ABD’nin İran’a yönelik baskıları finansal yaptırımlardan ham petrol ihracatının sevk noktaları, tankerler ve “gölge filo”ya yönelirken; Cask Limanı’ndaki sevkiyatlar sıfıra geriledi ve petrol iki ülke arasındaki başlıca çatışma alanlarından birine dönüştü.
Washington-Tahran (SANA) – ABD’nin mali ve ticari yaptırımlardan İran ham petrolünün ihracat damarlarını hedef almaya yönelmesiyle petrol, Washington ile Tahran arasındaki mücadelenin en hassas cephelerinden biri haline geldi. Baskı, tankerler ve “gölge filo”dan Tahran’ın ihracat akışını sürdürmek için kullandığı limanlar ile nakliye güzergahlarına kadar uzanıyor.
5 Eylül’deki gelişmeler, Amerika’nın üç İran petrol tankerini hedef almasıyla baskının doğrudan ihracat sektörüne kaydığını ortaya koydu. Bu durum, İran’ın Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını azaltmak amacıyla inşa ettiği Cask Limanı’ndaki ihracatın eylül ayının ilk haftasında sıfıra düşmesiyle aynı döneme denk geldi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), hedef alınan tankerlerin Tahran’ın yaptırımları delmek için kullandığı “gölge filo” ile bağlantılı olduğunu ve bu saldırıların, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun iki ABD savaş gemisine doğru füze fırlatmasının ardından gerçekleştiğini açıkladı.
Merkez Komutanlığı’na göre Amerikan güçleri, Hark Adası açıklarındaki “Downey” ve Cask yakınlarındaki “Stark 1” adlı tankerleri etkisiz hale getirirken, mürettebatı tahliye edilen “Kaylo” adlı tankeri Umman Körfezi’nde imha etti.
Ertesi gün ABD Başkanı Donald Trump, “Truth Social” hesabından yapay zeka ile üretilmiş, petrol zengini Hark Adası’nın bombalandığını gösteren bir görsel yayımlayarak altına “Elveda Hark” notunu düştü.
Hark Adası, İran petrol ihracatının merkezinde yer alıyor
Basra Körfezi’nin kuzeyinde yer alan Hark Adası, ülkenin petrol ihracatının neredeyse tamamının üzerinden geçtiği en önemli düğüm noktasını oluşturuyor. Adanın yükleme kapasitesinin günde yaklaşık 7 milyon varil olduğu tahmin ediliyor.
Bu konum, adaya sadece bir ham petrol ihracat tesisinden öte stratejik bir önem kazandırıyor. Adanın kesintisiz faaliyet göstermesi, Tahran’ın petrolü dış pazarlara ulaştırma ve en büyük gelir kaynaklarından birini koruma kapasitesinde temel bir unsur teşkil ediyor.
Cask Limanı’ndan petrol sevkiyatı durdu
Hark’ın aksine Cask Limanı, İran‘ın petrol ihracatının Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını azaltmak ve ham petrol nakliyesi için alternatif bir güzergah bulmak amacıyla Umman Körfezi üzerinde inşa ettiği bir çıkış noktası olarak öne çıkıyor.
Ancak veri analitiği şirketi Kpler’in verileri, Cask’tan yapılan ham petrol yüklemelerinin geçtiğimiz aylarda belirgin bir düşüş gösterdiğini ortaya koyuyor. Yüklemeler mart ayında günde 129 bin varilken nisan ayında 63 bine, mayısta 54 bine, haziranda 91 bine, temmuzda 76 bine geriledi; ağustos ayında 33 bine düşen yüklemeler eylül itibarıyla tamamen durdu.
Kpler ve Bloomberg’in analizlerine göre Cask, ihracat kapasitesi açısından Hark adasıyla eşdeğer bir alternatif oluşturmuyor. Hark’ın günlük yaklaşık 7 milyon varillik kapasitesine karşılık Cask’ın tasarım kapasitesi günde yaklaşık 1 milyon varil civarında bulunuyor; limanı besleyen boru hattı ise fiili operasyonel kapasitesini günlük yaklaşık 500 bin varille sınırlandırıyor.
“Gölge filo” yaptırımları delmek için kullanılıyor
İran, yaptırım yılları boyunca petrol ihracatının devam etmesini sağlamak için geniş bir tanker, şirket ve aracı ağından yararlandı. Kaynağını gizlemek ve kısıtlamaları aşmak amacıyla gemi bayraklarını ve mülkiyet yapılarını değiştirmek, denizde gemiden gemiye kargo transferi yapmak gibi pek çok yönteme başvurdu.
Seyir verileri, ABD Hazine Bakanlığı tarafından ağustos ayında yaptırım listesine alınan dört tankerinin 6,6 milyon varilden fazla İran petrolünü Çin limanlarına taşıdığını gösterirken; Kpler verileri ise sevkiyatlar varış noktalarına doğru yola çıkmadan önce açık denizde gemiler arası petrol transferi operasyonlarının yapıldığını kaydetti.
Ancak tankerlerin hedef alınması bu ağ karşısında farklı bir zorluk yaratıyor; zira bayrak veya mülkiyet değişikliği takip, yaptırım ve hedef alma risklerini ortadan kaldırmıyor. Benzer şekilde alternatif tankerlerin de güvenli bir güzergaha, sigortaya, finansmana ve artan riskleri göze almaya hazır alıcılara ihtiyacı bulunuyor.
İran’ın ham petrol yüklemelerinde sert düşüş
Independent Arabia’nın petrol ve deniz taşımacılığı uzmanlarından aktardığı bilgilere göre, İran ham petrol yüklemeleri mart ayındaki günlük yaklaşık 2 milyon varil seviyesinden ağustos ayında günlük 220 bin ila 255 bin varil aralığına geriledi. Bu durum, İran’ın ihracat ağının operasyonel kapasitesindeki düşüşün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişmeler, Washington’ın İran’a yönelik mali ve ekonomik baskıları artırdığı bir döneme denk geliyor. Yaklaşık 60 kurum, kişi, geminin yanı sıra İran’a bağlı ekonomik sektörleri, mali ve petrol ağlarını kapsayan “ekonomik dışlama” kampanyası, Tahran’ın petrol ihraç etme ve dış pazarlara ulaşma araçlarını hedef almayı sürdürüyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran ekonomisinin çöküşünün “an meselesi” olduğunu belirterek, Washington’ın Tahran anlaşmaya yanaşana kadar mali ablukayı daraltmaya devam edeceğini vurguladı.
Washington’ın baskısı ihracat damarlarına odaklandı
“Gölge filo”nun hedef alınması ve “ekonomik dışlama” kampanyasının sürmesiyle birlikte İran; para birimindeki değer kaybı, yüksek enflasyon ve dövize erişim zorluklarıyla artan bir baskıyla karşı karşıya kalıyor.
Cask ihracatının sıfıra ulaşması, tankerler ve nakliye güzergahları etrafındaki risklerin artmasıyla birlikte Tahran’ın petrol ihracat akışını sürdürmek için manevra alanı daralıyor.
Böylece petrol, İran’ın baskılarla mücadeledeki en önemli finansman kaynaklarından ve ekonomik araçlarından biri olmaktan çıkıp, ABD’nin baskıyı mali sistem ve yaptırımlardan limanlara, tankerlere ve ham petrolün piyasalara çıkış güzergahlarına taşımasıyla bizzat çatışmanın ana sahnelerinden birine dönüşüyor.
V.K / İ.K / F.H