Nakba’nın 78. yılında Gazze, yeniden şekillenen bir felaketin merkezinde; yoğun bombardıman, kitlesel göç, altyapı çöküşü ve ağır insani krizle nüfusun ve yaşamın dramatik biçimde eridiği bir tabloyla karşı karşıya.
Kudüs (SANA) – Filistin Nakba’sı yıl dönümünde, Gazze Şeridi sakinleri 1948’deki ilk mültecilik ve yerinden edilme hikâyelerini yeniden hatırlamıyor, çünkü İsrail’in yürüttüğü yıkıcı savaş, nakba sahnelerini çok daha ağır bir şekilde yeniden üretmiş durumda.
Yerinden edilme artık geçmişe ait bir anlatı değil, yüz binlerce Filistinlinin bombardıman ve sürekli tahliye emirleri altında günlük yaşamının bir parçası haline gelmiş durumda. İnsanların geri dönecek evleri kalmadı, bütün mahalleler silinmiş, Gazze yaşanamaz bir alana dönüşmüştür.
Eşi görülmemiş demografik kayıp
Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’na göre, Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Gazze Şeridi’nin nüfusu yaklaşık 254 bin kişi azalmış, bu da %10,6’lık bir düşüşe karşılık gelmiştir. Mevcut nüfus yaklaşık 2,13 milyon olarak tahmin edilmektedir.
Bu düşüş “ağır demografik erozyon” olarak tanımlanmakta; ölüm, zorunlu göç ve yaşam koşullarının çöküşünden kaynaklanan en ciddi nüfus değişimlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Ayrıca yaklaşık 2 milyon kişinin Gazze içinde tekrar tekrar yer değiştirdiği, yıpranmış çadırlarda yaşadığı ve temel yaşam koşullarından yoksun bırakıldığı belirtilmektedir.
Altyapıda yaygın yıkım
Savaşın etkileri yalnızca insan kaybıyla sınırlı kalmamış; sağlık, eğitim ve barınma altyapısı da ağır hasar almıştır. 38 hastane ve 96 sağlık merkezi hizmet dışı kalmıştır. Eğitim alanında 165 okul ve üniversite tamamen, 392’si ise kısmen tahrip edilmiştir. Okulların bir kısmı ise yerinden edilenler için barınma alanına dönüşmüştür. Bu durum 785 binden fazla öğrenciyi eğitim hakkından mahrum bırakmıştır.
Konut alanında ise 268 bin konut tamamen, 300 binden fazlası ise kısmen yıkılmıştır. 288 binden fazla aile evsiz kalmış, çadırlarda veya aşırı kalabalık barınma merkezlerinde yaşamaya zorlanmıştır.
Daralan hayatta kalma alanı
Sürekli tahliye emirleri ve bombardımanlar nedeniyle aileler bir bölgeden diğerine göç etmekte, yanlarında yalnızca sınırlı eşyalar ve ağır anılar taşımaktadır. Yaklaşık 2 milyon kişi tekrar eden zorunlu yer değiştirmelerle karşı karşıyadır.
Ancak bugün hayatta kalınabilecek alan giderek daralmaktadır. Aşırı nüfus yoğunluğu, yaygın yıkım ve süren askeri operasyonlar, birçok bölgeyi temel yaşam koşullarından yoksun bırakmıştır.
Kuşatma altında hayat
Gazze’de yaşam, günlük bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Su, gıda ve ilaç kıtlığı derinleşirken; işsizlik ekonomik yapıyı felce uğratmıştır. Hastalar ilaç ve tedaviye erişimde ciddi zorluklar yaşamaktadır.
Süregelen nakba
Filistin İstatistik Bürosu verilerine göre, 2025 sonunda dünya genelinde Filistinlilerin sayısı 15,49 milyona ulaşmıştır; bunların yarısından fazlası tarihî Filistin toprakları dışında yaşamaktadır.
Bu tablo, Nakba’nın nesiller boyunca devam eden etkilerini ortaya koymakta; Gazze ise tarih ile bugünün aynı acı çerçevede birleştiği bir alan olarak öne çıkmaktadır.
R.H / R.Y