BAŞKENTLER (SANA) – ABD-İsrail ve İran arasındaki askeri tırmanışın Tahran üzerindeki mali yükü ağırlaşırken, ekonomik göstergelerdeki sert düşüş ve stratejik tesislerin hedef alınması rejimi yönetilmesi güç bir sosyal krizle karşı karşıya bırakıyor.
ABD-İsrail-İran hattında yaşanan askeri tırmanış, Tahran yönetiminin çeşitli alanlarda uğradığı kayıpların boyutunu gün yüzüne çıkarıyor. Güvenlik uzmanları ve bölge analistleri, çatışma sürecinin devam etmesi halinde İran’ın yönetilmesi güç bir dizi sistematik baskı ile karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunuyor.
Independent Arabia’nın yayımladığı rapora göre kriz, artık yalnızca askeri saha ile sınırlı kalmayıp İran ekonomisinin temel yapısını sarsmış durumda. Raporda, operasyonlar durduğunda bile ekonomide dengeyi yeniden sağlama sürecinin son derece karmaşık hale geldiği vurgulanıyor.
Ekonomi çöküşün eşiğine yaklaşıyor
Carnegie Uluslararası Barış Enstitüsü araştırmacısı Nathan Brown’ın değerlendirmelerine yer verilen raporda, savaşın Tahran’ın üstlendiği muazzam mali yükleri açığa çıkardığı ve askeri tesislerin sürekli saldırılara maruz kaldığı belirtildi.
Askeri yıpranmanın devletin kurumsal yapısını etkilediği, ekonomik sonuçların ise iç krizi derinleştirdiği kaydedildi. İran para birimi sert bir değer kaybı yaşarken, savaş öncesinde yüzde 40’ı aşan enflasyonun, gıda fiyatlarındaki artışın yüzde 100’ün üzerine çıkmasıyla daha da tırmandığı aktarıldı.
Tırmanış dönemlerinde İran’ın petrol ihracatının, 3 milyon varili aşan üretim kapasitesine rağmen günlük 1 milyon varilin altına düşmesi, Tahran’ı ana döviz kaynağından mahrum bırakırken milyarlarca dolarlık zarara yol açtı.
Güvenlik yapısında erozyon ve iç cephe
Krizin etkisi yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı kalmayıp İran iç politikasına da doğrudan yansıyor. Hayati tesislere yapılan saldırıların ülkenin coğrafi derinliğindeki kırılganlığı ortaya koyduğu, birinci ve ikinci kademe liderlere yönelik tekrarlayan operasyonların ise güvenlik yapısındaki zayıflığı gözler önüne serdiği belirtiliyor.
Ekonomik baskı ile güvenlik ihlallerinin iç içe geçmesi, özellikle alım gücünün düştüğü bir sosyal ortamda rejimin kriz kontrol kapasitesini zayıflatıyor. Altyapıya verilen zararların derin sosyal etkiler bırakacağı ve yaklaşık 2 milyon kişiyi daha yoksulluk çemberine itebileceği öngörülüyor.
Tahran’ı eşi benzeri görülmemiş zorluklar bekliyor
Rapora göre savaş, İran’dan bağımsız bir bölgesel düzenin yeniden şekillenmesini hızlandırıyor. Bölge ülkeleri ve uluslararası ortaklar arasında güvenlik işbirliği güçlenirken, deniz yolları ve enerji güvenliği ön plana çıkıyor.
Küresel enerji arzının yüzde 60’tan fazlasının sıkı koruma düzenlemelerine alınması, Tahran’ın bu kaynakları bir baskı unsuru olarak kullanma kapasitesini azalttı. Bu durum, İran’ın en önemli stratejik araçlarından birini kaybetmesi olarak yorumlanıyor.
Analizler, savaş öncesinde zaten zayıf bir büyüme sergileyen İran ekonomisinin, altyapı tahribatı ve genişleyen yoksulluk alanlarıyla birlikte tarihindeki en zorlu sınavlarından birini vereceğine işaret ediyor.