ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran’a yönelik başlattığı sınırlı deniz ablukası, enerji arzı ve küresel enflasyon üzerinde yeni riskler yaratırken, uzmanlar asıl etkinin gerilimin süresine bağlı olacağına dikkat çekiyor.
Başkentler (SANA) – ABD’nin Hürmüz Boğazı’na deniz ablukası uygulama kararı, enerji hatlarını doğrudan kontrol etme ve İran ile süren savaşda yeni bir aşamaya geçme hamlesi olarak değerlendiriliyor. Bu adım, bölgede tansiyonu yükseltirken küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı oluşturuyor.
Deniz ablukası: Çifte baskı aracı
ABD Başkanı Donald Trump tarafından İran’a karşı ilan edilen deniz ablukası, iki ülke arasındaki gerilimi daha karmaşık bir aşamaya taşıyor. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, hem İran’ın gelir kaynaklarını kısıtlayabilecek hem de küresel enerji fiyatlarını artırarak enflasyonist baskıları tetikleyebilecek bir araç haline geliyor.
Trump, Pakistan’da İran ile yürütülen ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından abluka kararını duyurdu.
Abluka İran limanlarıyla sınırlı
CNBC’nin haberine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik abluka, ilk açıklamalara kıyasla daha sınırlı kapsamda uygulanıyor. ABD Merkez Komutanlığı, İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin hedef alınmayacağını, uygulamanın yalnızca İran limanlarına ya da kıyı bölgelerine giriş-çıkış yapan gemilerle sınırlı olacağını açıkladı.
Küresel ekonomik kriz derinleşebilir
ABD’nin deniz ablukası, zaten kırılgan olan küresel ekonomideki riskleri artırıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin kısıtlanması, enerji arzına yönelik endişeleri büyüterek mevcut ekonomik krizi daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor.
Quincy İyi Yönetim Enstitüsü‘nün başkan yardımcısı, CNBC’ye verdiği demeçte, tam kapsamlı bir abluka durumunda piyasadan daha fazla petrol çekileceğini ve bunun petrol fiyatlarını varil başına yaklaşık 150 dolara kadar yükseltebileceğini belirtti.
Seyrüsefer engelleri müttefikleri de etkiliyor
Cedra Markets Küresel Piyasalar Başkanı Joe Yarak, Sky News Arabia’ya yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran için önemli bir pazarlık unsuru olduğunu vurguladı. Joe Yarak, seyrüseferin herhangi bir şekilde aksamasının yalnızca İran’ı değil, ABD müttefiklerini ve bölge ülkelerini de olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
Joe Yarak ayrıca, COVID-19 pandemisinden bu yana yüksek enflasyonla mücadele eden ABD ekonomisinin, bu tür adımların sürmesi halinde daha fazla baskı altında kalabileceği uyarısında bulundu. Buna rağmen, yatırımcıların olası siyasi uzlaşma beklentileri nedeniyle piyasalarda sert düşüşlerin sınırlı kaldığını belirtti.
Gerçek piyasa tepkisi arzla bağlantılı
Korum Stratejik Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Tarık El-Rifai ise piyasalardaki hareketlerin büyük ölçüde gerçek arz koşullarına bağlı olduğunu söyledi. El-Rifai’ye göre, petrol fiyatları ve riskli varlıklardaki dalgalanmalar yalnızca siyasi açıklamalardan değil, piyasadaki somut arz daralmasından kaynaklanıyor.
El-Rifai, ekonomik etkilerin büyüklüğünde belirleyici unsurun gerilimin süresi olduğuna dikkat çekerek, uzun süreli bir arz kesintisinin küresel ekonomide ciddi şoklara yol açabileceğini vurguladı.
T.K / M.Y