Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) piyasaları, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler ve Orta Doğu’daki üretim düşüşleri nedeniyle ciddi arz sıkıntısıyla karşı karşıya. Bu durum, küresel enerji fiyatlarını yükseltirken, ticaret yolları ve enerji güvenliği üzerinde baskı yaratıyor.
Başkentler (SANA) – Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) piyasaları, daha önce görülmemiş bir istikrarsızlık dönemine giriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler, küresel enerji sistemleri üzerinde yapısal bir baskı unsuru haline gelirken, ABD-İsrail İran Savaşı’nın etkileri, askeri çatışmanın ötesine geçerek doğrudan arz akışlarını, ticaret yollarını ve enerji fiyatlarını etkilemeye başladı.
Hayati öneme sahip boğazın LNG sevkiyatlarına kapatılmasıyla birlikte arzlar ani bir şekilde düştü; bu durum, küresel ticaret yollarını yeniden şekillendirirken, birçok ülkede enerji güvenliği üzerinde gölgesini düşürdü.
Enerji analiz şirketleri, örneğin “Rystad Energy” gibi, tarafından hazırlanan güncel raporlar, bu krizin küresel piyasalarda gaz arzında önemli bir düşüşe yol açabileceğini ve yakın gelecekte tedarik maliyetlerini artırabileceğini gösteriyor.
CNN ağı, Salı günü yayımladığı haberde, Rystad Energy’nin son raporuna atıfta bulunarak, Mart 2026’nın LNG piyasasında önemli bir dönüm noktası olduğunu bildirdi.
Rapora göre, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların durması nedeniyle arzlar önemli ölçüde azaldı; bu durum, aylık yaklaşık 5 milyon ton ve yıllık yaklaşık 7 milyon ton arzın piyasadan çekilmesine yol açtı ve son yıllardaki en büyük arz kayıplarından biri olarak kaydedildi.
Diğer üreticiler aracılığıyla boşluğu kapatma girişimlerine rağmen, net arzdaki düşüş yalnızca yaklaşık 1,7 milyon ton seviyesinde kaldı; bu durum, piyasanın bu ölçüde bir arz açığını karşılamadaki zorluklarını ortaya koyuyor.
Orta Doğu’da enerji ve güvenlik baskısı artıyor
Enerji analiz şirketi Rystad Energy’ye göre, özellikle Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Orta Doğu ülkeleri, sıvılaştırılmış gaz (LNG) üretiminde ciddi düşüşler yaşadı. Katar’daki Ras Laffan kompleksi, yıllık 6,4 milyon tonluk bir azalma kaydederken, BAE’deki Das Adası tesisi yaklaşık 0,43 milyon ton üretim kaybetti.
Bu doğrudan düşüş, dünya çapında en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden birinin aksamasının büyük etkisini yansıtıyor. Buna karşılık, Kanada, Nijerya, Angola ve Avustralya’daki bazı uluslararası projelerde, arz açığını telafi etmek amacıyla küçük artışlar kaydedildi.
Qatar Energy, Mart 2026’da sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatlarında mücbir sebep durumunu ilan etti; bu, Ras Laffan’daki gaz tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle üretimin durmasına yol açtı.”
Tedarik sıkıntıları ve küresel talep
Talep açısından, Rystad Energy, küresel ithalatın yıllık bazda %7,5 düştüğüne işaret etti; bu düşüş, özellikle Doğu Asya ithalatlarındaki sert gerilemeden kaynaklandı. Çin, Japonya ve Güney Kore’den yapılan ithalat ise her ülke için 0,76 ila 1,0 milyon ton azaldı.
Bu düşüş, sanayi talebinin zayıf olmasına ve fiyatların yüksek olmasına bağlıdır; ayrıca bazı ülkelerin maliyetleri düşürmek için kömür gibi alternatiflere yönelmesi de etkili oldu.
Avrupa zorlu gerçekle yüzleşiyor
Avrupa, gaz arzındaki şoku görece iyi emme kapasitesini gösterdi; Mart ayında ithalatı yaklaşık 32,2 milyar metreküp seviyesinde sabitlendi ve özellikle ABD’den sıvılaştırılmış doğalgaz ithalatında kayda değer bir artış yaşandı.
Bu istikrara rağmen, Avrupa’ya gaz giriş noktalarının birçoğu neredeyse tam kapasiteyle çalışıyor; bu durum, kriz derinleşirse kıtanın ani arz artışlarını karşılayabilme kapasitesini sınırlıyor.
Bu çerçevede, Avrupa’da doğalgaz fiyat endeksi milyon İngiliz termal birimi başına yaklaşık 16 dolara yükseldi; oysa kriz öncesinde 9-10 dolar civarındaydı. Asya’da fiyatlar yaklaşık 17 dolar seviyesine ulaşırken, bu durum fiyat artışlarının finansal piyasalarda keskin dalgalanmalara yol açtığını gösteriyor.
ABD… açığı telafi etme
ABD, arz açığını kapatmada en büyük tedarikçi olarak öne çıktı; Şubat 2026’ya kıyasla ihracatını yaklaşık 1,5 milyon ton artırdı ve yıllık bazda %21 artış gösterdi. Ayrıca besleme gazına olan talep rekor seviyelerde seyrederken, bu durum ABD’nin küresel pazardaki açığın bir kısmını karşılama kapasitesini yansıtıyor.
Buna göre, mevcut kriz yalnızca üretim ve talep sorunlarını aşmakla kalmıyor; altyapı üzerinde de artan baskılar yaratıyor. Avustralya’daki bazı projelerde kasırgalar ve bakım çalışmaları nedeniyle aksaklıklar yaşanırken, Orta Doğu’da üretim kapasitesinin bir kısmının kaybı söz konusu. 2026 yılı için tahmini kayıplar 32 milyon ton seviyesinde olup, daha karamsar bir senaryoda bu kayıplar 40 milyon tona kadar çıkabilir.
Rystad Energy, arz sıkıntısının devam etmesi nedeniyle kısa vadede fiyatların yüksek kalmasını bekliyor; uzun vadede ise piyasanın kademeli olarak dengeye oturması öngörülüyor.
Üretim zorlukları ve yüksek fiyatlar ışığında, sıvılaştırılmış doğalgaz piyasasının geleceği belirsizliğini koruyor; Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik çatışmaların küresel enerji akışları üzerindeki etkisi devam ediyor.