ŞAM (SANA) – Körfez bölgesindeki savaş nedeniyle artan gerilim ve hava ile deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, sadece petrol ve gaz sektörünü değil, altın, gümüş ve diğer değerli metallerin ticaretini de olumsuz etkiliyor.
Bu durum, başta Dubai olmak üzere bölgedeki büyük ticaret merkezlerinin karşı karşıya olduğu ekonomik riskleri ortaya koyuyor. Değerli metal ticareti; hızlı hava taşımacılığı, serbest limanlar, rafineri merkezleri ve yeniden ihracat ağlarına büyük ölçüde dayanıyor. Bu ağlarda yaşanan herhangi bir aksama, küresel ölçekte darboğazlara yol açabiliyor.
Hava Taşımacılığındaki Duraksama Piyasaları Baskılıyor
Bloomberg’in aktardığı verilere göre, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan uçuşların durması, Dubai üzerinden gerçekleştirilen altın ve gümüş sevkiyatlarını neredeyse felç etti. Bu durum, bazı yatırımcıları Londra piyasasına kıyasla ons başına 10 ila 30 dolar daha düşük fiyatlarla satış yapmaya yönlendirdi.
“FlightRadar24” verileri de savaşın başlamasından bu yana dünya genelinde binlerce uçuşun etkilendiğini gösteriyor. Yüksek değerine rağmen genellikle yolcu uçaklarının kargo bölümlerinde taşınan değerli metallerin sevkiyatı, bu gelişmelerden doğrudan olumsuz etkilendi.
Körfez, Küresel Değerli Metal Ticaretinin Önemli Merkezi
Son 20 yılda ekonomik büyüme ile Körfez ülkeleri, altın ve değerli metaller ticaretinde başlıca merkezler arasında yer aldı. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkıyor.
Dubai Çoklu Emtia Merkezi verilerine göre, ülkenin altın ve değerli metaller dış ticaret hacmi 2024 yılında yaklaşık 170 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 27’lik artış anlamına geliyor ve Dubai’yi İsviçre’nin ardından dünyanın ikinci büyük altın ticaret merkezi konumuna taşıyor.
Altın ve mücevher ihracatı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin petrol dışı ticaretinin yarısından fazlasını oluşturuyor. Altının payı yüzde 48,6, mücevher ihracatı ise yüzde 4,6 olarak kaydedildi.
Ekonomik Karmaşıklık Gözlemevi’nin 2024 verilerine göre, Körfez ülkelerinin değerli taş ve metal ihracatı yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu alanda en büyük payı Birleşik Arap Emirlikleri elinde bulunduruyor; ihracatı 76,1 milyar dolar, ithalatı ise 62,3 milyar dolar olarak kaydedildi.
Diğer Körfez ülkelerinin katkısı daha sınırlı kalırken, Suudi Arabistan ekonomik çeşitlendirme stratejisi kapsamında madencilik sektöründeki rolünü artırmayı hedefliyor. Bu çerçevede 2024 yılında eritme ve rafineri projelerini kapsayan 9,32 milyar dolarlık yatırım anlaşmaları imzalandı.
Katar ise temiz enerjiyle bağlantılı tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmek amacıyla kritik ve nadir toprak elementleri projelerine yaklaşık 180 milyon dolar yatırım yaptı.
Öte yandan, İran’ın çeşitli Arap ülkelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları can kayıplarına ve altyapıda maddi hasara yol açtı. Bu saldırılar, bölgede ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın neden olduğu askeri tırmanış çerçevesinde gerçekleşti.
Y.K / Y.H