Başkentler (SANA) – Küresel savunma sanayisinde, geleneksel ağır mühimmat ve yüksek maliyetli sistemlerin hakimiyeti, son dönemdeki bölgesel askeri gelişmelerin etkisiyle yerini yeni dinamiklere bırakıyor. Savunma sanayisi modelleri ve maliyet dengeleri, yaşanan çatışma süreçleriyle birlikte köklü bir değişim sürecinden geçiyor.
Savaşın etkisiyle talep ve arz dinamikleri değişirken, insansız hava araçları (İHA) gibi hafif ve ucuz platformlar üreten küçük ve orta ölçekli şirketler öne çıkmaya başladı. Geleneksel hava savunma sistemlerinin stok ve üretim maliyetlerindeki artış, yerini düşük maliyetli ve hızlı üretilebilir taktik silahlara bırakıyor.
Mühimmat stoklarında “hızlı tüketim” alarmı
Pazarın dönüşümünde mühimmatın hızlı tükenmesi etkili oluyor. Savunma araştırma kurumlarının verilerine göre, İsrail işgal güçleri ve müttefikleri çatışmaların ilk döneminde yüksek miktarda gelişmiş mühimmat tüketti.
Londra merkezli Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) verilerine göre, ABD savaşın ilk 16 gününde yaklaşık 26 milyar dolar maliyetle 11 bin 200’den fazla saldırı ve önleme mühimmatı kullandı. Bu mühimmatlar arasında 1200’den fazla Patriot sistemi, yüzlerce Tomahawk füzesi ve 300’den fazla THAAD önleme füzesi bulunuyor. Bu tüketim oranları, geleneksel sanayiyi üretim ve stok krizine sokarken, pazarda fiyatlandırma süreçlerini değiştirdi.
Asimetrik maliyetler: Yüksek teknolojili füzelere karşı düşük maliyetli dronlar
Kurallardaki değişikliğin bir diğer nedeni asimetrik maliyetler oldu. Milyonlarca dolar değerindeki Patriot füzelerinin, düşük maliyetli dronlara karşı kullanılması, hava savunma verimliliğini tartışmaya açtı. Bu durum, hükümetleri daha az maliyetli ve seri üretilebilen savunma alternatiflerine yöneltti.
Hisse senetlerinde teknoloji şirketleri öne çıkıyor
Savunma devlerinin hisselerinde gözlenen dalgalanmalar, yatırımcıların geleneksel üretimin uzun süren tedarik zinciri kısıtlamalarına odaklanmasına neden oldu. Buna karşın, dron sistemleri ve maliyet etkin savaş teknolojileri geliştiren şirketler kazançlarını artırdı. Güney Koreli bir orta menzilli savunma şirketi hisselerini yüzde 40’tan fazla artırırken, “Spectreworks”, “AeroVironment” ve “Unusual Machines” gibi firmalar, Pentagon’un düşük maliyetli dron harcamalarından faydalanarak borsada yükseliş sergiledi.
Yapay zeka ve otonom sistemlere yatırım
Savunma sanayisi üreticileri, bütçelerini uzun vadeli dev projelerden askeri yapay zeka, otonom sistemler ve düşük maliyetli entegre savunma sistemlerine kaydırıyor. Artan savunma bütçelerinin, hızlı üretilebilir ve ekonomik çözümler sunan şirketlere yönlendirilmesi öngörülüyor.
Küresel silah ihracatında ABD ve Avrupa payını artırdı
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, ABD’nin küresel silah ihracatındaki payı 2025’te yüzde 42’ye yükselirken, Avrupa yüzde 38’lik payla ABD ihracatında ilk sıraya yerleşti. Buna karşılık Rusya’nın silah ihracatı yüzde 64 oranında düşerek küresel payı yüzde 7’nin altına geriledi.
1,5 Trilyon dolarlık bütçe ve yeni dönem
ABD yönetimi, 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi ve 200 milyar dolarlık ek acil fon hazırlığıyla harcama önceliklerini güncelliyor. Yaşanan süreç, silah pazarında kârın artık sadece dev şirketlerin tekelinde olmadığını; hız, zeka ve ekonomik üretim kapasitesine sahip aktörlerin küresel sahnede güç kazandığını gösteriyor.
İ.K