BM İnsan Hakları Ofisi’nin raporu, Gazze’de süregelen ölüm ve yıkımın devam ettiğini, Batı Şeria’da ise zorla yerinden edilmenin son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Raporda İsrail’in genişleyen yerleşim politikaları ve ciddi uluslararası hukuk ihlalleri dikkat çekti.
Cenevre (SANA) – Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Ofisi Direktörü Ajith Sunghai, Gazze Şeridi’nde Filistinlilere yönelik şiddet, öldürme ve yıkımın sürdüğünü, Batı Şeria’da ise zorla yerinden edilme oranlarının onlarca yılın en yüksek seviyelerine ulaştığını açıkladı.
Cenevre’deki BM merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Sunghai, Ekim 2023’ten Mayıs 2025 sonuna kadar “uluslararası hukukun geniş çaplı ihlallerini, aralarında ‘vahşet suçlarının’ da bulunduğu eylemleri” konu alan BM İnsan Hakları Ofisi raporunu değerlendirdi.
Sunghai, geçtiğimiz Ekim ayında varılan ateşkesin Gazze’deki yoğun şiddeti bir ölçüde azalttığını ve sınırlı bir insani alan açtığını ancak buna rağmen öldürme olaylarının ve altyapı yıkımının neredeyse günlük olarak devam ettiğini, genel insani durumun ise hâlâ felaket düzeyinde olduğunu vurguladı.
Gazze’de savaşın başından bu yana yaklaşık 73 bin Filistinli öldürüldü
Rapora göre İsrail, 7 Ekim 2023’ten itibaren Gazze ve Batı Şeria’da yaygın yıkım ve mülksüzleştirme operasyonları yürüttü ve bu süreçte “savaş suçları ve olası insanlığa karşı suçlar” işlendi.
BM yetkilisi Sunghai, “Filistinlilerin hayatta kalmalarını ya da sevdiklerini korumalarını sağlayacak hiçbir araçları yok. Ateşkes ilanından bu yana yüzlerce kişi öldürüldü” ifadelerini kullandı.
Tahminlere göre İsrail ordusu, savaşın başlangıcından bu yana Gazze’de yaklaşık 73 bin Filistinliyi; evlerinde, sığınma merkezlerinde, hastanelerde, okullarda, ibadethanelerde, sokaklarda, yardım beklerken ya da denizde balık tutmaya çalışırken öldürdü.
BM: Aç bırakma bir savaş suçudur
Sunghai, raporun hazırlandığı dönemde İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı “önceden öngörülen ve daha sonra doğrulanan bir kıtlığa yol açan” bir süreç olarak tanımladı ve yüzlerce kişinin, aralarında çocukların da bulunduğu şekilde açlıktan öldüğünü belirtti.
“Aç bırakmanın sivillere karşı bir savaş yöntemi olarak kullanılması bir savaş suçudur ve bazı koşullarda insanlığa karşı suç, hatta soykırım niteliği taşıyabilir” diyen Sunghai, Gazze’de yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüş şansının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekti ve bunun etnik temizlik ve zorla nüfus transferi endişelerini artırdığını ifade etti.
Batı Şeria’da zorla yerinden edilme rekor seviyede
Rapora göre Batı Şeria’da Filistinlilerin zorla yerinden edilme oranı son on yılların en yüksek seviyesine ulaştı ve İsrail yerleşim faaliyetleri eşi benzeri görülmemiş biçimde genişledi.
Sunghai, basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İsrail askeri ve polis güçleri ile yerleşimciler, çoğu zaman birlikte hareket ederek, hesap verilmeksizin Filistinlileri öldürmeye devam ediyor” dedi ve bu şiddet döngüsünün gelecek nesilleri etkileyecek derin bir adaletsizlik yarattığını vurguladı.
İsrail yerleşimcileri silahlandırıyor
BM raporuna göre, Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da İsrail güçleri ve yerleşimciler 1.096 Filistinliyi öldürdü; ölenlerin beşte biri çocuklardan oluşuyor.
Sunghai, yerleşimci saldırılarının çoğu zaman İsrail güvenlik güçlerinin desteği, göz yumması ya da doğrudan katılımıyla gerçekleştiğini belirtti. İsrail hükümetinin yerleşimci hareketini giderek daha fazla askerileştirdiğini, onları koruyarak hesap verebilirliği ortadan kaldırdığını ve bu şiddeti toprak ilhakı politikasının bir aracı olarak kullandığını belirtti.
Raporda ayrıca Batı Şeria’da Filistinlilerin mülklerinden sistematik biçimde mahrum bırakıldığı ve bunun eşi benzeri görülmemiş yerleşim genişlemesiyle paralel ilerlediği ifade edildi. Mevcut İsrail hükümeti döneminde yerleşimlerin %80 oranında arttığı, 127 mevcut yerleşime 102 yeni yerleşim eklendiği kaydedildi.
2025’te Cenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarından zorla yerinden edilen 33 bin Filistinlinin hâlâ evlerine dönemediği belirtildi.
Sunghai ayrıca, Doğu Kudüs’teki Eski Şehir çevresinde Filistinlilerin evlerinden zorla çıkarıldığını, mülklerin yerleşimcilere devredildiğini ve park ile teleferik projeleri gibi yerleşim girişimlerine alan açıldığını söyledi.
İsrail gözaltı merkezlerinde cinsel şiddet
Raporda ayrıca, İsrail gözaltı merkezlerinde Filistinli tutuklulara yönelik işkence ve kötü muamelenin yaygınlaştığı, gıda ve tıbbi bakım yoksunluğu ile birlikte cinsel şiddet ve tecavüz vakalarının da bildirildiği aktarıldı.
Ayrımcı uygulamaların, İsrail’in apartheid ve ırksal ayrım yasağını ihlalini derinleştirdiği belirtilirken, bu ihlallerin devam etmesinin temel nedeninin uluslararası toplumun yeterli adımları atmaması olduğu vurgulandı.
BM yetkilisi, diğer ülkelerin yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinmemesi, uluslararası hukuka uygun tüm araçları kullanarak İsrail işgalini sona erdirmesi, yerleşimlerin dağıtılmasını sağlaması, sivillerin korunması ve ciddi ihlallerin hesap verebilirliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Sunghai konuşmasını, uluslararası eylemsizliğin yalnızca pasiflik olmadığını, aynı zamanda İsrail’e suçlarını sürdürmesi için fiili bir “izin” anlamına geldiğini belirterek tamamladı.
M.M / R.Y