İran’ın yaptırımları aşmak için kullandığı iddia edilen “gölge filo”, deniz güvenliği ve küresel enerji piyasaları üzerinde artan endişelere yol açıyor.
Başkentler (SANA) – İran’ın sözde “gölge filosu”na ilişkin uluslararası tartışmalar giderek yoğunlaşıyor. Bu karmaşık denizcilik ağının, İran petrol ihracatına uygulanan Batı yaptırımlarını aşmak için kullanıldığı öne sürülüyor.
Söz konusu ağın, küresel deniz ticaretini düzenleyen kuralları aşan alışılmadık bir taşımacılık sistemiyle faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Deniz güvenliği alanında uzman araştırma merkezleri ve uluslararası kuruluşların raporları, bu yapının Tahran’ın uluslararası pazarlara petrol akışını sürdürmesinde önemli bir araç haline geldiğini ortaya koyuyor.
Farklı kimlikler altında faaliyet gösteren tankerler ve beyan edilmemiş nakliye rotaları, uluslararası kuruluşların ihracatı izleme ve petrolün gerçek menşeini doğrulama kapasitesini sınırlandırıyor.
Bu çerçevede ABD ve müttefiklerinin, söz konusu faaliyetlere karşı baskıyı artırmak amacıyla Arap Körfezi ve stratejik su yollarında deniz gözetimini yoğunlaştırdığı bildirildi. Bu operasyonlar, deniz güvenliği ve küresel enerji piyasalarının istikrarı üzerinde doğrudan etkiler yaratıyor.
Karmaşık ağ ve gizleme yöntemleri
ABD Hazine Bakanlığı verileri, “gölge filo”nun karmaşık sahiplik yapıları kullanan, sık sık bayrak değiştiren ve aldatıcı belgelerle faaliyet gösteren yüzlerce tankerden oluştuğunu ortaya koyuyor. Bu gemilerin, denizde gemiden gemiye transferler gerçekleştirerek petrol taşımacılığını gizli şekilde sürdürdüğü belirtiliyor.
Uluslararası denizcilik ve enerji izleme kuruluşlarının raporları, bazı gemilerin takip sistemlerini devre dışı bıraktığını veya konum verilerini manipüle ettiğini doğruluyor. Ayrıca petrolün gerçek kaynağını gizlemek amacıyla “deniz kamuflajı” yönteminin yaygın şekilde kullanıldığı ifade ediliyor.
ABD merkezli güvenlik verileri ise bu yöntemlerin özellikle Körfez ve Hürmüz Boğazı çevresinde izlemeyi zorlaştırmaya yönelik sistematik bir modelin parçası olduğunu gösteriyor.
Artan uluslararası baskı ve gözetim
Wall Street Journal’a göre ABD ve müttefikleri, bu faaliyetleri sınırlamak amacıyla Arap Körfezi, Umman Körfezi ve Arap Denizi’nde deniz gözetimini artırdı.
Artan denetimler nedeniyle bazı tankerlerin rotalarını değiştirdiği veya ana ticaret yollarından uzak bölgelerde faaliyet gösterdiği bildiriliyor. Bu durum, İran’ın yaptırımları aşma çabalarını zorlaştıran yeni bir baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.
Finansal sistem dışında işleyen ağ
Wall Street Journal ve Batılı haberlere göre “gölge filo” sadece deniz taşımacılığıyla sınırlı kalmayıp, alternatif finansal yöntemleri de kapsıyor.
Bu kapsamda yerel para birimleri, takas anlaşmaları (petrol karşılığında mal) ve geleneksel olmayan ödeme sistemleri kullanılarak uluslararası finansal kısıtlamaların aşılmaya çalışıldığı belirtiliyor.
Enerji uzmanları, bu modelin yaptırımların etkisini azaltmayı ve İran’ın petrol gelirlerini sürdürmesini hedeflediğini ifade ediyor.
Enerji piyasaları ve deniz güvenliğine etkileri
Bu ağların genişlemesi, Körfez ve çevresindeki su yollarında artan operasyonel riskler ve küresel petrol sevkiyatlarının izlenmesinin giderek karmaşıklaşması nedeniyle, deniz taşımacılığı ve sigorta sektörlerinde endişeleri artırıyor.
Ekonomik kuruluşların raporları, bu modelin sürmesi halinde—özellikle karşı önlemlerin artması veya kritik deniz yollarında olası gerilimlerin tırmanması durumunda—enerji piyasalarında daha fazla dalgalanma yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Bu çerçevede “gölge filo”, bir yandan gelişmiş yaptırım aşma yöntemleri, diğer yandan artan uluslararası gözetim ve askeri baskı arasında sıkışmış durumda. Uzmanlara göre bu durum, küresel deniz ticaret yolları üzerinde süregelen rekabetin ve İran ile bağlantılı en karmaşık dosyalardan birinin parçası olmayı sürdürüyor.
T.K / R.M