Tüm buluntuların ileri inceleme, analiz ve bilimsel koruma süreçlerinden geçirileceği, sonuçların ise önümüzdeki dönemde aşamalı olarak yayımlanacağı belirtildi.
Bu çalışmaların, bölgedeki insan yerleşim tarihinin daha iyi anlaşılmasına önemli katkı sağlaması bekleniyor.
M.Y