باستخدام هذا الموقع ، فإنك توافق على سياسة الخصوصية و شروط الاستخدام .
Almak
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)
  • SANA Haberleri
  • Suriye
  • Orta Doğu
  • Ekonomi
  • Politika
  • Dünya
Reading: Aksa’nın Yakılmasının 57. Yılı: Mekanın Kutsiyetini Hedef Alan Değişiklikler
  • AR
  • EN
  • FR
  • ES
  • KU
  • Suriye ve Türkiye
  • Kültür
  • Spor
  • Video
  • Fotoğraf
  • Çeşitli
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)
  • SANA Haberleri
  • Suriye
  • Orta Doğu
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Dünya
Aramak
  • SANA Haberleri
  • Haber Kategorileri
    • Politika
    • Kültür
    • Video
    • Fotoğraf
    • Çeşitli
  • Diller
    • العربية
    • English
    • Español
    • Français
    • Kurdî
Takip
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) > SANA Haberleri > Orta Doğu > Aksa’nın Yakılmasının 57. Yılı: Mekanın Kutsiyetini Hedef Alan Değişiklikler

Aksa’nın Yakılmasının 57. Yılı: Mekanın Kutsiyetini Hedef Alan Değişiklikler

Yayınlandı: 2026/09/01 4:28 PM
Güncellendi: 2026/09/01 4:45 PM
Anadolu Ajansı

Mescid-i Aksa’da son yıllarda artan Yahudi dini ritüelleri ve İsrail polisinin uygulamaları, Filistin ve Ürdün tarafından mevcut tarihi ve hukuki statükoyu değiştirme girişimi olarak değerlendiriliyor.

Ramallah (SANA) – İşgal altındaki Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa‘nın kundaklanmasının üzerinden 57 yıl geçti. Yıldönümü, Yahudi baskınlarının niteliğinde yaşanan değişimler, açık ibadet uygulamaları ve Filistin ile Ürdün’ün “mevcut tarihi ve hukuki statükonun değiştirilmesi” yönündeki uyarılarının gölgesinde karşılanıyor.

2026 yılı boyunca Mescid-i Aksa’da açık şekilde Yahudi ibadetleri ve dini ritüeller gerçekleştirilirken, secde edilmesi, İsrail bayraklarının açılması, dua kitaplarının içeri sokulması ve baskıncı sayısındaki artış dikkat çekti.

1969 yangını

21 Ağustos 1969’da Avustralyalı Michael Dennis Rohan, Mescid-i Aksa’nın Kıble Mescidi bölümünü ateşe verdi. Yangın, yapıda ve içerisindeki birçok tarihi unsurda büyük hasara yol açtı.

Alevler çatı, kubbe, duvarlar, süslemeler ve pencerelerin yanı sıra Ömer Mescidi, Zekeriya Mihrabı ve Makam El-Erbain bölümlerine de zarar verdi.

Yangın, Kudüs ve Batı Şeria‘nın çeşitli kentlerinden gelen Filistinliler ile itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.

İsrail makamları, Rohan’ı iki gün sonra gözaltına aldı. Rohan, yangını sözde “Üçüncü Tapınak”ın yeniden inşasına ilişkin dini inançları nedeniyle çıkardığını itiraf etti.

Aralık 1969’da İsrail mahkemesi, “akıl hastalığı” gerekçesiyle Rohan’ın cezai sorumluluğu bulunmadığına hükmederek tedavi kurumuna yatırılmasına karar verdi.

Yangın, Arap ve İslam dünyasında geniş tepkilere yol açtı. Olayın ardından Eylül 1969’da Rabat’ta ilk İslam Zirvesi düzenlendi ve bu süreç daha sonra bugünkü adıyla İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kurulmasına katkı sağladı.

57 yıl sonra ise Aksa’ya yönelik endişeler, baskınların niteliğinde ve İsrail polisinin avlular içerisinde izin verdiği uygulamalarda yaşanan kademeli değişikliklere odaklanıyor.

Kudüs Valiliği‘ne göre perşembe günü onlarca yerleşimci El-Mağribe Kapısı’ndan Mescid-i Aksa’ya girerken, Müslümanların girişine yönelik İsrail kısıtlamaları sürdü.

Dua kağıtlarından açık ritüellere

 İsrail polisi, 21 Ocak 2026’da ilk kez Yahudi dua metinlerinin yer aldığı kağıtların Mescid-i Aksa’ya sokulmasına izin verdi.

İzleyen aylarda bu uygulamalar açık toplu dualara, dini törenlere, secdeye ve polis koruması altında gerçekleştirilen danslara kadar genişledi.

İsrail, İran ile savaşın başlamasıyla eş zamanlı olarak 28 Şubat’ta Mescid-i Aksa’yı ibadete kapattı. Kudüs Valiliği’ne göre, 40 gün süren kapanmanın ardından 9 Nisan’da yeniden açılan mescit, 1967’de Doğu Kudüs’ün işgalinden bu yana en uzun süreli kapanma dönemini yaşadı.

Valilik, yılın ilk yarısında 25 bin 604 yerleşimcinin Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlediğini, ayrıca “turizm” adı altında 24 bin 912 kişinin bölgeye giriş yaptığını bildirdi.

Aynı dönemde dans, secde ve şofar üflenmesi gibi açık Yahudi ritüelleri kaydedilirken, avlular içinde İsrail bayrakları açıldığı ve baskın sürelerinin günlük 6,5 saate kadar uzatıldığı belirtildi.

Nisan ayı başındaki Yahudi Hamursuz Bayramı sırasında da Mescid-i Aksa’ya hayvanlardan oluşan “Pesah kurbanı” sokmaya yönelik 7 girişim ile Kubbetü’s-Sahra avlusuna “bitkisel kurban” sokma girişimi kayda geçti.

23 Temmuz: 4 binden fazla baskıncı

Kudüs Valiliği’ne göre, 23 Temmuz’da sözde “Tapınağın Yıkılış Yıl Dönümü” dolayısıyla 4 bin 248 yerleşimci Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi. Baskına Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in yanı sıra çeşitli yetkililer, milletvekilleri ve hahamlar da katıldı.

İslami Vakıflar İdaresi ise yalnızca sabah saatlerinde 3 bin 228 yerleşimcinin mescide girdiğini açıkladı.

Baskınlar sırasında polis koruması altında Mescid-i Aksa’nın avlularında toplu dualar ve dini ritüeller gerçekleştirildi, secde edildi ve İsrail bayrakları açıldı.

Ürdün, baskını “mevcut tarihi ve hukuki statükonun açık ihlali” ve “Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine yönelik saygısızlık” olarak nitelendirerek kınadı.

Ürdün, 144 dönümlük alanın tamamını kapsayan Mescid-i Aksa’nın yalnızca Müslümanlara mahsus bir ibadet yeri olduğunu, mescidin idaresi ve girişlerin düzenlenmesi konusunda yetkili merciin Ürdün’e bağlı Kudüs Vakıfları İdaresi olduğunu vurguluyor.

Ağustos ayında dua kitapları

İsrail polisi, 16 Ağustos’ta ocak ayından bu yana izin verilen dua kağıtlarının ardından tam Yahudi dua kitabı olan “Siddur”ların da Mescid-i Aksa’ya sokulmasına izin verdi.

Aynı gün Vadi Hilve Bilgi Merkezi, 179 yerleşimcinin Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlediğini, bazı yerleşimcilerin açık şekilde dini ritüeller gerçekleştirdiğini, bazılarının ise “Siddur” dua kitapları taşıyarak ibadet ve secde sırasında seccade kullandığını bildirdi.

Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı Kudüs İşleri Dairesi, iki gün sonra yaptığı açıklamada bu adımı “niteliksel ve tehlikeli bir tırmanış” olarak değerlendirdi. Açıklamada, uygulamaların sessiz ritüellerden secde ve toplu dualara, ardından da tam dua kitaplarının içeri alınmasına kadar ilerlediği belirtildi.

Statüko nedir?

İsrail’in 1967’de Doğu Kudüs’ü işgal etmesinin ardından, Mescid-i Aksa’nın dini işleri Ürdün’e bağlı İslami Vakıflar İdaresi tarafından yürütülmeye devam ederken, giriş kapılarının kontrolü İsrail polisinin elinde kaldı.

Mevcut düzenlemeler çerçevesinde Müslüman olmayanların belirli saatlerde mescidi ziyaret etmesine izin verilirken, ibadet hakkı yalnızca Müslümanlara tanınıyor.

1994 tarihli Ürdün-İsrail Barış Anlaşması da Ürdün’ün Kudüs’teki İslami kutsal mekanlar üzerindeki “özel rolüne” saygı gösterilmesini öngörüyor.

İsrail polisi 2003 yılından bu yana Müslüman olmayanların haftada beş gün Mescid-i Aksa’ya girişine izin veriyor.

Ancak özellikle Ulusal Güvenlik Bakanlığı görevini üstlenen Ben-Gvir döneminde Yahudi dini uygulamalarına yönelik kısıtlamalar önemli ölçüde gevşetildi.

Başbakan Binyamin Netanyahu, Ocak 2026’da Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa’daki uygulamalarının “statükoyu değiştirmediğini ve kendisiyle koordineli olduğunu” açıklamıştı.

İsrail hükümeti statükonun değişmediğini savunurken, Filistinli kurumlar ve Ürdün, ibadetlerin, dini ritüellerin ve dini araçların kullanımına izin verilmesinin onlarca yıldır geçerli olan düzenlemeleri fiilen değiştirdiğini belirtiyor.

Aksa ile bağlantılı çatışma dönemleri

1969 yangınından sonraki yıllarda Mescid-i Aksa, Filistin-İsrail çatışmasının birçok kritik ve kanlı olayına sahne oldu.

8 Ekim 1990’da “Tapınak Tepe Sadıkları” adlı grubun sözde Üçüncü Mabed için temel taşı yerleştirme girişimi sonrasında çıkan olaylarda, Birleşmiş Milletler raporuna göre 17 ila 21 Filistinli hayatını kaybetti, 150’den fazla kişi yaralandı.

Eylül 1996’da ise İsrail’in Mescid-i Aksa’nın batı duvarı yakınındaki tünele yeni bir giriş açmasının ardından “Tünel İntifadası” patlak verdi. Çatışmalarda 65 Filistinli öldü, yaklaşık 1300 kişi yaralandı.

28 Eylül 2000’de dönemin İsrail muhalefet lideri Ariel Şaron’un yoğun güvenlik önlemleri altında Mescid-i Aksa avlusuna girmesi ise İkinci İntifada’nın, diğer adıyla “Aksa İntifadası”nın fitilini ateşledi.

Yaklaşık beş yıl süren İntifada sırasında resmi verilere göre 4 bin 412 Filistinli hayatını kaybetti, 48 bin 322 kişi yaralandı.

Y.K / M.Y /D.N

Kral Abdullah: İran’ın Bölgedeki Saldırganlığı Durdurulmalı
Gazze’de Can Kaybı 73 Bin 922’ye Yükseldi
Uluslararası Koalisyon Güçleri Erbil’de 8 Bombalı İHA Düşürdü
İslam Dünyası’ndan Sert Tepki: Mescid-i Aksa Baskınlarına Karşı Uluslararası Çağrı
İsrail Güçlerinin Batı Şeria Baskınlarında 11 Filistinli Gözaltına Alındı
  • Basın
  • Fotoğraf
  • Bilim ve Teknoloji
  • Video
  • Çeşitli
Etiketler:KudüsKudüs ValiliğiMescid-i Aksa
Bu haberi paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Bağlantıyı Kopyala

Editörün Seçimi

Avrupa Borsaları Teknoloji Hisselerinin Öncülüğünde Yükseldi

Eylül 29, 2026

Güney Kore Savunma Bakanı Kang: Mayın Patlaması Ateşkes İhlali Teşkil Ediyor

Eylül 29, 2026

Putin Ordunun Personel Sayısını Artıran Kararnameyi Onayladı

Eylül 29, 2026

Hürmüz Boğazı’nda Gemiye Mühimmat İsabeti: Yangın Söndürüldü

Eylül 29, 2026
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)

Suriye Arap Haber Ajansı – SANA
Suriye’nin resmî ulusal haber ajansı olup 24 Haziran 1965’te kurulmuştur.
Suriye Enformasyon Bakanlığı’na bağlıdır ve merkezi Şam’dadır.

  • Suriye ve Dünya
  • Cumhurbaşkanlığı
  • Politika
  • Suriye
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kültür
  • Spor
  • Turizm
  • Basın
  • Fotoğraf
  • Bilim ve Teknoloji
  • Video
  • Çeşitli
© Suriye Arap Haber Ajansı. Tüm hakları saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Kullanıcı Adı veya E-posta
Parola

Şifrenizi mi unuttunuz?