Fransa’da hayat pahalılığına karşı başlayan protestoların şiddet olayları ve yağmayla büyümesi üzerine Macron güvenlikteki aksaklıkların incelenmesini isterken, “Sarı Yelekliler”in yeni eylem çağrısı yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde krizin derinleşmesi endişesini artırdı.
Paris (SANA) – Fransa’da 17 Eylül’de Paris’in kuzey banliyölerindeki liselerde hayat pahalılığı ve satın alma gücündeki düşüşe karşı başlayan protestolar, farklı sektörlere yayılarak bazı bölgelerde şiddet olayları, yağma ve gözaltıların yaşandığı geniş çaplı gösterilere dönüştü.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in istifasını reddetmesi, protestoların yönetiminde “başarısızlıklar” olduğunu kabul etmesi ve “Sarı Yelekliler”in önümüzdeki cumartesi günü yeni eylemler düzenleme tehdidinde bulunmasıyla birlikte, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi yansımaların genişlemesinden endişe eden yetkililer üzerindeki gerilimi düşürme baskısı artıyor.
Güvenlik incelemesi ve istihbarat zafiyeti konuşulması
Fransız ajansı (AFP) aktardığına göre Elysee Sarayı, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in geçen pazar günü istifasını Macron’a sunduğunu ancak Cumhurbaşkanı’nın mevcut şartlar altında güvenlik güçlerinin liderliğinin sürdürülmesi gerektiğini gerekçe göstererek istifayı reddettiğini duyurdu.
Fransa Cumhurbaşkanlığı‘ndan yapılan açıklamada, Macron’un Nuñez’i şiddet olaylarına yol açan istihbarat toplama ve öngörü eksikliklerini şeffaf bir şekilde ortaya çıkarmak için gerekli tedbirleri almakla ve iç güvenlik güçleri için en kısa sürede yeni çalışma yöntemleri belirlemekle görevlendirdiği belirtildi.
Hükümet üzerindeki baskıların arttığı bir ortamda Macron, protestolarla mücadelede “başarısızlıklar” olduğunu kabul ederek polisten yöntemlerini gözden geçirmesini istedi. Bu adım, yetkililerin olayları kontrol altına alma ve etkilerini sınırlandırma konusunda karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne serdi.
Yüzlerce gözaltı ve yağma olayları
AFP’nin bildirdiğine göre, başkent Paris’te yaklaşık 30 mağaza yağmalanırken, İçişleri Bakanı ve Paris Belediye Başkan Vekili Emmanuel Grégoire pazar günü ve gece boyunca 350 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin ise hafta sonu ülke genelinde 2 bin 331 kişinin polis tarafından gözaltına alındığını ve şiddet olayları nedeniyle onlarca kişinin tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildiğini bildirdi.
En çok etkilenen bölgelerden biri olan Marsilya’da Belediye Başkanı Benoît Payan, sahada konuşlandırılan güvenlik personelinin yetersizliğine dikkati çekerek, kamu düzenini sağlama operasyonlarının yürütülme şeklini sert bir dille eleştirdi.
Sokağa çıkma yasağı ve temkinli sessizlik
Son gelişmelerde Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, Paris, Lyon, Lille, Bordo ve Nice gibi bir çok büyük şehirde kısmen uygulanan benzer kısıtlamaların ardından, durumun gerektirdiği bölgelerde yetkililerin sokağa çıkma yasağı uygulayacağını duyurdu.
Buna karşılık polis yetkilileri, dün gece ülke genelinde sakinliğin hakim olduğunu, Fransa Jandarmasına ait bir helikopterin ise sokağa çıkma yasağına uyulup uyulmadığını denetlemek üzere Paris merkezinde devriye uçuşu gerçekleştirdiğini bildirdi.
Paris Belediye Başkan Vekili Emmanuel Grégoire, sokağa çıkma yasağının istisnai bir tedbir olarak kalması gerektiğini vurgulayarak, bunun krize yönelik uzun vadeli bir uygulamaya dönüşmesi veya seyahat özgürlüğünü orantısız biçimde kısıtlaması konusunda uyarıda bulundu.
Louvre müzesi kapılarını kapattı
Protestoların etkileri kültür sektörüne de yansıdı. Müze yönetimi ve Fransız sendikalarından alınan bilgiye göre öğrenciler, dün sabah Paris’teki Louvre Müzesi’nin girişini “polis baskısını” protesto etmek amacıyla kapattı.
Protestocuların dünyanın en büyük müzesinin girişine kapatma pankartı asması nedeniyle müze, sabah saat 09.00’daki normal açılış saatinde ziyaretçilere kapılarını açamadı.
“Sarı Yelekliler” Yeni eylem tehdidinde bulundu
Öte yandan, “Sarı Yelekliler Koordinasyonu”, geçen cumartesi günü birçok kentte olayların yaşandığı protestoların ardından, gelecek cumartesi yeni bir eylem günü düzenleyeceğini duyurdu.
Koordinasyon, internet sitesinde 24 Ekim için planlanan ve onlarca etkinliği içeren eylem haritasını yayımlarken, sitenin yöneticisi Benjamin Ball, yeni bir protesto dalgası talebi doğrultusunda güçlü bir ivme bulunduğunu söyledi.
Yeni eylem çağrıları, yetkililerin krizi kontrol altına almaya ve ek bölgelere yayılmasını önlemeye çalıştığı bir dönemde şiddet olaylarının yeniden tırmanabileceği endişesini artırıyor.
Suçlamalar ve krizin derinleşmesi korkusu
Siyasi cephede ise Fransa Başbakanı, “Radikal Sol”u cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar ülkede derin kaos yaratmaya çalışmakla suçladı.
AFP’nin haberine göre Lecornu, Bakanlıklar Arası Kriz Merkezi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığı seçim takvimini ve hatta seçimlerin yapılmasını sorgulamayı hedefleyen bir ağın harekete geçebileceğini belirterek, konuyu görüşmek üzere İçişleri Bakanı ve istihbarat servisleriyle özel bir toplantı yapacağını duyurdu.
Bu gelişmeler, toplumsal talepler ile siyasi akımlar arasındaki görüş ayrılıklarının kesiştiği ve gelecek nisan-mayıs aylarında iki turda yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaştığı bir dönemde, Fransız hükümetinin protestoları kontrol altına alma kapasitesi ve olayların iç siyasi tabloya etkisine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
V.K / M.Y/M.A