BAKÜ-ANKARA (SANA)— Hızla değişen jeopolitik dengeler ve küresel enerji fiyatlarının artışıyla birlikte Azerbaycan ile Türkiye arasındaki Güney Kafkasya koridorları, petrol ve gazın Avrupa’ya taşınmasında stratejik bir hat haline geldi. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında bu güzergâhlar, Orta Asya’yı Avrupa’ya bağlayan önemli enerji ve ticaret yolları olarak öne çıktı.
Mevcut bölgesel çatışmaların gölgesinde bu koridorların önemi daha da arttı.Rusya ve İran dışındaki alternatif enerji ve ticaret yolları sunarak küresel tedarik zincirlerinin güvenliğine katkı sağlıyor. Aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan’ın Doğu ile Batı arasında arabulucu ve köprü rolünü güçlendiriyor.
Bu koridorlar stratejik açıdan Hürmüz Boğazı’na benzetiliyor. Hazar Denizi ve Orta Asya’dan Avrupa’ya enerji ve ticaret akışını sağlayan önemli geçiş noktaları olarak görülüyor. Özellikle Nahçıvan bölgesi, Avrupa ile Asya arasında dar ama kritik bir ulaşım hattı oluşturuyor.
Azerbaycan ve Türkiye’nin Enerji Hattındaki Rolü
Azerbaycan, Hazar’daki petrol ve gazı Avrupa’ya taşıyan başlıca aktörlerden biri. Bakü–Tiflis–Ceyhan (BTC) petrol boru hattı Türkiye’nin Ceyhan Limanı’na kadar uzanırken, Güney Gaz Koridoru (SGC) ise TANAP ve TAP hatlarıyla Avrupa’ya gaz taşınmasını sağlıyor. Bu sistem Avrupa’nın Rus gazına bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor.
2025’te ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan “Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP)” projesi de Azerbaycan’dan Ermenistan üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya uzanan alternatif bir bağlantı hedefliyor.
Bu gelişmelerden en fazla fayda sağlayacak ülkelerden biri Türkiye. Ankara’nın bu koridorlardan yıllık yaklaşık 4 milyar dolar ticaret geliri elde etmesi bekleniyor ve Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi güçleniyor.
Bölgede Artan Jeopolitik Rekabet ve Güvenlik Riskleri
Ancak bölgede güvenlik riskleri de bulunuyor. Azerbaycan ile İran arasındaki gerilim ve Nahçıvan’a yönelik saldırılar, enerji koridorlarının güvenliğinin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak Güney Kafkasya koridorları sadece ulaşım hatları değil; enerji güvenliği, ticaret ve jeopolitik güç dengeleri açısından Asya ile Avrupa arasındaki stratejik bağlantı noktaları haline geliyor. Türkiye ve Azerbaycan ise bu yeni düzenin kilit aktörleri olarak öne çıkıyor.
R.Y