ABD’nin İran’a yönelik altyapı tesislerini vurma tehditleri ve İran’ın bölge ülkelerini hedef alan saldırılarıyla tırmanan kriz, Hürmüz ile Kızıldeniz’deki seyrüsefer aksamaları ve fırlayan petrol fiyatlarıyla küresel ekonomiyi baskı altına alıyor.
Başkentler (SANA) – ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta gerilim, ABD’nin İran’a yönelik tehditlerini artırması, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarının sürmesi, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki seyrüsefer aksamalarının genişlemesiyle daha tehlikeli bir boyuta ulaşıyor. Bu durum enerji piyasaları üzerindeki baskıyı katlarken, küresel ekonomi üzerindeki daha geniş olumsuz yansımalar hususunda endişeleri artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran içindeki hedef listesini genişletme ve altyapı tesislerini vurma tehdidinde bulunarak gerilimin dozunu yükseltti.
Trump, Tahran’ın Hürmüz Boğazı‘nda füze, insansız hava aracı (İHA) veya başka bir silahla bir gemiyi hedef aldığı her an; Washington’ın başkent Tahran veya yakınlarında yer alan tesisler de dahil olmak üzere her seferinde bir köprüyü ya da elektrik santralini vuracağını açıkladı. Bu yeni tırmanış, Washington’ın uluslararası seyrüsefere yönelik her türlü tehdide doğrudan misilleme politikasına geçtiğini gösteriyor.
Buna karşılık Tahran, Washington ile yeni bir müzakere yürütüldüğü yönündeki iddiaları yalanlayarak temasların yalnızca dolaylı kanallarla sınırlı olduğunu vurguladı. İran Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu Sözcüsü, İran’ın müzakerelerin yeniden başlatılması talebinde bulunduğuna dair haberlerin “asılsız” olduğunu belirtirken, İranlı yetkililer ABD saldırılarına yanıt vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.
Washington: Diyalog mümkün… Ancak şartlara bağlı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Filipinler’in başkenti Manila’da yaptığı açıklamada, ABD’nin hâlen diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak İran’ın görüşmelerde ciddi davranmadığını ifade etti. Rubio, Washington’ın hiçbir tarafın uluslararası deniz yollarını kontrol etmesine izin vermeyeceğini, zira bunun küresel ekonomiyi tehdit ettiğini ve dünyanın diğer bölgelerine de yayılabilecek tehlikeli bir emsal oluşturduğunu vurguladı.
Saldırılar bölge ülkelerine uzanıyor
Sahada ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik operasyonların 11’inci gecesini tamamladığını duyurdu. Açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi tehdit etmek için kullandığı kapasiteyi zayıflatma çabaları kapsamında askeri harekat merkezlerinin, İHA tesislerinin, deniz gücü unsurlarının ve lojistik altyapıların hedef alındığı belirtildi.
Öte yandan bölge, İran’ın yeni saldırılarına sahne oldu. Ürdün, 4 füze ve 4 İHA’yı engellediğini, 2 füzenin ise can kaybına yol açmadan ıssız alanlara düştüğünü bildirdi. Bahreyn hava savunma sistemlerinin İran saldırılarına karşı koyduğunu açıklarken, Kuveyt topraklarını hedef alan İHA’ların engellendiğini doğruladı. Bu sırada Suudi Arabistan, İran saldırılarını kınamayı ve Körfez ülkelerinin güvenliğine olan desteğini vurgulamayı sürdürdü.
Küresel deniz seyrüseferi baskı altında
Ekonomik boyutta ise nakliye hareketlerindeki aksamalar genişledi. Gemi takip verileri, Husi milislerinin Suudi limanlarına giden gemileri hedef alma tehditlerinin ardından çok sayıda ticari geminin Kızıldeniz’deki rotalarını değiştirdiğini gösterdi. Deniz seyrüsefer takip verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçişler son iki ayı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi.
Fransız deniz taşımacılığı şirketi CMA CGM, artan yakıt maliyetleri ve tırmanan güvenlik riskleri nedeniyle 1 Ağustos’tan itibaren navlun ücretlerine ek sürşarj uygulayacağını duyurdu. Öte yandan bazı Çinli rafineriler, küresel enerji ticaretinde artan aksamaların bir göstergesi olarak, fiyat sıçramasından yararlanmak amacıyla Orta Doğu ham petrol kargolarını yeniden satmaya başladı.
Petrol sıçradı, savaşın faturası kabardı
Bu gelişmeler enerji piyasalarına hızla yansıdı. Brent ham petrolü varil başına 95 doları aşarak son 6 haftayı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaşırken, Batı Teksas tipi (WTI) ham petrolü ise 87 doları geçti. Piyasalardaki bu yükselişte Hürmüz ve Babilmendep üzerinden sağlanan tedarikin kesintiye uğraması endişeleri ile Suudi Arabistan’ın petrol ihracatında alternatif rotalara bağımlılığının artması etkili oldu.
Aynı paralelde ekonomik tahminler, günlük tırmanışın sürmesi ve bölgedeki askeri varlığın pekiştirilmesiyle birlikte, ABD’nin savaştaki askeri operasyonlarının doğrudan maliyetinin yaklaşık 37,5 milyar dolara yükseldiğine işaret ediyor. Ekonomi uzmanları, gerilimin sürmesinin önümüzdeki aylarda küresel enflasyonu yükseltebileceği ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Krizin yayılma göstergeleri güçleniyor
ABD saldırılarının sürmesi, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarının devam etmesi ve hayati deniz yollarını hedef alan tehditlerin artmasıyla birlikte kriz daha da tırmanma eğilimi gösteriyor. Uluslararası çevreler, Hürmüz ve Kızıldeniz üzerinden yürütülen ticaret ve enerji akışındaki uzun süreli herhangi bir aksamanın, Orta Doğu‘yu aşarak tüm küresel ekonomiyi etkileyecek sonuçlar doğuracağı yönünde uyarılarda bulunuyor.
V.K / İ.K