Gazze’de sivil savunma ekipleri, yaklaşık üç yıl önce İsrail’in yıktığı binaların enkazı altında kalan yüzlerce Filistinlinin cenaze ve naaş kalıntılarına ulaşmaya çalışıyor.
Gazze (SANA) – Yaklaşık üç yıldır üst üste yığılı duran beton blokların arasında tek bir ekskavatör, 05 Eylül Cumartesi günü Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda bulunan El-Mühendisin Kulesi’nin enkazını kaldırmaya başladı. Çalışmalarda, İsrail saldırısının binayı sakinleri ile buraya sığınan yerinden edilmiş kişilerin üzerine yıkmasının ardından kaybolan yaklaşık 150 Filistinlinin cenaze ve naaş kalıntıları aranıyor.
Cumartesi günü kulenin enkazında başlatılan arama çalışmaları, Filistin Sivil Savunma Teşkilatının, İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlayan savaş boyunca yıktığı binaların enkazı altında kalan yüzlerce kayıp kişinin cenazesine ulaşmaya yönelik çabalarının bir parçasını oluşturuyor.
Arama çalışmaları sınırlı ve yetersiz imkânlarla yürütülüyor. Ekipler, 6 katlı ve 24 daireden oluşan, 31 Ekim 2023’te sakinlerinin üzerine yıkılan kulenin enkazını kaldırmak için yalnızca bir ekskavatör kullanıyor.
Çalışmalar, Sivil Savunma Teşkilatının İsrail’in yıktığı binaların enkazı altında kalan kayıp kişilerin naaş kalıntılarını çıkarmak amacıyla 19 Temmuz’da başlattığı “Şehitlerin Cenazelerini Geri Alma” projesinin ikinci aşaması kapsamında yürütülüyor.
Cenazeleri çıkarma çalışmaları başladı
Filistin Sivil Savunma Teşkilatı Sözcüsü Mahmud Basal, Cumartesi günü daha önce yaptığı açıklamada, Nusayrat Mülteci Kampı’nın kuzeyindeki 20. Cadde çevresinde bulunan El-Mühendisin Kulesi’nin enkazı altında kalan yaklaşık 150 kayıp kişinin cenaze ve naaş kalıntılarına yönelik arama ve çıkarma çalışmalarının başladığını duyurdu.
Anadolu Ajansının aktardığına göre Basal, ajansa yaptığı açıklamada, kulenin savaş sırasında “önceden herhangi bir bildirim veya uyarı yapılmadan” İsrail tarafından bombalandığını söyledi.
Kulede o sırada 350’den fazla vatandaş ve yerinden edilmiş kişinin barındığını belirten Basal, Sivil Savunma ekiplerinin savaşın başlangıcından bu yana bölgeden yaklaşık 160 cenaze çıkardığını bildirdi. Basal, geride kalanların naaş kalıntılarının aranmasının ne kadar süreceğine ilişkin bilgi vermedi.
Basal, “Kurbanlardan bazıları hala bu binanın enkazı altında.” diyerek arama ve çıkarma çalışmalarının “son derece sınırlı imkânlarla” yürütüldüğünü ve Sivil Savunma Teşkilatının bölgede yalnızca bir ekskavatörle çalıştığını ifade etti.
Tüm naaş kalıntılarının çıkarılması umuluyor
El-Mğhendisin Kulesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdülmecid Ramadan Nassar ise kızı, damadı ve iki torununun kuleyi hedef alan bombardımanın kurbanları arasında bulunduğunu söyledi.
Nassar, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, yerel tahminlere göre yaklaşık 150 kişinin cenaze veya naaş kalıntılarının hala kulenin enkazı altında bulunduğunu belirterek Sivil Savunma ekiplerinin geride kalan cenazeleri çıkarabilmesini ve onları “kendilerine yaraşır biçimde defnedip onurlandırmasını” umduğunu dile getirdi.
Kulenin hedef alınmasını “işgalin Gazze Şeridi’nde işlediği binlerce suçtan biri” olarak nitelendiren Nassar, kurbanların cenazelerinin bu süre boyunca enkaz altında kalmasının yakınlarının acısını daha da artırdığını söyledi.
8 Bin cenaze enkaz altında
Kayıplar dosyasına ilişkin konuşan Basal, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde yıkılan binaların enkazı altında “8 binden fazla cenazenin” bulunduğunu belirtti. Birçok bölgeye ulaşmanın zor olduğunu ve ağır iş makinelerinin yetersiz kaldığını kaydetti.
Basal, uluslararası topluma ve insan hakları kuruluşlarına “Sivil Savunma ekiplerinin ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlamak için müdahale etme” ve ekiplerin Gazze Şeridi’nde yıkılan binaların enkazı altındaki kurbanların cenaze ve naaş kalıntılarını çıkarmasına imkân tanıma çağrısında bulundu.
Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail El-Sevabte de yıkılan binaların enkazı altında kalan kayıplar meselesinin acil uluslararası müdahale gerektiren “benzeri görülmemiş bir insani felaket” olduğunu vurguladı.
El-Sevabte, yaptığı yazılı açıklamada, araç ve ağır ekipman konusundaki ciddi yetersizlik nedeniyle krizin boyutunun yerel imkânları aştığını belirtti. Uluslararası kuruluşlar ile insan hakları örgütlerine “sorumluluklarını üstlenme ve kurbanların naaş kalıntılarını çıkarıp onurlarını koruyabilmeleri için Sivil Savunma ekiplerini destekleme” çağrısında bulundu.
El-Sevabte ayrıca medya kuruluşları ile uluslararası insan hakları kurumlarını enkaz altındaki kayıplar dosyasına ışık tutmaya ve Gazze Şeridi’nde “sivillere karşı işlenen suçları” belgelemeye çağırdı.
Çalışmalar sürüyor
“Şehitlerin Cenazelerini Geri Alma” projesinin ikinci aşaması 800 çalışma saati boyunca yürütülüyor. Bu aşama, Gazze, Kuzey Gazze ve Orta Bölge vilayetlerinde yıkılan 147 evin enkazı altında bulunduğu tahmin edilen 1072 kişinin cenazesini arama çalışmalarını kapsıyor.
Aynı projenin ilk aşaması, Kasım 2025’in sonunda 500 çalışma saati olarak başlatıldı. Sivil Savunma ekipleri bu aşamada, 54 ev ve binanın enkazı altında kayıp olan 559 cenazeden yaklaşık 333’ünü ve naaş kalıntılarını çıkardı.
Gazze’de 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması uyarınca İsrail’in gerekli ağır ekipman ve iş makinelerinin girişine izin vermesi gerekiyordu. Ancak Gazze’deki hükümet kurumları ve Filistinli gruplara göre İsrail bu yükümlülüğünden kaçındı.
Anlaşmaya, ABD desteğiyle Gazze Şeridi’ne karşı yaklaşık iki yıl süren İsrail savaşının ardından varıldı. Savaşta 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 174 binden fazla kişi yaralandı ve sivil altyapının yüzde 90’ı tahrip oldu. Birleşmiş Milletler, yeniden imarın maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin etti.
N.W.A /Y.H//AA