63,Şam Uluslararası Fuarı, üretim, sanayi ve yatırım odaklı ekonomik dönüşümü destekleyen bir platform olarak öne çıkarken, yerli ve yabancı şirketler ile yatırımcıları bir araya getirerek yeni işbirliklerine zemin hazırlıyor.
Şam (SANA) –63. Şam Uluslararası Fuarı, büyük ölçüde ithalat ve tüketime dayanan bir ekonomik modelden üretim, yatırım ve sanayi odaklı bir yapıya geçiş sürecine katkı sağlayabilecek önemli ekonomik platformlardan biri olarak öne çıkıyor.
Fuar, sanayicileri, yatırımcıları, kamu kurumlarını ve yerli-yabancı şirketleri aynı çatı altında buluşturarak ulusal ürünlerin tanıtılmasına, modern teknolojilerin tanınmasına, deneyim paylaşımına ve yeni ortaklıklar ile yatırım fırsatlarının oluşturulmasına imkân tanıyor.
Yerli sanayi ve üretim ekonomisinin güçlendirilmesi
Fuara katılan şirketlerden Omar El-Tayeb Holding Grubu’nun İcra Kurulu Başkanı İbrahim Omar El-Tayeb, SANA’ya yaptığı açıklamada, yerli sanayinin üretim ekonomisinin güçlendirilmesinde ve Suriye’nin ekonomik toparlanma sürecinin desteklenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
El-Tayeb, yerel üretimin; makine, ekipman ve hazır ürün ithalatına dayalı modelden, piyasa ihtiyaçlarının daha büyük bölümünün ülke içinde üretilmesine dayanan bir modele geçiş açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Bunun, ithal edilen ürün ve ekipmanların yerli üretimle ikame edilmesini öngören ithal ikamesi yaklaşımıyla bağlantılı olduğunu ve döviz talebi üzerindeki baskıyı azaltacağını söyledi.
Üretim ekonomisinin temel dayanağı olarak sanayi
Üretim ekonomisinin ulusal ekonomiyi destekleyen temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan El-Tayeb, yerli sanayinin döviz kaynaklarını tüketen ithalatı azaltırken aynı zamanda Suriyeli gençler için geniş istihdam olanakları sunduğunu kaydetti.
El-Tayeb, üretim ekonomisinin öneminin yalnızca nihai ürün üretmekten ibaret olmadığını, hammadde temininden üretime, lojistikten pazarlamaya, bakım hizmetlerinden ihracata kadar uzanan bütünleşik bir değer zinciri oluşturduğunu belirtti. Bunun da sanayi yatırımlarının ekonomik etkisini artırdığını ve yerel katma değeri yükselttiğini ifade etti.
Yerli üretim ve değer zincirlerinin güçlendirilmesi
El-Nur Mühendislik ve Sanayi Kurumu sahibi Mühendis Mervan Mamuli ise sanayi değer zincirlerinin yerelleştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Mamuli, sanayinin yalnızca nihai ürün üretmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ürünün bileşenleri ve üretim girdilerinin de yerel ekonomi içinde üretilmesini kapsadığını söyledi.
Üründeki yerli bileşen oranı arttıkça yerel içerik oranının ve ekonomide kalan katma değerin yükseldiğini, dış tedarikçilere bağımlılığın ise azaldığını belirtti.
Mamuli, üretim girdilerinin yerel olarak sağlanmasının küresel tedarik zincirlerindeki aksamalardan kaynaklanan riskleri azalttığını ve fabrikaların üretime kesintisiz devam etmesine yardımcı olduğunu ifade etti. Bunun da ekonomik dayanıklılığı ve sanayi sektörünün şoklara karşı direncini güçlendirdiğini kaydetti.
Döviz geliri sağlama potansiyeli
Mamuli, sanayi ihracatının üretim ekonomisinde özel bir öneme sahip olduğunu belirterek, bunun sanayiyi yalnızca iç talebi karşılayan bir yapıdan çıkarıp döviz geliri üreten bir sektöre dönüştürdüğünü söyledi.
Bu sayede sanayinin, makine ve girdilerin ithalatı için dövize ihtiyaç duyan bir sektör olmaktan çıkıp, rekabet gücünün geliştirilmesi halinde katma değerli ürün ihracatı yoluyla döviz kazandıran bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti.
Mamuli ayrıca sanayinin etkilerinin yalnızca fabrikalarda sağlanan doğrudan istihdamla sınırlı olmadığını; taşımacılık, depolama, mühendislik hizmetleri, bakım, pazarlama ve ticaret gibi birçok alanda dolaylı istihdam oluşturduğunu söyledi. Bu durumun “sanayi çarpanı” olarak bilinen etkiyi yarattığını ve bir sanayi faaliyetindeki büyümenin diğer ekonomik faaliyetleri de harekete geçirerek gelir ve istihdam tabanını genişlettiğini belirtti.
Dünya Bankası verilerine göre, küresel üretim ve imalat sanayisine dayalı üretim ekonomisi 2025 ve 2026 yıllarında durgunluk dönemlerinin ardından güçlü bir toparlanma gösterdi. Küresel sanayi üretiminin yaklaşık 17,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor.
63,Şam Uluslararası Fuarı, “Suriye Yeniden Doğuyor” sloganıyla önceki gün Şam Fuar Alanı’nda başlamıştı. Yaklaşık bin katılımcının yer aldığı fuar, 4 Eylül’e kadar devam edecek ve geniş uluslararası katılımıyla ülkenin ekonomik ve ticari hareketliliğine katkı sunacak.
Y.K / R.Y/M.O