63. Şam Uluslararası Fuarı’nda düzenlenecek B2B ve B2G oturumları, şirketler ile kamu kurumlarını doğrudan buluşturarak yatırım, üretim ortaklıkları ve yeni projelerin hayata geçirilmesine zemin hazırlayacak.
Şam (SANA) – Bu ayın sonunda düzenlenecek 63. Şam Uluslararası Fuarı, kamu ve özel sektör arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, yatırım ile üretim ve ticari ortaklıklar için yeni ufukların açılması bakımından önemli bir ekonomik durak oluşturuyor. Şirketlerle devlet kurumlarını bir araya getiren B2B ve B2G oturumları, fırsatların ele alınması, mutabakatların uygulanabilir proje ve anlaşmalara dönüştürülmesi için düzenli bir alan sağlıyor.
Tedarik ağlarının kurulması
Ekonomi ve bankacılık uzmanı Dr. İbrahim Kuşçi, SANA’ya 17 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, B2B oturumlarının tedarik ağlarının kurulması, deneyim ve teknoloji alışverişi ile üretim ve hizmet ortaklıklarının geliştirilmesi amacıyla şirketler arasındaki doğrudan görüşmelere odaklandığını belirtti.
B2G oturumlarının ise şirketleri kamu projelerinin görüşülmesi, yatırım fırsatlarının araştırılması ve kamu sektörüne teknik ile operasyonel çözümler sunulması için devlet kurumlarıyla buluşturduğunu ifade etti.
Kuşçi, iki tür arasındaki temel farkın, B2B oturumlarının şirketler arasındaki piyasa, rekabetçilik ve ticari ilişkiler mantığına dayanması; B2G oturumlarının ise kamu politikalarının, yönetişimin ve yatırımın yönlendirilmesinin öncelikleriyle bağlantılı olması olduğunu kaydetti.
Söz konusu oturumların Şam Uluslararası Fuarı etkinlikleri kapsamında düzenlenmesinin fuarı, şirketleri, bakanlıkları ve düzenleyici kurumları tek yerde buluşturan gerçek bir ekonomik ve müzakere platformuna dönüştürdüğünü belirten Kuşçi, bunun zaman tasarrufu ve ilgili makamlarla karar vericilere doğrudan erişim imkanı sağladığını vurguladı. Kuşçi, bu durumun tedarik sözleşmeleri, üretim ortaklıkları, mutabakat zabıtları, teknoloji transferi ile finansman ve yatırım anlaşmalarını kapsayan somut uzlaşılara ulaşma imkanını artırdığını dile getirdi.
Kuşçi, özel sektörün B2G oturumlarından devletin yatırım önceliklerini tanıma, düzenleyici ve yasal bilgilere ulaşma, altyapı, enerji, ulaşım ve dijital dönüşüm projelerine girme imkanlarını araştırma bakımından yararlanabileceğini ifade etti. devlet kurumlarıyla doğrudan iletişimin yatırım kararlarını etkileyen belirsizliğin azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.
Ekonomi uzmanı Kuşçi, kamu sektörünün ise özel şirketlerin deneyimlerinden, modern teknolojilerden ve hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına katkı sunabilecek operasyonel çözümlerden yararlanacağını kaydetti. Kuşçi, finansman veya özel uzmanlık gerektiren projelerin uygulanması için ortaklıklar kurulabileceğini; ERP (kurumsal kaynak planlaması), SCADA (denetleyici kontrol ve veri toplama) sistemleri ile elektronik ödeme dahil yönetim ve dijital dönüşüm sistemlerinin hayata geçirilebileceğini söyledi.
Özel şirketlerin deneyimlerinden yararlanma
Kuşçi, bu ortaklıkların kamu-özel sektör ortaklığı (PPP) modelleri aracılığıyla kamu hizmetlerinin verimliliğinin artırılmasına, altyapının kalitesinin yükseltilmesine, işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve projelerin uygulanmasının hızlandırılmasına katkıda bulunabileceğini belirtti. Bu süreçlerin ayrıca eğitim ve deneyim aktarımı yoluyla kamu kadrolarının kapasitelerinin geliştirilmesine yardımcı olacağını kaydetti.
Durdurulan kamu üretim sektörüyle ilgili olarak Kuşçi, imalat, tekstil, gıda, kimya ve inşaat sanayilerinin, finansmandaki zayıflık, teknoloji düzeylerindeki gerileme ve operasyonel verimlilikteki düşüş nedeniyle geçmiş on yıllarda yaşadığı gerilemeye rağmen önemli bir ekonomik varlık teşkil ettiğini söyledi.
[05/03/48 04:01 م] Turk Sana: Bu sektörün altyapıya, sanayi alanlarına ve modernize edilebilecek üretim hatlarına sahip olmasının, yeniden faaliyete geçirilmesini yeni fabrikalar kurmaktan daha düşük maliyetli hale getirdiğini belirten Kuşçi, bunun atıl varlıkların üretken varlıklara dönüştürülmesini sağladığını ifade etti.
Üretim tesislerinin yeniden işletilmesinin gayrisafi yurt içi hasılanın artırılmasına, istihdam oluşturulmasına, ithalat faturasının düşürülmesine, vergi tabanının genişletilmesine ve yerli üretimin artırılması yoluyla piyasaların istikrarının desteklenmesine katkı sunabileceğini aktardı.
Kuşçi, etkin bir kamu üretim sektörünün; ulaşım, enerji, ham madde ve lojistik hizmetlere yönelik talebi artırarak diğer sektörlere olumlu yansıdığını, bunun özel sektörün genişlemesinin önünü açtığını ve özellikle gıda, ilaç ve tekstil sanayilerinde dışa bağımlılığı azalttığını belirtti.
Görüşmelerden projelere
Ekonomi uzmanı Dr. Zekvan Kurayt da benzer bir açıklamada, Şam Uluslararası Fuarı’ndaki B2B ve B2G oturumlarının şirketleri ve yatırımcıları ticari ve yatırım fırsatlarıyla, ayrıca kamu sektörünün ihtiyaçlarıyla buluşturan pratik bir mekanizma olduğunu söyledi. Kurayt, bunun fuarın iş geliştirme ve uygulanabilir projelere yönelik ilk adımların atıldığı platform rolünü güçlendirdiğini ifade etti.
Bu oturumların öneminin yalnızca görüşmelerin gerçekleştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Kurayt, şirket ve katılımcı kurumlara ait açık dosyalarla ve belirlenmiş ihtiyaçlara göre önceden düzenlenmesinin, fırsatların ciddiyetinin sınanmasına ve tanışma aşamasından müzakereler ile ön çalışmalar aşamasına geçişin hızlandırılmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.
Kurayt, görüşmelerin sonuçlarının bilgi ve veri taleplerinden toplantı tutanaklarına, takip planlarına, mutabakat zabıtlarına ve işbirliği anlaşmalarına kadar uzanabileceğini belirtti. Sonuçların tedarik ve hizmet sözleşmelerine, şirketler arası ittifaklara, yatırım projelerine ve üretim ortaklıklarına dönüşebileceğini kaydeden Kurayt, üzerinde mutabakata varılabilecek başlıca alanların sanayi tedariki, ortak üretim, teknoloji transferi, dijital çözümler, enerji, su, lojistik hizmetler ve üretim tesislerinin rehabilitasyonu olduğunu ifade etti.
İlk mutabakat ile nihai sözleşmesel yükümlülük arasında ayrım yapılmasının gerekliliğini vurgulayan Kurayt, mutabakat zaptının mutlaka sözleşme yapıldığı anlamına gelmediğini söyledi. Her türlü kamu sözleşmesinin, kamu alımı kuralları, fizibilite çalışmaları, finansmanın mevcudiyeti ve yasal yetkiler dahil olmak üzere onaylanmış yasal, teknik ve mali onaylara ve prosedürlere tabi olması gerektiğini belirtti.
Açık teknik ve mali dosyalar
Kurayt, B2G oturumlarının başarısının, şirketlerin önerilen çözümü, maliyeti, süreyi, performans göstergelerini, kamu kurumunun ihtiyaçlarını, riskleri, işletme, bakım ve eğitim mekanizmalarını içeren açık teknik ve mali dosyalarla görüşmelere katılmasını gerektirdiğini belirtti. Böylece diyaloğun genel bir ticari sunumdan incelenebilir ve ölçülebilir bir projeye dönüşeceğini kaydetti.
Fuar sonrasındaki temel zorluğun, görüşme sonuçlarının halkla ilişkiler çerçevesinde kalmamasını güvence altına almak olduğunu vurgulayan Kurayt, toplantı sonuçlarının belgelenmesi, sorumluların ve takip tarihlerinin belirlenmesiyle başlayan açık bir takip mekanizması benimsenmesi çağrısında bulundu. Bunun ardından belgelerin paylaşılması, teknik ve mali tekliflerin hazırlanması, uygulama ve sözleşme modelinin belirlenmesinden önce hukuki, teknik ve ekonomik değerlendirmelerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Kurayt, fırsatları kaydetmek ve sınıflandırmak, her dosyadan sorumlu bir makam ile yanıt için bir süre belirlemek, ilerleme aşamalarına ilişkin düzenli raporlar sunmak üzere bir komite veya takip birimi kurulmasını önerdi. Kurayt, tanışma, tanıtım, değerlendirme, sözleşme ve uygulama aşamalarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Takip için kurumsal mekanizmalar
Kuşçi de B2B ve B2G oturumlarının sonuçlarının mutabakat aşamasından uygulamaya geçmesini güvence altına alan kurumsal mekanizmaların önemini vurguladı. Bu mekanizmaların ortak takip komiteleri, açık takvimler, şartları tamamlandığında mutabakat zabıtlarının uygulama sözleşmelerine dönüştürülmesi, yatırım teşviklerinin sağlanması, takip için dijital platformlar oluşturulması ve şeffaflığın güçlendirilmesi yoluyla hayata geçirilebileceğini ifade etti.
İki uzman, Şam Uluslararası Fuarı’ndaki B2B ve B2G oturumlarının özel sektörü piyasalar ve devlet kurumlarıyla buluşturarak, yatırımları öncelikli sektörlere yönlendirerek, kamu sektörünü modernize ederek ve durdurulmuş üretim varlıklarını yeniden faaliyete geçirerek ekonomik toparlanmayı desteklemek için önemli bir araç oluşturabileceği sonucuna vardı. Bunun istihdam yaratılmasına, üretimin ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.
Öte yandan, 28 Ağustos-5 Eylül 2025 tarihleri arasında Şam’daki Fuarlar Kenti’nde düzenlenen 62. Şam Uluslararası Fuarı, 2 milyon 261 bin ziyaretçiyle yoğun katılıma sahne olmuş, imzalanan sözleşme ve anlaşmaların değeri 935 milyar Suriye lirasını aşmıştı.
N.W.A / R.Y/M.A