NEW YORK (SANA) – Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, terör örgütü DEAŞ’ın artan tehdidine, uyum sağlama ve yayılma kapasitesine dikkat çekti. Konsey, bu dinamik tehditlerle mücadelenin, uluslararası hukuk ve insan haklarına saygı temelinde uluslararası iş birliğini gerektirdiğini vurguladı.
Konsey, düzenlediği oturumda terör eylemlerinin uluslararası barış ve güvenlik üzerindeki tehditlerini ele aldı. BM brifinglerinde, DEAŞ’ın faaliyetlerindeki son gelişmeler ve mücadelede karşılaşılan zorluklar masaya yatırıldı.
BM Terörle Mücadele Ofisi Başkanı ve Terörle Mücadeleden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Vekili Aleksandr Zuev, DEAŞ’ın hâlâ esnek yapısını koruduğunu, değişen koşullara uyum sağladığını ve örgütün eleman devşirmeye devam ettiğini belirtti. Zuev, dijital platformlar, yapay zekâ ve sanal varlıklar gibi yeni teknolojilerin kullanımının arttığını ve örgütün finansman kaynaklarına erişimini sürdürdüğünü ifade etti.
Zuev, DEAŞ’ın özellikle Afrika’daki Sahel bölgesi ve Çad Gölü Havzası’ndaki uzantılarının faaliyetlerinde artış gözlendiğini, bunun yanı sıra Suriye, Irak ve Afganistan’daki varlığını da sürdürdüğünü belirtti. Terörle mücadelede hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı temelinde sürdürülebilir bir uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
BM Terörle Mücadele Komitesi İcra Direktörü Natalya German, DEAŞ tehdidinin hâlâ ciddi olduğunu, son altı ayda örgütün çeşitli ülkelerde terör saldırıları gerçekleştirdiğini ve bu saldırılara ilham verdiğini kaydetti.
ABD ve Rusya’nın Vurguları
ABD temsilcisi, DEAŞ ve El Kaide’nin gelişen tehditlerine dair derin endişelerini dile getirerek, terörizmin finansmanını engellemeye yönelik uluslararası çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, terörün finansmanının izlenmesi ve engellenmesinin önemine değinen ABD temsilcisi, ülkeleri yabancı terörist savaşçılarla ilgili vatandaşlarını geri almaya ve uluslararası hukuka uygun şekilde yargılamaya çağırdı.
Rusya Federasyonu temsilcisi ise terör örgütlerinin insansız hava araçları ve ticari uydu sistemleri gibi teknolojileri giderek daha fazla kullandığını belirterek, bu konuda hukuki çerçevelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bazı ülkelerin Afrika’daki jeopolitik amaçlarla terör gruplarıyla ilişki kurduğuna dikkat çekti ve teröre verilen desteğin cezasız kalmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Avrupa Birliği ve Yunanistan Temsilcilerinin Yorumları
Avrupa Birliği temsilcisi, DEAŞ’ın yeni bölgelere yayılma ve fırsatçı bir yapı sergileme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Suriye ve Irak’ın örgütle mücadeledeki kritik rollerine dikkat çeken temsilci, AB’nin rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma çalışmalarına desteğini sürdüreceğini ifade etti.
Yunanistan temsilcisi ise DEAŞ’ın Suriye’deki ibadethanelere yönelik saldırılarından duyduğu endişeyi dile getirerek, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Suriye hükümetinin çabalarının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Danimarka Temsilcisinin Açıklamaları
Danimarka temsilcisi, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmanın DEAŞ’la mücadelede iş birliğini teşvik eden olumlu bir adım olduğunu belirtti. Terörle mücadelenin uzun vadeli bir hedef olduğunu belirten temsilci, ortak çabaların ve kolektif tedbirlerin önemini vurguladı.
Sonuç ve Güvenlik Konseyi Değerlendirmesi
Oturumda yapılan değerlendirmelerde, BM Güvenlik Konseyi, DEAŞ tehdidiyle mücadelede güvenlik, mali ve teknolojik önlemleri bir araya getiren, aynı zamanda uluslararası hukuk ve insan haklarına bağlı kalan kapsamlı bir yanıtın gerektiği konusunda ortak bir görüşe vardı.
N.W.A / R.Y