Hürmüz Boğazı gerilimi, artan sigorta maliyetleri ve ABD yaptırımları nedeniyle İran petrol ihracatı ciddi baskı altında kaldı. Uzmanlar, asıl krizin üretimde değil petrolün taşınması ve depolanmasında yaşandığını belirtiyor.
Başkentler (SANA) – İran’ın petrol üretimi devam etse de, ülkenin enerji sektöründe yaşanan ihracat ve lojistik krizi giderek derinleşiyor.
Uzmanlara göre temel sorun artık petrol üretimi değil, üretilen petrolün küresel pazarlara ulaştırılması. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler, yükselen sigorta maliyetleri ve tanker trafiğindeki düşüş, İran petrolünün depolama tesislerinde birikmesine yol açıyor.
Yaptırımlar ve denizcilik baskısı
Kanada merkezli analiz platformu City News Halifax tarafından yayımlanan değerlendirmede, ABD’nin denizcilik ve sigorta sektörüne yönelik yaptırımlarının İran’ın petrol ihracat kapasitesini doğrudan etkilediği belirtildi.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) verilerine göre, Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak uzun süreli bir aksama, küresel enerji tedarik zincirleri üzerinde ciddi risk oluşturuyor.
Associated Press’in aktardığına göre, Körfez’de çatışma riskinin artması ve sigorta primlerinin yükselmesi nedeniyle birçok nakliye şirketi bölgedeki faaliyetlerini azaltmaya başladı.
Denizcilik analiz platformu Windward ise yaptırımları aşmak için kullanılan İran bağlantılı “gölge filo” tankerlerinin daha sıkı takip edildiğini bildirdi.
Depolama krizi derinleşiyor
Krizin merkezinde ise İran’ın depolama kapasitesindeki baskı bulunuyor.
Uzman analizlerine göre, İran petrol ihracatının ana merkezi olan Hark Adası üzerindeki depolama altyapısı kritik eşiklere yaklaşmış durumda.
Discovery Alert tarafından yayımlanan değerlendirmede, mevcut ihracat temposuyla Hark Adası’ndaki kara depolama kapasitesinin yalnızca yaklaşık iki haftalık ek yükü karşılayabileceği belirtildi.
Yeni tanker gecikmeleri veya sigorta sorunlarının sistemi tam kapasiteye ulaştırabileceği ve bunun üretim kesintilerine neden olabileceği ifade edildi.
Geçici çözümler devrede
Saha raporlarına göre İran, üretimi durdurmamak için alternatif yöntemlere yöneliyor.
Bunlar arasında eski depolama tanklarının yeniden kullanılması, petrol tankerlerinin yüzer depolama alanına dönüştürülmesi ve Asya pazarlarına yönelik demiryolu taşımacılığı seçeneklerinin değerlendirilmesi yer alıyor.
Independent Arabia’nın analizine göre, bu adımlar altyapı üzerindeki baskının giderek arttığını gösteriyor.
Çin rotasında risk artıyor
İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin’e yapılan sevkiyatların da artan denetimler ve sigorta sorunları nedeniyle daha maliyetli ve riskli hale geldiği belirtiliyor.
Uzmanlar, İran enerji sektörünün artık “üretim yönetimi” aşamasından çıkarak “operasyonel darboğaz yönetimi” dönemine geçtiğine dikkat çekiyor.
T.K /Y.H