Türkiye ile Irak arasında, iki ülke arasındaki ham petrol boru hattının etkin kullanımını sağlamak amacıyla günlük 750 bin varil ham petrol taşınmasını kapsayan bir yıllık anlaşma imzalandı.
Ankara (SANA) – Türkiye ile Irak, küresel enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla iki ülke arasında uzanan boru hattı üzerinden günlük 750 bin varil ham petrol taşınmasını öngören bir yıllık petrol anlaşmasını cumartesi günü imzaladı.
Anadolu Ajansının haberine göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar‘ın başkent Ankara‘da Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ile bir araya geldiği belirtildi.
Görüşmenin ardından Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Irak devlet petrol şirketleri Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) ve Kuzey Petrol Şirketi (NOC) arasında ham petrol taşımacılığına ilişkin anlaşma imzalandı.
Bayraktar, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın yalnızca iki ülke arasındaki ticari işbirliğini güçlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda küresel petrol piyasalarının arz güvenliğine de katkı sağladığını belirtti.
Hattın, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu zorluklar nedeniyle alternatif bir güzergah olarak giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin hattın günlük 1,5 milyon varillik kapasitesinden tam olarak yararlanmayı hedeflediğini söyledi.
Bayraktar, bu sayede Irak petrolünün yanı sıra ilerleyen dönemde Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerinden gelebilecek petrol miktarlarının da dünya piyasalarına ulaştırılmasının mümkün olacağını kaydetti.
Türk rafinerilerinin onlarca yıl önce bölgeden gelen petrolü, özellikle Irak ham petrolü ve Kerkük petrolünü işleyecek şekilde tasarlandığını belirten Bayraktar, söz konusu petrol türlerinin Türkiye’nin ithalatında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Kuzey Irak ile Türkiye’nin Ceyhan Limanı arasında uzanan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, bölgenin en önemli petrol ihracat güzergahlarından biri olarak değerlendiriliyor. Hat, Irak petrolünün küresel piyasalara ulaştırılmasında önemli bir çıkış noktası sağlarken, Ankara ve Bağdat da jeopolitik gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğine ilişkin endişeler nedeniyle hattın rolünü güçlendirmeyi hedefliyor.
Ö.E