KUDÜS (SANA) – İsrail parlamentosu, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in gündeme getirdiği ve Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören yasa tasarısını ikinci ve üçüncü okumalarda kabul ederek yasalaştırdı.
İsrail işgal makamları, bugün kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan “Filistinli Esirlerin İdamı Yasası”nı nihai olarak onayladı. İlk kez 2022 yılında İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından teklif edilen ve Mart 2023’te ön okumadan geçen yasa, bugün yapılan oylamayla resmiyet kazandı.
Af ve indirim yetkisi kaldırıldı
Filistin basınında yer alan ayrıntılara göre kabul edilen yasa, İsraillilerin ölümüyle sonuçlanan eylemlere katılan Filistinlilere idam cezası verilmesini zorunlu kılıyor. Düzenlemede yer alan en kritik maddelerden biri, bu tür davalarda herhangi bir af yetkisinin yasaklanması oldu. Bu hükümle birlikte, verilen idam kararlarının gelecekte siyasi veya hukuki yollarla hafifletilmesi ya da değiştirilmesi tamamen engellenmiş oldu.
İnfaz süreci ve bölgesel ayrım
Knesset Genel Kurulu’nda kabul edilen metne göre, idam kararı için yargıçlar arasında oy birliği şartı aranmayacak. Yasa, infazın İsrail cezaevi otoriteleri tarafından asılma yoluyla gerçekleştirilmesini ve hükmün kesinleştiği tarihten itibaren en geç 90 gün içinde infaz edilmesini şart koşuyor.
Ayrıca yasa, 1948’de işgal edilen topraklar ile Batı Şeria arasında uygulama farkı gözetiyor. Mevzuat uyarınca idam cezası, Batı Şeria’da uygulanacak “temel ceza” olarak tanımlanıyor.
Cezaevlerindeki insani durum ve can kayıpları
Filistin Esirler Cemiyeti tarafından paylaşılan güncel veriler, işgal altındaki cezaevlerindeki tabloyu gözler önüne seriyor:
- Halihazırda yaklaşık 9 bin 500 Filistinli İsrail cezaevlerinde tutuluyor.
- İşkence ve kasıtlı tıbbi ihmal sonucu hayatını kaybeden esirlerden 97’sinin naaşı halen alıkonuluyor.
- Bu naaşların 86’sı, Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı tarihten bu yana hayatını kaybedenlerden oluşuyor.
- 1967 yılından bu yana İsrail cezaevlerinde hayatını kaybeden Filistinli sayısı ise 326’ya yükselmiş durumda.
Uluslararası toplumdan “savaş suçu” tepkisi
İsrail’in bu adımı uluslararası kamuoyunda sert tepkilere yol açtı. İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya, İsrail’e bu yasadan derhal vazgeçme çağrısında bulunarak bölgesel sonuçlar konusunda endişelerini dile getirdi.
Uluslararası Af Örgütü ise yayımladığı uyarıda, bu yasanın apartheid (ırk ayrımcılığı) sistemini kökleştirdiğini savundu. Örgüt, yasanın uygulanmasının uluslararası hukuk çerçevesinde “tam teşekküllü bir savaş suçu” teşkil edebileceği uyarısında bulundu.
İ.K