LONDRA (SANA) – Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med), İsrail işgaline ait uçakların Suriye’nin güneyindeki Kuneytra kırsalı ile Lübnan’ın güneyinde geniş tarım arazileri üzerine kimyasal maddeler püskürtmesinin son derece tehlikeli bir saldırı olduğunu ve bu eylemin her iki ülkede de gıda ile çevre güvenliğini tehdit eden bir savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.
Gözlemevi, yayımladığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) tarafından sığınaklarda saatlerce kalınması yönünde yapılan uyarıların ardından, İsrail uçaklarının Lübnan’ın güneyindeki Ayta El-Şaab çevresi ve diğer bölgelerde geniş çaplı kimyasal püskürtme operasyonları gerçekleştirdiğini belirtti. Bu saldırıların, ekinlerin tahrip olmasına, toprağın ve su kaynaklarının kirlenmesine yol açtığı, sağlık ve çevre açısından uzun yıllar sürebilecek etkiler doğurabileceği ve tarımsal üretim döngüsünü bütünüyle etkileyebileceği uyarısında bulunuldu.
Açıklamada, İsrail uçaklarının 26 ve 27 Ocak tarihlerinde Kuneytra kırsalındaki tarım alanları üzerinde de benzer kimyasal püskürtme faaliyetleri yürüttüğü, bunun temel tarım ürünlerinde büyük zarara yol açtığı ve çiftçilerin geçim kaynaklarını tehdit ettiği ifade edildi. Bu saldırıların, sınır bölgelerinde yaşayan halkın gıda ve ekonomik güvenliğine doğrudan zarar verdiği ve Suriye’nin tarımsal altyapısını hedef alan tekrarlanan saldırıların bir parçası olduğu vurgulandı.
Euro-Med, Kuneytra’daki kimyasal saldırıların, geçmiş yıllarda Suriye tarım arazilerine yönelik yakıcı mühimmat kullanımı ve geniş çaplı yangınlar da dahil olmak üzere bir dizi ihlalin devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Bu eylemlerin, yerel toplulukların direnç kapasitesini zayıflatmayı ve kırsal bölgelerin istikrarını sarsmayı amaçlayan sistematik bir örüntü oluşturduğuna dikkat çekildi. Tarım arazilerinin hedef alınmasının, Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası insancıl hukukun temel kurallarının açık bir ihlali olduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Lübnanlı yetkililerin hedef alınan bölgelerden numuneler toplayarak laboratuvar incelemelerine başladığı, uluslararası hukuk tarafından yasaklanmış ya da yüksek derecede toksik maddelerin kullanılmış olabileceğine dair ciddi endişeler bulunduğu belirtildi. Son saldırıların, daha önce beyaz fosfor ve yakıcı bombalarla binlerce hektar alanın yakılmasına yol açan sistematik bir politikanın devamı olduğu, bunun da sınır bölgelerinde tarımsal çevrenin kasıtlı biçimde tahrip edildiğini gösterdiği ifade edildi.
Euro-Med, Lübnan ve Suriye’de bu tür saldırıların sürmesinin failleri uluslararası ceza sorumluluğuyla karşı karşıya bırakacağını vurguladı.
Roma Statüsü’nün, askeri zorunluluk olmaksızın sivil hedeflerin kasıtlı olarak vurulmasını ve mülklerin tahrip edilmesini savaş suçu olarak tanımladığı, tarım arazilerinin kimyasal maddelerle tahrip edilmesinin de geniş çaplı ve uzun süreli zararlar nedeniyle bu suçların maddi unsurunu oluşturduğu kaydedildi.
Gözlemevi, Birleşmiş Milletler’e, güney Lübnan ve Kuneytra kırsalındaki etkilenen toprak ve mahsullerden örnekler toplayacak, kullanılan maddelerin niteliğini ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne aykırılığını belirleyecek bağımsız ve teknik bir soruşturma komitesi kurulması çağrısında bulundu. Ayrıca Cenevre Sözleşmeleri’ne taraf devletlere, İsrailli yetkililerin yargılanması için evrensel yargı yetkisini devreye sokma çağrısı yaptı.
Açıklamada, cezasızlık politikasına son verilmesinin Lübnan ve Suriye’de insan güvenliğinin korunması açısından zorunlu olduğu vurgulandı. Uluslararası toplumun acilen harekete geçerek saldırıları durdurması, çiftçilerin zararlarının tazmin edilmesini sağlaması ve İsrail’i tarım arazilerinin ıslahı ile çevresel kirliliğin giderilmesi maliyetlerini üstlenmeye zorlaması gerektiği belirtildi.
Hatırlatılacağı üzere, İsrail işgal uçaklarının daha önce de Kuneytra’nın güney kırsalındaki tarım arazileri üzerine bilinmeyen maddeler püskürttüğü belirtilmişti. Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Olabi, geçen hafta Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, ülkesinin topraklarını ve haklarını geri alma konusunda herhangi bir taviz vermeyeceğini, İsrail işgalinin yol açtığı zararların tespiti ve değerlendirilmesi amacıyla gerekli ve acil tüm adımların atılacağını ifade etmişti.
Öte yandan, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Çarşamba günü yayımladığı yazılı açıklamada, İsrail uçaklarının güney Lübnan’daki bazı köylerde tarım arazileri ve bahçeler üzerine zehirli pestisitler püskürtmesini en sert ifadelerle kınadı. Avn, söz konusu eylemin Lübnan’ın egemenliğinin açık bir ihlali, Lübnan vatandaşları ile topraklarına karşı işlenmiş çevresel ve sağlıkla ilgili bir suç olduğunu ve İsrail’in Lübnan’a ve halkına yönelik tekrarlanan saldırılarının devamı niteliği taşıdığını ifade etti.
N.W.A / R.Y