ŞAM (SANA) – Barada Nehri, Şam’ın en önemli doğal ve tarihî simgelerinden biridir. Yüzyıllar boyunca şehre hayat ve güzellik kazandıran hayati bir atardamar olmuştur.
Suriye’nin en gür debili ya da en uzun nehri olmamasına rağmen, suları İslam öncesi dönemlerden modern çağa kadar sayısız mısra ve şiire ilham kaynağı olmuştur.
Kaynağından yalnızca berrak sular değil, aynı zamanda şairleri ve tarihçileri eşit ölçüde etkileyen uyaklar ile aşk ve tutku dolu sözcükler de fışkırmaktadır.
Barada’nın tarihsel hafıza ve medeniyetlerdeki yeri
Araştırmacı Mahmud Muhammed Alkam, “Çağlar Boyunca Barada Vadisi” adlı eserinde, “Barada Vadisi’nin, çok eski dönemlerden bu yana, bu vadide yaşamış halkların ve milletlerin tarihine ve medeniyetlerine ilişkin anlatıları bünyesinde topladığını; MÖ ikinci binyıldaki Aramilerden başlayarak Yunanlar, Romalılar ve İslam medeniyeti dönemlerinden geçip günümüze kadar uzandığını” belirtmiştir.
Alkâm, kitabında şu ifadelere yer verdi: “Şam, ilk tatlı sularını bu nehirden içti, kentin evlerinde ilk elektrik lambası burada yandı, Şam en güzel meyveleri burada tattı ve dut yetiştiriciliğinin gelişmesiyle birlikte ipek, buradan dokuma tezgahlarına ulaştı.”

Yüzyıllar Boyunca Altın Nehir
Barada Vadisi’nde yaşam binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Şam, ikinci binyılın sonlarından itibaren, Aramîler döneminde, vadi Aramî krallığının bir parçasıyken gelişip zenginleşmiştir.
Aramiler tarımla uğraşmış ve Barada Nehri’nin sularını kanallar ve su yolları inşa ederek kullanmış, böylece ekili alanları genişletmişlerdir. “Barada” adı Aramice’den gelmekte olup “soğuk nehir” anlamına gelmektedir. Aramiler ayrıca yüksek arazilere su taşımak ve sulamayı artırmak amacıyla Yazid Kanalı’nı da inşa etmişlerdir.

Barada Nehri, aynı zamanda İncil’in Eski Ahit kısmında da geçmektedir. Suriye’li Naaman şöyle sorar: “Acaba Dimeşk’in nehirleri Abana ve Farpar, İsrail’in bütün sularından daha iyi değil mi?” Burada “Abana”, Barada Nehri’ni, “Farpar” ise Beniyas Nehri’ni ifade etmektedir. Aramice kökenli “Abana” kelimesi, “sudan fışkıran taşlar” anlamına gelmektedir.
Kökeni ve Kutsal İsimleri
Barada Nehri, Şam’ın yaklaşık 60 kilometre batısında, Hermon ve Kalemun dağları arasında, Zabadani kenti yakınlarında doğmaktadır. Nehir doğuya doğru akarak Ficeh köyünden geçer ve burada kaynak sularıyla birleşir.
Barada Nehri, yolculuğu boyunca Bassima köyü yakınlarındaki Ayin El-Hadra gibi birçok kaynaktan beslenir. Daha sonra Hama’dan geçer, Şam’da yedi kola ayrılarak Guta bölgesini sular ve doğduğu yerden 71 kilometre uzaklıktaki Al-Ateiba Gölü’ne dökülür.

Yunanlılar Barada Nehri’ni “Frisio Ross” veya “Bronis” olarak bilmekte ve nehirleri ve kaynakları kutsallaştırma geleneğine uygun olarak onu kutsal saymaktaydılar. Bu nedenle, sağ kıyısında Aramîler’in Hadad Tapınağı, Romalılar’ın Jüpiter Tapınağı ve Vaftizci Yahya Kilisesi’nin (günümüzde Şam Ulu Camii) bulunması şaşırtıcı değildir. Yunanlılar nehre ayrıca Khrizoras, yani “Altın Nehir” adını vermişlerdir.
Tarihçi İbn Asakir’e göre, “Şam Şehri Tarihi” adlı eserinde Barada Nehri, Paradisios, yani “Cennet Nehri” olarak bilinmekteydi ve Araplar, sularının serinliği nedeniyle ona Barada adını vermişlerdir. 5. yüzyıldan itibaren Bizanslı Stefanos, nehre Bronis veya Khrizowras adını vermiştir.
Modern Şam ve Barada’nın Belleği
1895 yılında Şam ile Riaq arasındaki demiryolu hattı, Bekaa ovasında inşa edildi ve Barada, Zabadani ve Serğaya vadilerinden geçerek Beyrut’a ulaştı.
1906 yılında, Barada Nehri kıyısındaki Takiya bölgesinde Şam’a elektrik sağlayan ilk elektrik santrali hizmete açılmıştır. Bu santral, 1957 yılına kadar çalışmış ve yerine Suk Vadi Barada köyünde yeni bir santral inşa edilmiştir.
Bunun için su, bir Yugoslav şirketi tarafından kazılan beş kilometre uzunluğunda bir tünel aracılığıyla yönlendirilmiştir. Bu santral, nehrin debisi elverdiği sürece günümüze kadar faaliyet göstermeye devam etmektedir.
Birçok Şamlı hala 1970’lerin başlarına kadar Barada Nehri’nin yağmurlar ve kar erimeleri sırasında taşarak şehre hayat verdiğini hatırlamaktadır. Nehrin kıyıları ve Guta bahçeleri, Şamlıların yaşam ritmini belirleyen geleneksel aile yürüyüşü sairan için tercih edilen yerdi.
Kirlilikle Boğulan Bir Nehir
Günümüzde Barada Nehri’nin kirlilik seviyesi alarm verici boyutlara ulaşmış, bazı bölümleri kanalizasyon kanallarına dönüşmüş ve kötü kokular yayılmaktadır. Su Kaynakları Bakanlığı, Şam Valiliği ile iş birliği içinde, Zabadani’deki mevcut tesisin yanı sıra iki yeni arıtma tesisi inşa ederek kirliliği azaltmayı ve nehir kıyısındaki restoranlar ile turistik işletmelerin atık sularını boşaltmadan önce arıtma sistemleri kurmalarını zorunlu kılan bir plan başlatmıştır. Ancak teknik ve mali zorluklar, bu projelerin uygulanmasını yavaşlatmıştır.

Şamlılar, “Binlerce yıldır şiire ve sevgisine ilham kaynağı olmuş Barada Nehri, eski saflığını geri kazanması için yetkililerden kararlı bir çaba görmeyi hak etmiyor mu?” diye sormaktadır. Bozulmasına rağmen nehir, Suriye halkının ortak hafızasında hâlâ yaşam ve güzelliğin simgesi olmaya devam etmektedir. Günümüzdeki inilti, sanki yeniden doğmak isteyen bir nehrin yalvarışı gibidir.

