Başkentler (SANA) – Bugün Cumartesi günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da, savaşı durdurmaya yönelik ABD-İran müzakereleri başladı. Görüşmeler, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in İran heyetiyle yaptığı ön toplantıyla açıldı. Görüşmeler, uluslararası düzeyde geniş bir dikkat ve ihtiyatlı bir iyimserlik eşliğinde gerçekleşiyor.
Toplantının ardından Şerif, ABD heyetiyle ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Beyaz Saray ise, ABD heyetinin Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’den oluştuğunu ve heyetin Pakistan’ın içişleri ve dışişleri bakanlarıyla da görüşmeler yaptığını açıkladı.
Pakistan Başbakanlığı Ofisi, hem ABD hem de İran heyetlerinin yapıcı bir şekilde müzakerelere katılma taahhüdünü memnuniyetle karşıladı ve bu görüşmelerin istikrara doğru bir adım olmasını umduğunu belirtti.
ABD’den “manipülasyon” uyarısı
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD’nin “olumlu müzakerelere” hazır olduğunu, ancak bunun Tahran’ın iyi niyetle hareket etmesine bağlı olduğunu söyledi ve görüşmelerin seyrini “manipüle etme” girişimlerine karşı uyardı.
ABD Başkanı Donald Trump ise daha sert bir ton kullanarak, İran’ın “uluslararası deniz yollarını engellemek dışında güçlü kozlara sahip olmadığını” söyledi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının “İran’ın iş birliğiyle ya da onsuz” gerçekleşeceğini vurguladı.
Aynı bağlamda, bir ABD’li yetkili İran’a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılacağına dair haberleri yalanladı ve Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek ve Hürmüz Boğazı’nı uluslararası deniz trafiğine tamamen açmak olduğunu belirtti.
Öte yandan New York Times gazetesi, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde İran’ın geçmişte yerleştirdiği mayınların yerini belirlemenin zorluğu ve bunları temizleme kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle boğazı tamamen açmakta zorlandığını aktardı.
Gözlemciler, İslamabad görüşmelerinin tarafların savaşı yönetmekten çözüm sürecine geçme kapasitesini test ettiğini belirtiyor. Ancak bölgesel dosyaların karmaşıklığı, hedeflerin çelişmesi ve onlarca yıldır süren güvensizlik, kapsamlı bir anlaşmaya giden yolu zorlaştırıyor. Bu süreç ya beklenen bir yumuşamayı getirebilir ya da yeni bir gerilim dalgasına yol açabilir.
R.Y