BAŞKENTLER (SANA) – Deniz ablukasının yarattığı siyasi ve ekonomik baskı ile birlikte ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası ve Tahran–Washington hattındaki müzakere süreci eş zamanlı olarak hız kazanıyor.
İslamabad’daki son turun ardından taraflar, perşembe günü yapılması planlanan yeni görüşme öncesinde yoğun bir diplomatik süreçten geçiyor. Gerilim, Hürmüz Boğazı’ndan Güney Lübnan’a kadar uzanırken, ateşkes ve küresel enerji piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, müzakerelerde önemli ilerleme sağlandığını belirterek, “topun artık Tahran’da olduğunu” ifade etti. Vance, İran’dan daha fazla esneklik beklediklerini ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda adım atılması gerektiğini belirtti. İran’ı “ekonomik terörizm” ile suçlayan Vance, deniz trafiğine yönelik kısıtlamaların sürmesi halinde ABD’nin İran gemilerine izin vermeyeceğini kaydetti.
Buna karşılık İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ülkesinin tehditler karşısında geri adım atmayacağını vurgularken, Tahran olası deniz ablukasına sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.
Deniz ablukası devreye girdi
ABD’li yetkililere göre Washington, uygulamayı desteklemek için bölgeye 15’ten fazla savaş gemisi konuşlandırdı. ABD Merkez Komutanlığı, ablukanın İran limanlarına giden ve çıkan gemileri kapsadığını ancak Hürmüz Boğazı üzerinden İran dışı destinasyonlara giden gemiler için seyrüsefer serbestisinin korunacağını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a ait “hızlı saldırı” gemilerinin ablukaya yaklaşması halinde imha edileceğini belirterek, İran donanmasının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. İranlı bir askeri yetkili ise bu uygulamaları “korsanlık” olarak nitelendirerek, Basra Körfezi ve Umman Körfezi’nde güvenliğin tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu.
Lübnan’da gerilim ve diplomasi aynı anda
Siyasi düzeyde, Washington’da Lübnan ve İsrail büyükelçileri arasında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun katılımıyla doğrudan görüşmeler yapılıyor. Bu, onlarca yıl sonra bu seviyede gerçekleştirilen ilk doğrudan temas olarak kaydedildi.
Görüşmelerin amacı, Lübnan cephesinde ateşkesin ele alınması ve daha geniş kapsamlı müzakerelere geçiş ihtimalinin değerlendirilmesi olarak belirtiliyor. İsrail ise Hizbullah’ın silahsızlandırılmadığı sürece operasyonları durdurmayı reddediyor.
Öte yandan, Hizbullah bu görüşmeleri reddederek Lübnan hükümetine sürecin derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, müzakerelerde Güney Lübnan’ın üç güvenlik bölgesine ayrılmasını ve sınır hattında uzun süreli İsrail askeri varlığını öngören bir plan da gündeme getirildi.
Sahada ise İsrail’in Güney Lübnan’daki yerleşimlere yönelik hava saldırıları son 24 saatte devam etti. Saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybederken ve yaralanırken, İsrail güçlerinin Bint Cubeyl beldesini kuşattığı ve kontrol altına almak için kara operasyonu başlattığı bildirildi.
İslamabad süreci ve diplomatik temaslar
İslamabad’da yapılan görüşmeler somut bir anlaşma olmadan sona erdi ancak diyalogun devamı için kapı açık bırakıldı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin korunduğunu ve yeni bir görüşme turuna ev sahipliği yapılabileceğini açıkladı. ABD Başkanı Trump ise İran’ın anlaşma talebinde bulunduğunu ancak nükleer silah edinimine izin vermeyeceklerini teyit etti.
Nükleer program ve uluslararası pozisyonlar
Taraflar arasında en önemli ihtilaf noktası nükleer program olmaya devam ediyor. İran, uranyum zenginleştirmeyi beş yıl askıya almayı teklif ederken, ABD bu sürenin 20 yıl olmasını ve tesislerin sökülmesini talep ediyor. Rusya ise İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim almaya hazır olduğunu açıkladı.
Uluslararası ve bölgesel tepkiler
Çin, ABD ablukasını “tehlikeli ve sorumsuz” olarak nitelendirirken, Şi Cinping Çin’in diplomatik sürece katkı sunacağını açıkladı. Sergey Lavrov ise çatışmanın yeniden başlamaması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca Rusya, İran’daki Buşehr nükleer reaktörüne yönelik saldırıları nedeniyle İsrail’e sert bir uyarı mesajı gönderdi. Moskova, bu tür saldırıların Rus çalışanları tehlikeye atabileceğini belirterek, ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı.
Bölgesel düzeyde Katar, Ürdün ve Suudi Arabistan ile yaptığı görüşmelerde ateşkesin korunması ve deniz yollarının siyasi baskı aracı olarak kullanılmaması çağrısında bulundu.
Ekonomik etkiler
Ablukanın İran’a günlük 400 milyon doları aşan ekonomik kayıp yaşatabileceği tahmin edilirken, petrol fiyatları Asya piyasalarında 100 doların altına geriledi. Gözler şimdi perşembe günü yapılacak yeni müzakere turuna çevrilmiş durumda. Bu görüşmelerin, ateşkesin geleceği ve bölgedeki gerilimin yönü açısından kritik bir dönüm noktası olması bekleniyor.
Y.K /R.Y