NEW YORK (SANA) – Guterres İsrail’i Filistin’de Uluslararası Kuruluşların Faaliyetlerini Askıya Alma Kararından Vazgeçmeye Çağırdı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail işgal makamlarının işgal altındaki Filistin topraklarında bazı uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini askıya alma kararından duyduğu derin endişeyi dile getirerek, bu adımdan geri dönülmesi çağrısında bulundu.
BM Haberler sitesinin aktardığı açıklamada Guterres, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü çalışmaların hayat kurtarıcı insani yardım için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, faaliyetlerin askıya alınmasının ateşkes sürecinde kaydedilen kırılgan ilerlemeyi tehlikeye atabileceğini belirtti.
BM Sözcüsü Stephane Dujarric ise Guterres’in, İsrail’in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleri doğrultusunda, insani yardımların ihtiyaç sahibi tüm sivillere engelsiz şekilde ulaştırılmasına izin vermesi gerektiğini vurguladığını aktardı.
Dujarric, İsrail kararının, daha önce uygulanan kısıtlamaların gıda, tıbbi malzeme, barınma ve hijyen ihtiyaçlarının Gazze’ye girişini geciktirmiş olması nedeniyle, Filistinlilerin karşı karşıya bulunduğu insani krizi ciddi biçimde derinleştireceği uyarısında bulundu.
Açıklamada Guterres’in, tüm insani yardım ortaklarının güvenli şekilde ve insani ilkelerle uyumlu olarak çalışabilmesinin sağlanması gerektiğinin altını çizdiği ifade edildi.
Öte yandan yayımlanan ortak bir bildiride, 53 uluslararası sivil toplum kuruluşu, İsrail’in son dönemde aldığı kayıt iptali kararlarının işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttükleri faaliyetleri durdurma riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Bildiride, 37 kuruluşun kayıtlarının sona erdiğine dair resmi bildirim aldığı ve bu durumun söz konusu kuruluşları 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmaya zorladığı kaydedildi.
İşgal yönetiminin onlarca uluslararası kuruluşun kaydını sonlandırma kararı, Batı Şeria’daki ihlaller ve Gazze Şeridi’nde yürütülen soykırım savaşı nedeniyle insani ve yaşam koşullarının giderek kötüleştiği bir dönemde, geçen yıl ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, Filistin topraklarında faaliyet gösteren yardım kuruluşlarına yönelik sistematik baskı politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.