İran’daki iç bölünmeler ve karar alma merkezlerinin çokluğu, ABD yönetimini Devrim Muhafızları liderliğiyle dolaylı bir iletişim kanalı aramaya yöneltti.
Washington (SANA) – ABD ile İran arasındaki müzakere girişimleri, Tahran’daki iç bölünmeler ve karar alma merkezlerinin çokluğu nedeniyle giderek karmaşıklaşıyor.
Bu durum, herhangi bir mutabakatı sonuçlandırabilecek tarafın belirlenmesini zorlaştırırken, krizi kontrol altına alma çabalarının önüne yeni bir engel çıkarıyor.
ABD merkezli Axios haber sitesine göre bu karmaşıklıklar, Başkan Donald Trump yönetimini İran Devrim Muhafızları liderliğiyle iletişim kurmak için arka kanal aramaya itti. Yönetimin, resmi İranlı müzakerecilerin anlaşma konusunda nihai karar alma kapasitesine ilişkin şüpheleri bulunuyordu.
Sitenin 16 Ağustos’ta yayımladığı habere göre ABD’li müzakereciler, geçen mayıs ayı ortasında, görüştükleri İranlı yetkililerin bir anlaşmaya varmak için yeterli yetkiye sahip olup olmadıklarını doğrulayamama engeliyle karşılaştı. Bu durum, Devrim Muhafızlarının güvenlik ve dış politika dosyalarındaki rolünün artmasıyla yaşandı.
Erbil üzerinden kanal
Axios, Trump yönetiminin Washington ve Tahran’daki yetkililerle ilişkilerinden yararlanarak, Devrim Muhafızları liderliğiyle arka kanal açması için Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkanı Neçirvan Barzani’yi seçtiğini bildirdi.
Site, iletişimler hakkında doğrudan bilgi sahibi üç kaynağa dayanarak, ABD yönetiminin Barzani’den İran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin müzakere ettiği önerilere ilişkin Devrim Muhafızları liderliğinin tutumunu öğrenmesine yardımcı olmasını istediğini aktardı.
Axios, Barzani’nin Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi ile görüştüğünü ve Devrim Muhafızları liderliğinin, krize müzakereler yoluyla çözüm bulmak amacıyla görüşmelerin sürdürülmesini desteklediği yönündeki güvenceyi ABD tarafına ilettiğini belirtti.
Gizli görüşme gerçekleşmedi
Axios, ABD yönetiminin daha sonra Erbil’de ABD’li ve İranlı yetkililer arasında gizli görüşmeler yapılmasını önerdiğini, ancak katılımcıların güvenliği ve hedef alınabilecekleri yönündeki İran endişeleri nedeniyle önerinin fiili bir toplantıya dönüşmediğini ekledi.
Site, bu aşamada Washington ile Tahran arasında bir mutabakat zaptına varıldığını ancak bunun kısa sürede çöktüğünü, Katar ve Pakistan’ın ise somut ilerleme sağlanmadan iki taraf arasında mesaj taşımayı sürdürdüğünü bildirdi.
Bu temaslar, karar alma merkezlerinin çokluğu ve liderlik içindeki tutum farklılıkları karşısında İran’daki siyasi tabloyla başa çıkmanın zorluğunu ortaya koyuyor. Bu durumun, ABD anlatımına göre Washington’u güvenlik ve dış politika dosyalarında gerçek nüfuz sahibi taraflara ulaşmak için resmi müzakerecileri aşan iletişim kanalları aramaya ittiği belirtiliyor.
Le Monde İran liderliği içindeki bölünmelere dikkat çekti
Bu veriler, Fransız Le Monde gazetesinin yayımladığı bir analizle de örtüşüyor. Paris Siyasi Bilimler Enstitüsü öğretim üyesi Jean-Pierre Filiu, analizinde İran liderliği içindeki bölünmelerin ABD ile müzakerelerin seyrini etkilemeye devam ettiğini ve iki taraf arasında bir mutabakata varma çabalarını daha da karmaşıklaştırdığını değerlendirdi.
Filiu, dini lideri ile cumhurbaşkanlığının yetkilerinin iç içe geçmesine dayanan İran siyasi sisteminin, tarihsel olarak karar alma merkezleri arasında görüş ayrılıklarının ortaya çıkmasına katkı sağladığını belirtti. Devrim Muhafızlarının askeri dosyaların ötesine geçen bir rol üstlendiğine ve İran Cumhurbaşkanı ile müzakerecilere taleplerini dayattığına işaret etti.
Analize göre Devrim Muhafızlarının savaştan sonra artan nüfuzu, dış politikaya ilişkin nihai kararları alabilecek tarafın belirlenmesini daha da zorlaştırdı. Filiu, Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi’nin Washington’dan ek tavizler almaya çalıştığını, buna karşılık daha sert çizgideki akımların ise diyaloğu esasen reddettiğini ifade etti.
Müzakerelerde durgunluk
Bu gelişmeler, bölgesel arabulucular üzerinden dolaylı temasların sürmesine rağmen ABD-İran mutabakatını canlandırma çabalarının hala yerinde saydığı bir dönemde yaşanıyor. Reuters’in İranlı bir kaynağa dayandırdığı habere göre, geçen temmuzda çöken geçici anlaşmanın yeniden yürürlüğe konulmasında somut ilerleme sağlanamadı.
Böylece müzakere krizinin yalnızca Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıklarla değil, İran tarafının tutumlarını birleştirme ve gelecekteki herhangi bir anlaşmayı sonuçlandırmaya yetkili tarafı belirleme kapasitesiyle de bağlantılı olduğu görülüyor.
N.W.A / R.Y